Ankara’daki saldırının ardından o terörist için taziye çadırı kurulmasına, o çadıra giden vekile tepkiler yükselince iktidardan da eleştiri sesleri gelmeye başladı neden sonra..  Günler sonra..

 

Bakalım gereği yapılacak mı? Zira muhalefet partileri bu konuda fezleke vs.. girişimlerin yanında olacağını, destek vereceğini ifade etti..

 

Niye şaşırdık ki aslında, değil mi? Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi zaten.

.

-Çözüm adı verilen süreçte verilen tavizlerle terör örgütünün palazlanacağı belliydi..

 

-Terörün kırsaldan şehre ineceği belliydi..

 

-Teröristler bombaları dağa taşa yerleştirirken, kimlik kontrolleri yaparken, yol keserken, yarın bir gün kalkışma başlatmaya çalışacağı belliydi..

 

-Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başına gelen olaylardan, kumpaslardan belliydi bugünler..

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan o teröriste taziye çadırı açmak ihanet..

 

O teröriste açılan taziye çadırına ziyarete gitmek ihanet..

 

Evet..

 

Ama bir şey daha var..

 

Pkk’lı Şemdin Sakık’ın gizli tanık yapılması..

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sanık durumuna düşürülmesi..

 

TSK’nın sanık Pkk’nın tanık yapılması var ya..

 

İşte bu da ihanet..

 

Bugün okkalı bir tokat olup suratımıza çarpan..

 

EL NUSRA’YI SAVUNMAK NEYİN NESİ? 

Muhtarlar ile son toplantısında  Cumhurbaşkanı, ABD’ye tepki gösterip   “PYD, DAEŞ (IŞİD)’e  karşı  savaşıyor diye destekliyorsunuz.. El Nusra da DAEŞ’e karşı savaşıyor, ona niye kötü diyorsunuz?” dedi..

 

Bu cümlenin uluslararası alanda bizi, ülke olarak nasıl zor duruma düşürebileceği konusunda kimsenin bir fikri yok sanırım..  Özellikle de Sayın Cumhrubaşkanı’nın danışmanlarının..

 

El Nusra denilen grup  batının, BM’nin, Rusya’nın terör örgütü olarak gördüğü bir grup..

 

Özetle El Kaide’nin Suriye koludur El Nusra..

 

IŞİD’e karşı savaştığı söylenen  El Nusra’nın hedefinde  IŞİD değil, Suriye’deki rejim güçleri var..  Esad’a karşı savaşıyorlar..

 

2016 için de ABD’nin tehdit olarak gördüğü,

Batı’nın en az IŞİD kadar tehlikeli bulduğu örgüt..

 

Yani önümüzdeki dönemde bugün IŞİD’i nasıl konuşuyorsak, El Nusra’yı da aynı şekilde konuşma ihtimalimiz ne yazık ki kuvvetle muhtemel..

 

Ve ne yazık ki böyle bir ortamda yarın karşımıza çıkabilecek, bizi ülke olarak çok zor duruma düşürebilecek bir cümle dökülüyor Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın ağzından..

 

Yurt dışındaki dostlarımız üzüntüyle, hayıflanarak anlatıyor..  Duyuyoruz hepsini..

Dışarıda Türkiye ile IŞİD’in yan yana anılmasının oradaki Türkleri nasıl güç duruma düşürdüğünü..  İleride kim bilir bu algı dahah nasıl çıkacak karşımıza..

 

Bu algıyla baş edemezken hala, şimdi bir de buna Türkiye- El Nusra birlikteliği gibi bir algıyı eklemeye ne gerek vardı?

 

Tebrik ederim, iletişimdeki bu stratejik(!) duruşunuzu..

 

Çiğdem AKDEMİR – ORTADOĞU GAZETESİ