17 AĞUSTOS 1999

 

“SESİMİ DUYAN VAR MI?..”

Bu cümleyi duyunca hepimiz 45 saniyede on binlerce canımızı yitirdiğimiz “O” geceyi hatırlarız.

Sadece Gölcük ve Marmara değil; Ankara’ya kadar hissedilen 7,4 şiddetindeki depremin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen acımız hala taze…

1999 depremlerinden sonra, dünyanın gözünün Marmara Denizi’ne çevrilmesiyle, bu deniz bir anda dünyanın en iyi bilinen iç denizi hâline geldi. İTÜ önderliğinde, özellikle 1999 depremlerinden sonra, Marmara Denizi’nde Avrupa Birliği destekli projeler yapıldı. Bu projelerin amacı Marmara Denizi’nde deprem riskini değerlendirmek fayları haritalamak, değişik fayların günümüzde ve geçmişteki etkinliğini araştırmaktı.

Ama… Unutmamamız gereken bir gerçek; Türkiye bir deprem ülkesi.

Önce bununla yaşamayı öğrenmemiz gerek. Kader deyip geçmemeli, tedbir alınmalı.

Sadece afet sonrası için değil afet öncesinde ve esnasında da neler yapılması gerektiği bilincini oturtmalıyız. Risk azaltma projeleri ile (Zemin etüdü, dayanıklı yapılar/yapıların güçlendirilmesi, bilinçlendirme ve eğitim, sığınak/konteyner, afet organizasyonu, ve belki de en önemlisi böyle bir durumda insanların güven içinde toplanabilecekleri deprem toplanma alanlarının oluşturulması ve imara açılmaması vs.) depremden etkilenme riskini en aza indirilmesine çabalamalıyız.

Hayatını kaybedenleri saygıyla anıyoruz.

“Deprem öldürmez, bina öldürür.”