Ömrümüzü uzatmak mümkün mü? Bugün bu soruya kişisel gelişim konuları çerçevesinde bir yanıt aramaya çalışacağım.

Her şeyden önce; şunu söylemek gerekir sanırım; hayatta kesin olan tek şey bir gün bu dünyadaki varlığımızın sona ereceği; bunun dışında kesin olan bir şey yok insan yaşamı anlamında; diğer yandan bu bizi plan yapmaktan, hayal kurmaktan ve geleceği ön görmeye çalışmaktan alıkoymuyor; işin güzel yanı da bu sanırım.

İnsanın hayatının belli bir süre ile sınırlı olması; onun bazı riskleri alabilmesini sağlıyor; sınırsız ömre sahip olsaydık muhtemelen başımıza gelecek bir kaza riskini göze alamaz ve evde oturmak dışında bir şey yapmazdık.

Gelelim şimdi ömrümüzü nasıl uzatabileceğimiz konusuna. Geçenlerde bir tatil günü ailecek sabah 7 gibi uyandık; saat 10.30’da bir yere gitmek üzere evden çıkmamız gerekiyordu; aradaki 3,5 saat o kadar güzel geçti ki, erken uyanmanın önemini bir kere daha anladım. Dolayısıyla ömrümüzü uzatmak zamanı iyi kullanabilmek ile mümkün; bu nedenle de güne erken başlayanlar bence avantajlı bir konumda oluyorlar.

Diğer bir konu ise; ömür kelimesine; gerçekten çok keyif aldığımız, güldüğümüz, mutlu olduğumuz anların toplamı olarak yaklaşabilmek. Bu şekilde düşündüğümüzde mutlu olduğumuz anların kalitesini ve sayısını yükseltmek ömrü uzatmak anlamına gelebilecektir.

Endişe ve kaygıdan olabildiğince uzak durmak da ömrü uzatmak anlamı taşır; çünkü endişe, kaygı ve korku gibi duyguları yaşarken hissettiğiniz duygular daha çok olumsuz duygulardır.

Kendi özümüzle bağlantı kurabilmek; dua etmek, meditasyon yapmak, doğada zaman geçirmek gibi aktiviteleri artırmak da ömrümüzün uzadığı hissini verir, çünkü içinde olan anın farkındalığı çok yüksektir; zamanı durdurmaya yaklaştığınız hissine kapılırsınız.

Olayın fiziksel sağlık boyutu da ihmal edilmemeli elbette, sağlığımıza yatırım yapmak, en basitinden her gün yarım saat yürüyüş yapmak, sağlıklı beslenmeye çalışmak ya da kötü alışkanlıklarımızı bırakmak ya da azaltmak ömrümüzü uzatacaktır.

En önemlisini en sona sakladım; ömrümüzü uzatan şey sevgi ve kurduğumuz sevgi bağlarıdır aslında; bu sayede insan fiziki varlığı sona erdikten sonra da gönüllerde yaşamaya devam eder.

Bir eser bırakmak da önemli gelecek nesillere, bu nedenle yazı yazmayı çok önemsiyorum; umarım yazılarım gelecekte de keyifle okunur.

Sevgi ile kalın.