Endüstri yahutta sanayii devrimi üretimde makinelerin kullanılmaya başlanması sürecini anlatan terimdir.

Bu sürecin temel enerji kaynağı tarım çağında olduğu gibi insan ve hayvan kas gücü ile rüzgar yada akarsu gücü gibi doğaya bağlı enerji kaynakları değil makineleri çalıştıran; doğal, kimyasal yada nükleer kaynaklardan elde edilen ısı yada elektrik enerjisidir. Sanayii çağı ile birlikte üretimin ana biçimi makineler kullanılarak tek tip seri imalat modeline dönüşmüştür.

  1. Endüstri devrimi demek yerine aslında Endüstri devriminin 4. fazı demek belki de daha doğru olacak ama ilk olarak 2011 yılında Hannover Fuarı’nda kullanılan terminoloji günümüzde 4. endüstri devrimi olarak yerleşmiş durumda. Alman Hükümetinin üretim süreçlerini bilgisayarlaşma yönünde teşvik etme ve yüksek teknolojiyle donatması projesi olarak kabul edilen Endüstri 4.0, aynı zamanda dördüncü sanayi devrimi anlamına da geliyor.

Bugün ABD ile Almanya arasında, Endüstri 3.0 dönemini yıkma ve Endüstri 4.0’ı adapte eden öncü ülke olma yolundaki büyük yarış devam ediyor.

Endüstriyel devrim süreci geçmişten günümüze 4’e ayrılıyor. Endüstri 1.0 olarak da adlandırılan birinci süreçte, su ve buhar gücü kullanımı ile çalışan mekanik sistemler vardı . Endüstri 2.0 olarak isimlendirilen ikinci süreçte ise elektrik enerjisinin kullanılmaya başlanmıştır. Üçüncü ve şu an genel olarak yaşanan endüstri 3.0 süreci ise, elektronik ve bilişim teknolojilerinin üretime entegre kullanılması ile başladı. Yeni başlayan dördüncü süreçte ise sanal ve fiziksel sistemler entegre olarak kullanılacak artık bu aşamada akıllı makineler ve yapay zeka devreye girecek. İnternete bağlı her nesnenin üretim alanında daha fazla kullanımını içeren bu trend ile birlikte endüstriyel alanda köklü değişimler olacak ve “Dördüncü Endüstri Devrimi – Endüstri 4.0” olarak nitelendirilen yeni bir dönem başlayacak. İnternetin, yapay zekanın ve akıllı makinelerin üretimde kullanılması, iş geliştirmeden-mühendisliğe birçok yeniliği de beraberinde getirecek elbette.

 

YAKIN GELECEKTE KARŞILAŞACAĞIMIZ YENİLİKLER

 

  1. Endüstri devrimi ile beraber hayatımızda bir çok şeyin çok hızlı ve radikal olarak değişeceğini göreceğiz.

Yakın gelecekte birbiri ile durmadan haberleşen akıllı makineler hayatımızda çok önemli bir yer tutacak.

Örneğin bu gün hepimizin bir arabası var yada bir araba almaya çalışıyoruz. Şehirlerimiz bu eski teknolojili  arabalarımızın egzoslarından çıkan zehirli gazlar ile solunamayacak kadar kirli bir havaya sahip , park etmiş kullanılmayan araçlar yolları tıkıyor, gürültü kirliliği ve kazalar da cabası. Yakın gelecekte akıllı telefonumuzdan çağıracağımız sürücüsüz elektrikli bir araç istediğimiz noktadan bizi alıp dilediğimiz noktaya götürecek. Kullandığımız kilometre kadar bir bedeli kredi kartımızla ödeyeceğiz ve park yeri aramak derdi ile de uğraşmayacağız. Üstelik bu araçların kaza yapma ihtimali olmayacak, havayı kirleten gazlar ve gürültü de yaymayacak.

Yanımızda taşınan mobil sağlık robotları düşünün tansiyonunuzu, kan şekerinizi yada kollestrolünüzü düzenli olarak ölçüp doktorunuza raporlayacak herhangi bir sağlık probleminiz varsa erken teşhis ve tedavinin önünü açacak. Bilimkurgu filmlerinde görmeye alışık olduğumuz hizmetçi robotlar hızla gündelik hayatımıza dahil olacak ütümüzü yapacak, çamaşırımızı yıkayacak, evimizi emizleyecek yada yemek yapacak ve elbette köpeği de o gezdirecek…

Binalarımız masa başında mimarlar tarafından tasarlanacak arazide dev üçboyutlu yazıcılar tarafından kısa zamanda, kolayca ve ucuza üretilecek.

Tarlalarda robotlar görev alacak küresel ölçekte birbiri ile haberleşen bu makineler doğru ürünü doğru miktarda üretecek ve üstelik üretilen ürünlerde hormon yada kimyasal kalıntılar olmasına da izin vermeyecek.

Madenler gibi tehlikeli yerlerde de robotlar çalışacak hiç bir insan yaşamı bu gibi tehlikeli işlerde riske atılmayacak. İnsan gücü tarafından üretilemeyecek miktarlarda üretim bu sayede sağlanabilecek.

3 boyutlu yazıcılar sayesinde kişiye özel butik imalatlar yapılabilecek sanayii çağının tek tipten çok miktarda üretim düzeni değişerek kişiye özel butik üretimin önü açılacak. Robotların terzi usulü çalıştığı imalathaneler hayal edin, imalathaneye giriyorsunuz üç boyutlu kamera sistemi bedeninizi tarıyor djital ortamda seçtiğiniz giysiyi holografik görüntü metodu ile üstünüzde gösteriyor onaylarsanız fiziki olarak tam ölçülerinize göre imal edip dilediğiniz yere teslim ediyor ve siz bir terzi dikmişcesine üzerinize oturan yepyeni bir elbiseye sahip oluyorsunuz. Elbette bunun için imalathaneye gitmenize de gerek yok evdeki üçboyutlu tarayıcınız sayesinde bütün bu işlemi uzaktan da yapabilirsiniz.

Askeri teknoloji ise tamamen değişecek çatışma alanlarında insan hayatı riske atılmayacak. Bir insan en az yirmi yirmibeş yılda yetişir, eğitilir oysa bir robot belki bir kaç saatte imal edilir üstelik insandan daha sağlam, hızlı ve becerikli olabilir ayrıca insanın yaşayamayacağı ortamlarda da rahatça faaliyet gösterebilir. Akıllı silahlar, insansız hava araçları askeri teknolojiye hakim olacak. Piyadenin ayak basmadığı yer senin değildir teorisi robotlarının ayak basmadığı yer senin değildir teorisi ile değişecek. Bu askeri teknolojiyi yakalayabilen toplumların benzer bir teknolojiden mahrum olan toplumlara karşı çok büyük bir stratejik üstünlük sağlayacağı muhakkaktır.

Bir çok fabrika tamamen insansız olarak çalışacak insanlar sadece yaratım, tasarım sürecinde dahil olacak geri kalan bütün fiziki işleri akıllı makineler yapacak, üretim süreci sonunda robotlar ürünleri sürücüsüz kamyonlara yükleyip gidecekleri yerlere sevk edecekler.

Fiziki kas gücü gerektiren işleri akıllı makinelerin devralması sonucunda ilk bakışta işsizlik artacak insanlar yapacak iş bulamaz hale gelecek gibi bir kanı oluşabilir oysa bu bütünü ile yanlış bir yaklaşımdır. Aslında insanlık çok kıymetli ve eşsiz olan insan kaynağını bu gün doğru kullanamamaktadır, israf etmektedir. Esas olarak her bir insan yaratıcılık, yetenek ve kompleks bilgi gerektiren alanlarda uzmanlaşmak için çok ciddi bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel ziyan edilmemeli değerlendirilmelidir. Geçmişte pamuk toplamaktan başka bir iş yapmayan kölelerin torunları bu işleri makineler yapınca nasıl cerrahlık yada bilim adamlığı yapabilmeye başladılar aynı böyle bir süreç düşünmek lazım. Akıllı makinelerin yapabileceği basit işleri yapmaktan kurtulan insanlar bilim, sanat, tasarım gibi makineler tarafından yapılamayacak yetenek ve yaratıcılık gerektiren işlere yönelecektir. Bu durum insanlığın bilgi sahibi olma sürecini olağanüstü bir hızla arttıracak, insan türü evrenin gizlerini çok daha büyük bir hızla keşfedecek ve bu sayede insanlığın gelişimi büyük ölçüde hızlanacaktır. Sadece dış uzayda bulunan nesneleri araştırmak için dahi milyarlarca insanlık bir işgücüne ihtiyaç vardır.

Yakın gelecekte insanlar sadece ve sadece bilim, sanat ve spor ile uğraşacak sadece bu alanlarda uzmanlaşacak sadece bu işlerle uğraşacaktır.

 

TÜRKİYE’NİN BU SÜREÇTE KONUMU

 

Bu topraklarda yaşayan bizler ne yazık ki sanayii devrimini yakalayamayan bir toplumun mirasçılarıyız. Günümüzde dahi sanayii devrimi süreçlerini tamamlamaktan epeyce uzağız. Tarım çağının bir çok güçlü ve önder toplumu ve o toplumlar tarafından kurulan güçlü devletler bu topraklarda filizlenmişti ama ne yazık ki bu toprakların insanı aynı başarıyı sanayii devrimi sonrasında da gösteremedi, sanayii devrimi koşullarına göre örgütlenmiş bir toplum yapısı oluşturamadı.

Sanayii devriminde gelinen bu yeni aşamada hızlı ve atik olunmaz, radikal reformlar yapılamaz, doğru kararlar alınamaz ise gelişmiş toplumlar ile aramızdaki uçurum çok daha radikal bir biçimde açılacaktır. Durumumuzun farkına varıp önlem almak için çok fazla bir zamanımız yok çok hızlı ve kararlı olmalıyız düşüncesindeyim.