VİRÜS BORSALARI VURDU

Kovid-19 adı verilen yeni tip corona virüsün sebep olduğu salgın Çin sınırlarının dışına yayıldı ve bugüne kadar 35 ülkede görüldü. İran ve İtalya gibi ülkelerde ölümlere neden oldu.

Öncelikle Çin ekonomisini etkileyeceği ve Çin’in büyüme hızını düşürüp ekonomisini yavaşlatacağı düşünülen salgın diğer ülkelere de yayılınca küresel ekonomiyi de ciddi manada etkileyeceği, büyümeyi düşürüp bir yavaşlamaya sebep olacağı konuşulmaya başlandı.

Zaten dünya genelinde küresel ekonominin bir resesyona gidip gitmediği tartışılırken şimdilerde bu resesyon sürecinin Kovid-19 salgını tarafından tetikleneceği konuşuluyor.

Doğal olarak da küresel ölçekte borsalar bu durumdan etkileniyor. Sadece Asya borsaları değil Avrupa ve Amerika borsaları da düşüyor.

Bu çerçevede Amerika’da Dow Jones endeksi yüzde 3,15, S&P 500 endeksi yüzde 3,03 ve Nasdaq endeksi yüzde 2,77 değer kaybederek yaklaşık 4 ayın en düşük seviyesine geriledi. Endişelerin salgının ABD’ye yayılma olasılığının yüksek olduğuna dair sağlık örgütleri tarafından yapılan açıklamalar nedeniyle arttığını kaydeden analistler, aşı ve tedavi konusundaki gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi.

Avrupa’da ise; İtalya’da Kovid-19 nedeniyle ölü sayısının dün itibarıyla çift haneli rakamlara ulaşması ve Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya ile Baden Württemberg eyaletlerinde tespit edilen vakalarla ülkede virüs bulaşan kişi sayısının 17’ye yükselmesi, borsalarda kayıplara neden oldu. Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,88, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,44, İngiltere’de FTSE 100 ve Fransa’da CAC 40 endeksi de yüzde 1,94 değer kaybetti.

Asya piyasalarında durum şöyle; Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,7 düşüş kaydetti.

Yurt içinde, BIST 100 endeksi 114.000 seviyesinde dalgalanıyor.

Küresel borsalar, Kovid-19 salgınına ilişkin endişelerle sert bir şekilde değer kaybederken, güvenli liman olarak görülen ABD’nin uzun vadeli tahvil faizleri tarihinin en düşük seviyelerine geriledi. Ons altın fiyatları ise 1650 dolar seviyelerine tırmandı.

2008 krizinden bu yana 10 yıl geçti. Malum kapitalist sistemde krizler döngüseldir ve yeni bir kriz döngüsüne girmek üzere olabiliriz, bir çok analist bu yönde görüş ifade ediyor.

Aşırı yüksek küresel borç stoku, iklim değişikliğinin ekonomilere etkisi, Avrupa Birliği’ndeki Brexit süreci, Amerika Birleşik Devletleri ile Çin ve Avrupa Birliği arasındaki ticaret savaşları ve diğer jeostratejik gerilimlerin üstüne bir de bu salgın eklenince yeni bir küresel ekonomik kriz dalgası yayılabilir.

Salgın Türkiye’yi etkilemese dahi Türk ekonomisi zaten kendi iç koşulları ve yapısal sorunları nedeni ile ciddi bir ekonomik kriz içindeyken bir de dışarıdan gelecek yeni bir kriz dalgası elbette ki ekonominin tüm aktörlerini son derecede olumsuz bir şekilde etkileyecektir, salgının Türkiye’de de görülmesi ise elbette ki bu etkiyi kat be kat artıracaktır.

Küresel büyümenin düşeceği, ekonomilerin yavaşlayacağı öngörüleri petrol fiyatlarını aşağı çekiyor ki, bu enerjide dışa bağımlılığı çok fazla olan Türkiye gibi petrol ve gaz ithalatçısı ülkelerin biraz da olsa nefes almasını sağlayan bir faktör. Diğer yandan ise olası bir küresel daralmanın Türkiye’nin ihracatını yavaşlatacağı, salgının yayılması halinde turizm hareketlerini azaltacağı olasılığı ise Türk ekonomisini son derecede olumsuz yönde etkileyebilecek gelişmelerdir.

Türk ekonomisindeki yavaşlamanın daha da büyümesini engelleyen turizm ve ihracat sektörlerinde görülen talep canlılığıdır, bu sektörlerde de bir talep daralması olursa ekonomik yavaşlama çok daha vahim boyutlara ulaşacaktır.

Sadece yavaşlama değil döviz girişinin azalması firmaların, kurumların ve devletin dövize bağlı dış borçlarını çevirmesinde yeni sıkıntılar da doğurabilir. Hava puslu, ufukta kara bulutlar var, yeni bir fırtına gelebilir ekonominin tüm aktörlerinin iş planlarını bu olasılığı da dikkate alarak yapmalarında fayda var.