Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

Türk Amerikan ilişkileri şu sıralar tarihinin en gergin dönemlerinden birini daha yaşıyor. Son aylarda iki ülke arasındaki ilişkilerin, S-400 ve F-35 proje ve alımları nedeniyle gerildiği, Amerikan tarafının Türkiye’ye uygulayabileceği bir kısım yaptırım tehditleriyle krize neden olduğu ve son günlerde de ”Güvenli Bölge” konusu ile ortaya çıkan gerginliğin daha da derinleşerek doruğa çıktığı müşahede ediliyor.

ABD’nin Irak’ta yaptıklarını çok iyi bilen, bu konuda ağzı ve canı yanan, çok acı çeken ve çekmeye de devam eden tecrübe sahibi Türkiye, iş Suriye’ye gelince bu kez haliyle yoğurdu üfleyerek yiyor, temkinli davranıyor, burnunun dibindeki gelişmelere haklı tepkisini gösteriyor. Aslına bakarsanız Türkiye Fırat’ın doğusu ile ilgili ortaya koyduğu irade ve tavırda geç bile kaldı.

ABD’nin Niyet ve Maksadı

ABD’nin 1990’lı yıllardan beri Irak’ta sürdürdüğü politikalarının bir benzerini Suriye’nin kuzeyinde uygulama çabası içerisinde olduğu, aynı zamanda ”Güvenli Bölge” diye tanımladığı bu bölgede terör unsurlarını barındırmak, korumak ve kollamak suretiyle, örneği Irak’ın kuzeyinde olan bir PYD/YPG devletçiği oluşturma gayreti içerisinde olduğu görülüyor. Tabi bu işin ve gayretin içinde PKK’nın da olduğunu unutmamak lazım.

ABD, Birinci Körfez Savaşı sonrası 1991 de Kuzey Irak’taki Kürtleri, o tarihteki Irak lideri Saddam Hüseyin’e karşı “Çekiç Güç” marifetiyle oluşturduğu koruma şemsiyesinin bir benzerini, bu kez Suriye’nin kuzeyinde ”Güvenli Bölge” adı altında kurmak istiyor.

Hatırlanacağı üzere 1991 yılında, Irak Hava Sahası’nda 36’ncı paralelin güneyi ile 32’nci paralelin kuzeyi “Uçuşa Yasak Bölge” ilân edilerek bu bölge Irak Hava Kuvvetleri’ne yasaklanmıştı.

Nitekim bu konuyla bağlantılı, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, 6 Haziran 2019 günü Hürriyet gazetesinde yayımlanan röportajında önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’nin millî güvenliğini doğrudan ilgilendiren konularda, ABD’nin görüşlerini açıkça ortaya koydu. Jeffrey Güvenli Bölge için: “Türkiye yıllardır Suriye sınırında uçuşa yasak alandan bahsediyordu. Şu an sahip olduğunuz şey, Türkiye ve ABD’nin kontrolünde ülkenin kuzeyini kaplayan uçuşa yasak bölge” [1]  açıklamasında bulundu. Böylece James Jeffrey açıkça ABD’nin asıl niyetinin, Fırat’ın Doğusunda bu kez PYD/PKK terör örgütünü koruyan ve kollayan  bir ”Uçuşa Yasak Bölge”nin oluşturulması olduğunu belli etti.

Özel Temsilci Jeffrey, geçtiğimiz günlerde yine bölge ülkeleri ile bir dizi temasın ardından Türkiye’ye gelerek Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ile görüştü. Bu görüşme öncesi ve sonrasında Jeffrey’in yaptığı hamleler, sergilediği tavır, aslında ABD’nin gerçek niyet ve maksadını ortaya koydu.

Türkiye’nin Kararlı Tutumu

Bu esnada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ardı ardına yaptığı açıklamalar dikkat çekti. Çavuşoğlu konu ile ilgili bir dizi açıklamalarda bulundu. Anlaşılan o ki, ABD’nin güvenli bölge ile ilgili ortaya koyduğu argümanlar ve hâl tarzları, Türkiye’nin kabul edeceği hâl tarzları değil. Bilahare MSB Akar’ın yaptığı açıklamalar da bunu teyit eder nitelikte idi. Bu kapsamda Amerikan tarafınca, Menbiç’in Türkiye’ye bırakılarak, bunun karşılığında, Türkiye’nin Fırat’ın doğusundaki ”Güvenli Bölge”ye ses çıkarmamasının teklif edildiği anlaşılıyor.

DİB Çavuşoğlu bu teklife tepki olarak, Suriye’de güvenli bölge kurulmasına yönelik çalışmalarla ilgili, “ABD’nin getirdiği öneriler tatmin edici değil. Bunu açıkça belirtmemiz gerekir. Biz güvenli bölgedeki PYD/YPG unsurlarının çıkarılmasını istiyoruz.” dedi.[2]

Bakan Çavuşoğlu, söz konusu bu açıklamalarında, bir oyalamanın olmaması gerektiğinin altını çizerek, “Bir an önce güvenli bölgeyle ilgili mutabakata varmamız lâzım. Bizim sabrımız kalmadı.” [3] şeklinde çok sert bir açıklamada bulundu. Dahası, ”Türkiye olarak gereğini yaparız” diyerek Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyon yapmak için kararlı tutumunu ortaya koydu.

Çavuşoğlu karşı tarafa son olarak, “ABD’nin getirdiği yeni önerilerden, adeta Münbiç gibi bir oyalama sürecine gitmek istediği izlenimini edindik.” mesajını verdi.[4]

Sonuç ve Değerlendirme

ABD’nin öngördüğü “Güvenli Bölge”, PYD/PKK terör örgütünün bir devletçiğe dönüştürülme projesidir. Diğer bir ifade ile bu bir US’rail projesidir.

Bununla birlikte ABD tarafından icat edilen çok boyutlu güvenli bölge projesinin, ABD’nin müteakiben plânladığı ve icrasına kesin gözüyle bakılan İran operasyonuna kendi istediği doğrultuda ve düzeyde etki edeceği, şekillendireceği, bununla da kalmayıp, bölgede İsrail’in güvenliğini öngören stratejiyi sağlama alacağı görülüyor.

Diğer yandan, Suriye’nin kuzeyinde bir ”Güvenli Bölge” kurulmasının temelinde ABD-Rus rekabetinin yattığı artık herkes tarafından biliniyor.

ABD bir yandan İsrail’in bölgedeki stratejik konumunu sağlama alırken, öbür yandan İran’a yapacağı operasyonun taşlarını döşüyor. Aynı zamanda da, bölgede inisiyatifi ele alarak, burada pay sahibi olmak isteyen Rusya’ya karşı bariz üstünlük elde etmek istiyor. Bunu yaparken de Türkiye’yi kendi çıkarlarına alet etmek istiyor, yani Türkiye’yi bir bakıma kendi emelleri doğrultusunda kullanıyor. Sonuçta ABD’nin burada bir taşla bir kaç kuşu vurma niyetinin aşikâr olduğu görülüyor.

Şimdi akıllara gelen soru şu: Türkiye bu tuzağa düşer mi? Bölgede aleyhine cereyan eden/edecek muhtemel gelişmelere bile bile izin verir mi?

Türkiye’nin önünde Irak gibi acı bir örnek varken bu tuzağa düşmemesi gerekir. Türkiye, kendi kontrolü dışında birçok soru işaretini beraberinde taşıyan bir “Güvenli Bölge” projesini kabul etmemelidir. Böyle bir projenin kabulünün ilerde başına büyük belalar açacağını, kendisine yönelik tehdit ve riskleri artıracağını zaten bilmektedir. Bununla birlikte Fırat’ın doğusundaki PYD/PKK tehdidini bertaraf etmek maksadıyla, ABD’nin bölgedeki oyalama taktiklerine fırsat vermeden kendi inisiyatifi ile Fırat’ın doğusuna gerekli müdahaleyi yapmalıdır.

KAYNAKÇA:

[1] http://www.hurriyet.com.tr/dunya/suriyede-cozum-icin-tek-yol-siyasi-surec-41236259

[2] https://www.trthaber.com/haber/gundem/bakan-cavusoglundan-guvenli-bolge-aciklamasi-424304.html

[3] https://www.bbc.com/turkce/live/haberler-turkiye-49088458

[4] https://www.bbc.com/turkce/live/haberler-turkiye-49088458