Likud lideri Ariel Şaron’un Eylül 2000’de, 1000 civarında polisin eşliğinde Mescidi Aksa’ya yaptığı kışkırtıcı ziyaret, her an patlamaya hazır olan Filistin topraklarında beş yıl sürecek son derece yıkıcı yeni bir ayaklanmaya yol açmıştır. İkinci İntifada’yı, birincisinden ayıran temel özellik silahlı olmasıdır. Hamas, İslami Cihad ve El Fetih’in silahlı kolu El Aksa Tugayları tarafından gerçekleştirilen, İsrail şehirlerini ve sivilleri  hedef alan intihar saldırılarına İsrail’in, çekildiği Filistin topraklarını yeniden işgal ederek, orantısız güç kullanarak ve Filistinli liderlere suikastler düzenleyerek karşılık vermesi çatışmaları tırmandırmış, Filistin’in zaten zayıf olan ekonomisinin çökmesine, şehirlerinin tahrip olmasına neden olmuştur.

İsrail, terör eylemlerinden sorumlu tuttuğu Arafat’ı ve Filistin güvenlik güçlerini hedef alarak, Mart 2002’de Filistin Yönetimi’nin merkezi olan Ramallah’ı işgal etmiş, Arafat’ın karargahını iki yıl boyunca kuşatma altına almış, bombalamış, Arafat’ı itibarsızlaştırma kampanyası yürütmüştür.

Arap Ligi, Mart 2002’de barışı sağlamak amacıyla girişimde bulunarak, İsrail’in 1967 öncesi sınırlarına çekilmesi ve mülteci sorununa adil çözüm bulunması karşılığında bütün Arap devletlerinin İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesini öngören bir barış önerisi sunmuş, ancak İsrail’den olumlu ya da olumsuz bir cevap alamamıştır.[1]

El Aksa İntifadası, ABD’de Cumhuriyetçi George W. Bush’un Başkan seçildiği, 11 Eylül 2001’de ikiz kulelere yapılan saldırıların ardından ABD’nin, terörizme karşı savaş ilan ettiği, Afganistan’ı ve Irak’ı işgal ettiği bir döneme rastlamaktadır. Bush’un terörizm ile savaş konsepti, İsrail’in Filistin ayaklanmasına karşı izlediği politika ile örtüşmektedir. Bu nedenle Bush’un inisiyatifi ile gündeme getirilen Yol Haritası öncelikle barışın önündeki engel olarak görülen ve teröre destek verdiği belirtilen Arafat’ın dışlanmasını amaçlamaktaydı. Filistin tarafı ancak bu şartla müzakerelerde yer alabilecekti. Bunu yolu Başbakanlık makamının oluşturulup, Batıya yakın ve ılımlı bir isim olarak bilinen Mahmud Abbas’ın Başbakanlığa getirilmesiyle bulunmuştur. Abbas’ın göreve gelmesiyle Nisan 2003’de ABD, Rusya, BM ve AB’nin oluşturduğu Ortadoğu Dörtlüsü (Quartet) tarafından hazırlanan üç aşamalı Yol Haritası, İsrail ve Filistin’e sunulmuştur.

“İsrail-Filistin Anlaşmazlığına İki Devletli Kalıcı Bir Çözüm İçin Performans Bazlı Yol Haritası”, barış karşılığı toprak esasına dayanarak, ilgili BM kararları, taraflar arasında daha önce yapılmış anlaşmalar ve Arap Barış Girişimi çerçevesinde İsrail-Filistin anlaşmazlığına çözüm bulmak ve 1967’de başlayan işgali sona erdirmek amacıyla hazırlanmış, amaca yönelik ve performans bazlı bir plandır.[2] Plan aynı zamanda, Ortadoğu’da İsrail ile Lübnan ve İsrail ile Suriye’yi de içerecek şekilde kapsamlı bir barış öngörmektedir. Mülteci meselesine adil ve gerçekçi bir çözüm bulunmasını hedefleyen Plan, Kudüs’ün statüsü konusunda tarafların politik ve dini endişelerinin yanı sıra, dünyadaki Museviler, Hrıstıyanlar ve Müslümanların dini çıkarlarını koruyan bir karara vurgu yapmaktadır.[3]

Yol Haritası’nın ilk aşamasında Filistin’den; terör eylemlerini durdurması, İsrail ile güvenlik işbirliğine başlaması, güvenlik kurumlarını yeniden yapılandırması, yeni anayasa dahil kapsamlı reformlar gerçekleştirmesi, seçimleri yapması, İsrail’den; Eylül 2000’den itibaren işgal ettiği topraklardan çekilmesi, insani durumun normale döndürülebilmesi için tüm yerleşim faaliyetlerini dondurması, Mart 2001’den sonra inşa edilen yasadışı yerleşimleri boşaltması, Filistin halkına karşı uyguladığı şiddete son vermesi istenmekteydi. Birinci aşama Mayıs 2003’e kadar tamamlanacaktı. İkinci aşama, geçici sınırlara sahip bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngörmekteydi. İsrail’in 242 ve 338 sayılı BM kararları çerçevesinde 1967 öncesi sınırlara dönmesi hedeflenmekteydi. Bu aşamanın Filistin seçimlerinden sonra başlaması ve 6 ay (Haziran-Aralık 2003) sürmesi planlanmaktaydı. 2004-2005 olarak belirtilen son aşamada ise sınırlar, mülteciler, yerleşimler ve Kudüs’ün statüsüne ilişkin nihai statü anlaşması imzalanarak, nihai sınırlarıyla bağımsız bir Filistin devletinin kurulması amaçlanmaktaydı.[4] Planın ikinci aşamasında geçici sınırlara sahip Filistin devletinin kurulmasına giden süreci başlatmak, üçüncü aşamasında da bu devletin kurulmasıyla ilgili varılan anlaşmayı onaylamak amacıyla birer uluslararası konferans toplanması öngörülmekteydi.

Yol Haritası bir zaman çizelgesi ortaya koymuş olmakla birlikte, bir aşamadan diğerine geçiş için şartların uygun olup olmadığına performansa bağlı olarak Ortadoğu Dörtlüsü karar verecektir. Ayrıca Oslo’dan farklı olarak bir nihai hedef, “nihai sınırlarıyla bağımsız Filistin devletinin kurulması” ortaya konulmaktaydı. Ancak, Yol Haritası da Oslo’da olduğu gibi, öncelikle İntifada’nın sonlandırılmasına ve İsrail’in güvenlik sorununu çözmeye odaklanmıştı, ayrıca Arafat’ın devre dışı bırakılmasıyla Filistin mücadelesinin sekteye uğratılması amaçlanmıştı.[5]

Yol Haritası, 1947 BM Taksim Planı’ndan beri Arap-İsrail anlaşmazlığını çözmek amacıyla uluslararası toplum tarafından ilk kez kapsamlı bir vizyon sunmaktaydı.[6] Oslo sürecinden alınan derslerle daha dengeli bir yaklaşım benimsemiş, üç temel ilke üzerine inşa edilmişti: Aşamalar arasındaki geçiş koşula bağlı olmayacak, eş zamanlılık gözetilecek, izleme mekanizması ve hesap verebilirlik sağlanacak, net olarak belirlenmiş bir hedefe odaklanılacaktı.[7] Bush’un Haziran 2002’deki vizyon konuşması temelinde Dörtlü’nün üyeleri arasındaki görüşmelerle olgunlaştırılmış, ABD’nin üyelerce hazırlanan taslakların ortak belge haline getirilmesi önerisinden sonra ABD tarafından revize edilmişti. Ancak, İsrail’in Planı kabul etmek için ileri sürdüğü çekincelerin ABD tarafından uygulamada dikkate alınması, başlangıçta ortaya konulan temel ilkeleri erozyona uğratmıştır. İsrail, önce Filistinlilerin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirterek şarta bağlı yaklaşımını dayatıyor, paralellik ilkesini ortadan kaldırıyor, izleme mekanizmasında sadece ABD’nin yer alabileceğini kaydediyor,[8] kısacası Yol Haritası’nın anlamlı şekilde uygulanabilmesi imkanlarını ortadan kaldırıyordu. İsrail ayrıca, geçici sınırlara sahip Filistin devletinin tamamen İsrail kontrolünde olması, İsrail’in Yahudi devleti olarak tanınması ve Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkından vazgeçilmesi gibi çekinceler ileri sürmekteydi.

ABD’nin Dörtlü’deki partnerlerinden ziyade İsrail ile çalışmayı tercih etmesi, AB, BM ve Rusya’nın karşı denge oluşturmaya çalışmak yerine, ABD’nin rolünü kabul etmesi, özellikle de Yol Haritası’nın Filistin devleti vizyonunu anlamsızlaştıran, İsrail’in Gazze’den tek yanlı çekilme planının (Disengagement plan) ABD tarafından desteklenmesi, Dörtlü’nün giderek marjinalize olması[9] ve sürecin ABD ile İsrail tarafından belirlenmesi sonucunu yaratmıştır.

Dörtlü’nün daha sonra desteğini açıklayacağı Gazze’den tek yanlı çekilme planı, İsrail’e Yol Haritası’nın tersine, işgali sona erdirmeden Filistinlilerden ayrılmak için bir yol sunuyordu. Plan, İsrail’in sınırlarını tek yanlı belirlemeyi amaçladığı eleştirilerine yol açmış, ancak işgal altındaki bir Filistin toprağından ilk kez tümüyle çekilmeyi öngörmesi nedeniyle de desteklenmiştir. İkinci İntifada nedeniyle artan terör eylemleri üzerine gündeme getirilen Plan, Likud Partisi içinde ve hükümette yoğun itirazlara yol açmış, İşçi Partisi’nin desteğiyle onaylanabilmiştir. Batı Şeria’daki dört yerleşim biriminin yanısıra, Gazze’deki 8 bin yerleşimci ile 20 bin İsrail askerinin tahliyesi, Ağustos 2005’de, yerleşimcilerin protesto eylemleri altında tamamlanmıştır.[10] Çekilmeye rağmen, İsrail Gazze sınırları ile hava ve deniz sahası üzerinde kontrolünü sürdürmektedir.

Nisan 2003’te İsrail ve Filistine sunulan Yol Haritası, taraflarca kabul edilmekle birlikte; Arafat ile arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı Abbas’ın istifa etmesi, Şaron’un barışı müzakere edecek muhatabı kalmadığı gerekçesiyle Gazze’den tek yanlı çekilme kararını açıklaması, Filistinli grupların İsrail askerlerini hedef alan saldırıları, İsrail’in Mart 2004’de Hamas lideri Şeyh Ahmet Yasin’i, Nisan 2004’de halefi Abdülaziz Rantisi’yi öldürmesi, Mayıs 2004’de Gazze’deki Refah mülteci kampına operasyon düzenlemesi, devam eden yerleşim faaliyetleri ve güvenlik/ayrım duvarı inşası[11], Yol Haritası’nın uygulamaya geçirilmesini engellemiştir. Kasım 2004’de Arafat’ın ölümü ve Ocak 2005’de Abbas’ın Filistin Yönetimi Başkanlığına seçilmesi, Yol Haritası’nın uygulamaya geçirilebileceği beklentisini güçlendirmiştir. Şubat 2005’de Şarm El Şeyh Zirvesi’nde İntifada’nın sonlandırılmasının yanısıra, Yol Haritası’nın da başlatılması hedeflenmiş, ancak Filistin iç siyasetindeki gelişmeler, 2007 Annapolis  Konferansı’na kadar buna izin vermemiştir.

Kaynakça

Aras, Bülent, Filistin-İsrail Barış Süreci ve Türkiye, Bağlam Yayınları, İstanbul, 1997  

Armaoğlu, Fahir, 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi 1914-1980, Cilt :1, 7.b., Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1991

Armaoğlu, Fahir, Filistin Meselesi ve Arap İsrail Savaşları (1948-1988), Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara

Arı, Tayyar, “Filistin’de Kalıcı Barış Mümkün mü?”,  Akademik  Orta Doğu, Cilt 2, Sayı 1, 2007  

Best, Antony-Hanhimöki, Jussi M.-Maioro, Joseph A.-Schulze Kirsten E., 20. Yüzyılın Uluslararası Tarihi  (Çev. Taciser Ulaş Belge), Siyasal Kitapevi, Ankara 2012

“Birleşmiş Milletler ve Barış Arayışı”, unicankara.org.tr

Daniel Byman, “Israel’s Pessimistic View of the Arab Spring”, The Washington Quarterly, Vol. 34, No. 3, 2011

Cleveland William L., Modern Ortadoğu Tarihi (Çev. Mehmet Harmancı), Agora Kitaplığı Yayınları, İstanbul 2008

Çağıran, Mehmet Emin, “Filistin Duvarının Hukuki Mahiyeti ve Sonuçları Üzerine Uluslar Arası Adalet Divanı’nın İstişari Mütalaası”, Akademik Orta Doğu, Cilt 1, Sayı 1, 2006

Dessi, Andrea, “Israel and Palestinians After the Arab Spring: No Time for Peace”, Instituto Affari Internazionali, IAI Working Papers 12/16-May 2012, pubblicazioni.iai.it/pdf/DocIAI/iaiwp1216.pdf

Elgindy, Khaled, “The Middle East Quartet: A Post Mortem”, The Saban Center for Middle East Policy at Brookings, Analysis Paper, Number 25, February 2012

Erkmen, Serhat, “Filistin’de İktidar Mücadelesi: Hamas-Fetih İlişkileri”, Ortadoğu Analiz, Cilt 1, Sayı 2, Şubat 2009

“EU to Push Forward with Two-State Conference with or without Washington”,

www.al-monitor.com/pulse/contents/articles/originals/2016/07/international-conference-paris-initiative-eu-us-president.html

 “EU to Push Israel-Palestine Peace Process as Quartet Report Flops”, www.al-monitor.com/pulse/originals/2016/07/israel-palestine-eu-road-map-for-two- state-conference.html

Fahreddin, Münir-Çalışkan, Koray, “Yeni İntifada ve Filistin Sorununun Kısa Tarihi”, Birikim, Sayı 140, Aralık 2000, www.birikim dergisi.com/birikim-yazi/4188/yeni-intifada-ve-filistin-sorununun-kısa-tarihi

“Initiative fort he Middle East Peace Process”, www.diplomatie.gouv.fr/en/country-files/israel-palestininan-territories/peace-process/article/understanding-the-issues

Klein, Robert-Ansell-Braurer, Gila, “History of the Disengagement Plan”, The Jewish Agency for Israel, 07 Nov. 2005, www.jewishagency.org

Khouri, Fred. J., The Arap-Israeli Dilemma, Syracuse University Press, New York, 1985

Kürkçüoğlu, Ömer, Osmanlı Devletine Karşı Arap Bağımsızlık Hareketi (1908-1918), Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, Ankara, 1982

Lewis, Bernard, Ortadoğu-İki Bin Yıllık Ortadoğu Tarihi (Çev. Selen Y. Kölay), 11.b., Arkadaş Yayınevi, Ankara, 2015

Oran, Baskın, “Arap Baharı”, Oran, Baskın (Ed.), Türk Dış Politikası- Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar (Cilt III. 2001-2012), 2.b., İletişim Yayınları, Ankara, 2013

Pratt, Nicola, “The Arab Spring and the Israel-Palestine Conflict: Settler Colonialism and Resistance in the Midst of Geopolitical Upheavals”, Ortadoğu Etütleri, Vol.5, No.1, July 2013 amazonaws.com/academia.edu.documents/32823869/final_arab_spring_and_israel_palestine.pdf

“Road Map”, www.un.org

Said, Edward W., “Oslo’nun Sonu”, Birikim,  Sayı 140,  Aralık 2000,  www.birikim dergisi.com/birikim-yazi/4193/oslo-nun-sonu 

Şahin, Mehmet, “Bitmeyen Senfoni: Ortadoğu Barış Süreci”, Ortadoğu Analiz, Cilt 2, Sayı 22, Ekim 2010

T.C. Dışişleri Bakanlığı, “Ortadoğu Barış Süreci”, mfa.gov.tr.

Usher, Graham, “The Democratic Resistance: Hamas, Fatah and the Palestinian Elections”, Journal of Palestine Studies, Vol. 35, No. 3, Spring 2006, www.palestine-studies.org/jps/issue/139

Yaşar Fatma Tunç – Alkan Özcan Sevinç – Kor Zahide Tuba, Siyonizm Düşünden İsrail Gerçeğine Filistin, 7.b., İHH Kitap, İstanbul, 2010

Yeşilyurt, Nuri, “İkinci İntifada Sonrası Filistin Sorunu ve Barış Süreci (2001-2011)”, Oran, Baskın (Ed.) Türk Dış Politikası-Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar (Cilt III. 2001-2012), 2.b., İletişim Yayınları, Ankara, 2013

 Yılmaz Şahin Türel, Uluslararası Politikada Orta Doğu, 4.b., Barış Kitap, Ankara, 2016

Waxman, Dox, “The Real Problem in U.S.-Israeli Relations”, The Washington Quarterly,  Vol.35,  No.2,  Spring  2012

 

 

 

[1] Nuri Yeşilyurt, “İkinci İntifada Sonrası Filistin Sorunu ve Barış Süreci (2001-2011)”, Baskın Oran (Ed.) Türk Dış Politikası-Kurtuluş Savaşından Bugüne Olgular, Belgeler, Yorumlar (Cilt III. 2001-2012), 2.b., İletişim Yayınları, Ankara, 2013, s. 439, 440

[2] “Birleşmiş Milletler ve Barış Arayışı”, unicankara.org.tr

[3] “Road Map”, www.un.org

[4] Arı, a.g.m., s. 28

[5] Ibid., s. 30

[6] Khaled Elgindy, “The Middle East Quartet: A Post Mortem”, The Saban Center for Middle East Policy at Brookings, Analysis Paper, Number 25, February 2012, s. 9

[7] Ibid., s. 9

[8] Ibid., s. 9,10

[9] Ibid., s. 17

[10] Robert Klein-Gila Ansell-Braurer, “History of the Disengagement Plan”, The Jewish Agency for Israel, 07 Nov. 2005, www.jewishagency.org

[11] 2002’de yapımına başlanan, 250 bin civarında Filistinliyi etkilemesi beklenen, Batı Şeria’da Yeşil Hat boyunca devam eden ve toplam uzunluğunun 720 km. olacağı belirtilen duvarın güvenlik amaçlı geçici bir tedbir olduğu, toprak ilhakının söz konusu olmadığı İsrail tarafından öne sürülmekte ise de yerleşimleri içine alması için hattan 20 km.kadar içeri girilmesi, Filistinlilerin topraklarının zorla kamulaştırılması gibi uygulamalar, Filistinlilerce yerleşimlerin tahkimi ve toprakların de facto ilhakı olarak görülmektedir. Bkz. Mehmet Emin Çağıran, “Filistin Duvarının Hukuki Mahiyeti ve Sonuçları Üzerine Uluslar Arası Adalet Divanı’nın İstişari Mütalaası”, Akademik Orta Doğu, Cilt 1, Sayı 1, 2006, s. 57-58