Taze Başkan Trump’ın emriyle 9 Şubat 2017 tarihinde gece yarısı ABD’de konuşlu tek ICBM (Kıtalararası Balistik Füze) sınıfı olan Minuteman-3 (LGM-30) füzesi mühimmatsız (başlık yükü olmadan) ateşlendi. Güvenilirliği ve doğruluğu test edilen füzenin Pasifik’te bir yerlere özellikle yeni hasım olarak ortaya çıkan K.Kore’ye yakın bir yerlere (Kwajalein Atolü, Marshall Adaları) düştüğünü biliyoruz. Ama iç ve dış basına yansımayan ise denemenin başarı durumuydu. Acaba başarılı olunmuş muydu? Bunu bilmek elbette ilgili birimlerde görev yapmadan veya oradan haber almadan mümkün değil. Ancak biz açık kaynaklardan, denemeden sonraki gelişmelere bakarak çıkarımlar yapabiliriz. Önce şu silahı bir tanıyalım.

lgm-30g-minuteman-iii-002-ts600

LGM-30 Minuteman, ABD yapımı (Boeing) kıtalararası balistik bir füzedir. 6000 mil menzilli, 30 mach hızındadır. 700 mil (1200 km) irtifaya çıkabilir ve 90 ton ağırlığındadır. Yaklaşık değeri 7 milyon dolardır. Dağınık tertipteki sabit beton mevzilerde ve demiryolu trenlerinde seyyar olarak kullanılan, nükleer harp başlığı ile teçhiz edilmiş, üç kademeli, katı yakıtlı, benzer balistik füzelerden daha basit, daha küçük ve hafiftir. Yüksek derecede otomatik, uzak harekâtta bulunacak şekilde imal edilmiştir. LGM-30 Minuteman III sürümü çok sayıda bağımsız olarak hedeflerine yöneltilebilen dönüş bölmeleri bırakabilir ve bunların nüfuz etme gücü hedeflere etkili olur. Amerika‘da karada üslenmiş tek kıtalararası balistik füzesidir.

Minuteman-3 füzesi 1950’lerde geliştirilmiş, kamuoyuna 1962’de tanıtılmıştır. Bu sınıf füzeler arasında bir dinozor olarak değerlendirilebilir. Ancak Kremlin’in önce taarruz etmesi ihtimaline karşı farklı bir teknoloji ile donatılmışlardı. Bir kez ateşlendiklerinde bir daha durdurmak, başka bir istikamete yönlendirmek veya havada infilak ettirmek merkez tarafından mümkün olmayacaktı. Bunu, o zaman için en yüksek caydırıcılık seviyesi olarak düşünmüş, “bize saldırırsanız, düğmeye basacak kadar yaşamamız yeterli, düğmeye basarsak bu füzeleri bir daha yakalayamazsınız” demeye getirmişlerdi. Zaten bu nedenle de yerleri hiç saklanmadı, koordinatları hep bilinir oldu. Bu da yetmedi, bunların bulunduğu üslerin nükleer taarruza karşı güvenliği de yeterince alınmadı. Hedef ve niyet belliydi : “Bize saldırmayın! Yoksa herkes yok olur

Bu füzelerin yenileriyle değiştirilmesi senatoda problem yaratacağı için Obama operasyonel ömürlerinin 2030’a kadar uzatılmasını talep ettiğinden gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Fakat Rusya Soğuk Savaş dönemi RS-20B Voyevoda füzelerini RS-28 Sarmat füzeleriyle yenileyince üstünlük bariz bir şekilde Rusya tarafına geçmiştir. Çünkü Sarmat’lar 100 ton ağırlığında olup 10 ton yük taşıyabilmektedir. Bu da 15 bağımsız ve 6000 mil uzaklıkta hedefe termo-nükleer başlık gönderilebileceğini göstermektedir. Tamamlandığında en büyük ICBM (Kıtalararası Balistik Füze) sistemi olacaktır.

Özetle, Minuteman-3 modası geçmiş bir balistik füzedir. Teknolojisi ve kapasitesi eskide kalmıştır. Üstelik en önemli rakibin elinde daha iyisi mevcuttur. Bu nedenle değiştirilmesi gerekmektedir. Ancak bu eski teknoloji bile K.Kore’nin ulaşmaya çalıştığı teknolojiden çok öndedir. Burada sadece yeni hasma tehdit değil, bölgedeki diğer müttefiklere de gönderilen bir selam söz konusudur. ABD bölge ülkelerine “her türlü tehditte yanlarında olmaya devam edeceği”ne dair taahhüt sunmaktadır. Üstelik bunu yeni seçilen, fakat bir türlü istediği güce ulaşamayan başkanın döneminde yapmaktadır. Eski teknolojisinin bile yeni hasmını rahatlıkla devireceğini bilmektedir.