Yeni Dünya Düzeni kavramı, kökeni daha eskilere dayanmakla birlikte, genel kabul gören bir biçimde II. Dünya Savaşı sonrası özellikle de 60 lı yıllarda dillendirilmeye başlanan ancak; 1989 da Berlin Duvarının yıkılması ve 1990 yılında SSCB’nin dağılmasıyla daha yüksek sesle ve kuramsal olarak ifadesini daha net bulduğu varsayılan bir olgu olarak görünmektedir.

Sokaktaki vatandaştan devleti yöneten en üst düzeydeki yetkililere ve uluslararası ilişkilerde sözü geçen kişi, kurum ve kuruluşlara kadar herkesin kullandığı kavramın tanımına baktığımızda adeta “Körün fili tanımlaması” gibi kavramı kullanan her kesimin farklı bir tanımlaması olduğunu görüyoruz.

Kimine göre “Yeni Dünya Düzeni” her anlamda “Küreselleşme / Globalizasyon”u ifade ederken, kimine göre “ekonomik bir küreselleşme”yi, kimine göre “bilgi, iletişim ve teknolojide küreselleşme”yi, kimine göre de “tek kutuplu, ulus devletlerin olmadığı ve tek merkezli yönetim” anlayışını ifade ediyor. (Buradaki küreselleşme kelimesini yeni dünya düzeni olarak okuyabilirsiniz.)

Komplo teorisyenleri dünya düzeninin Tapınak Şövalyeleri ile başlayıp daha sonra, temelinde aydınlanma, ruşenilik, vahdet-i vücud gibi muhtelif felsefi akımların bulunduğu iddia edilen ve 1 Mayıs 1776 tarihinde Almanya’nın Bavyera Eyaleti’nde Adam Weishaupt tarafından kurulan Illuminati örgütünün nihai hedefi olduğunu ifade etmektedirler.

Illuminati örgütünün Bavyera’da yasaklanmasından sonra tüm Avrupa’da farklı isimlerle faaliyetine devam ettiği de belirtilmekte, örneğin Fransa’daki Fransız Devrim Kulübü ve Jakobin Kulübü’nün bu örgütün devamı olduğu ve Jakobinlerin tüm kurumları ve krallığı ortadan kaldırarak adına “yeni dünya düzeni” ya da “evrensel cumhuriyet” idealini sahiplendikleri kaynaklarda yer almaktadır. Bu görüşe sahip olanların dile getirdikleri bir başka husus da, Illuminati’nin birçok bileşenden oluşan bir çatı olduğu, bu çatıyı oluşturan piramidin tepesinde bulunanların kendisini oluşturan bileşenlerde de yer almak ve etkin olmak suretiyle örgütün amaç ve hedeflerinin gerçekleştirilmesinde yönlendirici rol oynadıklarıdır.

Opus Dei, Gül ve Haç Kardeşliği, Malta Şövalyeleri, Sion Tarikatı, Kafatası ve Kemikler Tarikatı, Bohemian Grove, Altın Şafak ve Mason Locaları da bu çatının bileşenlerinden bazıları olarak değerlendirilmekte ve günümüzde de Bilderberg, Triletaral Komisyon ve benzerlerinin “Dünyaya Düzen Verme” amaç ve hedefi doğrultusunda iktidar sahiplerine yön vermeye çalıştığı belirtilmektedir. Burada dayanak noktası, CFR, Chatham House, Bilderberg gibi kuruluşlarda yer alanların / üyelerin aynı kişiler olması ve IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü vb. uluslararası etkiye sahip teşkilat yöneticilerinin söz konusu kuruluşların rahle-i tedrisinden geçen isimlerden oluşmasıdır.

Cecil Rhodes adlı İngiliz siyasetçi Illuminati’nin 19. Yüzyılda öne çıkan isimlerinden biridir. Adına “Rhodes Bursları” verilmekte ve bu burslarla geleceğin dünya yöneticilerinin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu burslardan yararlanarak üniversite öğrenimini tamamlayanlardan birisi de iki dönem ABD Başkanlığı yapmış olan Bill Clinton’dır. Rhodes Bursları’nın, bir siyasetçinin tek başına bütün bu organizasyonları gerçekleştiremeyeceği kabulünden hareketle, arkasında başka güçlerin bulunduğu değerlendirilmiş ve sermayeyi sağlayanların Rothschild Ailesi olduğu görülmüştür.

“Dünyaya Düzen Vermek” elbette ki tek bir kişinin, tek bir ailenin ya da tek bir merkezin gerçekleştirilebileceği kadar kolay değildir. Bunun için birbirleriyle teması olan ve aynı hedefe yönelmiş bir network ihtiyacı vardır ve bu ihtiyaç “Yuvarlak Masa” teorisini doğurmuştur. İlk kez 1887’de John D. Rockefeller, Cecil Rhodes, Andrew Carnegie, John P. Morgan ve Mayer A. Rothschild tarafından ortaya konan teoriye göre oluşturulacak organlar kendi aralarında kuracakları bir ağ vasıtasıyla bilgi alış verişinde bulunup, ülkeleri yönlendirecek politikalar üretecekler ve uygulanması için çaba göstereceklerdir. Bu organlarda yer alacak kişiler kendi ülkelerinde etkili isimler olacaktır.

CFR’ın 1920, Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nün (Chatham House) 1921’de kurulmasının da Yuvarlak Masa üyelerinin 1. Dünya Savaşı sonrası Paris’te Hotel Majestik’te yaptıkları toplantıda kararlaştırıldığı ve her iki kuruluşta da Rockefeller ve Rothschild ailelerinin söz sahibi olduğu belirtilmektedir.

Günümüzde de, özellikle finans dünyasını elinde tutan, dünya ekonomisine yön veren ve birçok çokuluslu şirketin sahibi durumunda olan 13 ailenin arasında bu ailelerin de bulunması “Dünyaya Düzen Verme” amacının devam ettiği ve “Yeni Dünya Düzeni” kavramının nereden geldiği hakkında bizlere bir fikir vermektedir.

Astor Ailesi, Bundy Ailesi, Collins Ailesi, DuPont Ailesi, Freeman Ailesi, Habsburg Ailesi, Lord Ailesi, Morgan Ailesi, Oppenheimer Ailesi, Rockefeller Ailesi, Rothschild Ailesi, Russel Ailesi ve Warburg Ailesi dünyayı yönettiği belirtilen ailelerdir. Bu ailelerin hepsinin ortak noktası gerek iç savaşlar ve gerekse 1. ve 2.  Dünya Savaşları dönemindeki etkinlikleri ve savaşan tarafların tümüyle iyi ilişkiler içinde bulunmalarıdır. Savaş sonrası dönemlerde ise yaptıkları yönlendirmelerle servetlerini daha da artırarak, özellikle silah, kimya gibi stratejik sanayi alanlarındaki faaliyetleri ile finans sektörü ve çokuluslu şirketlerin en büyük ve en önemli oyuncuları olmalarıdır.

Diğer bazı ortak noktaları da hepsinin “Yeni Dünya Düzeni” talep etmeleri, hepsinin geçmişten günümüze yukarıda sözü edilen gizli / açık yapılanmaların kurucu veya mensupları olmaları ve bugün dünya politikalarına ve finansına yön veren uluslararası kuruluşlarda etkin olmalarıdır.

Biraz dikkatli bakıldığında gerek ulus devletlerin yönetim kadrolarında ve gerekse uluslararası kuruluşların yetkili noktalarında CFR, Bilderberg, Royal Instıtute of International Affairs veya bunlara yakın kuruluşlara mensubiyeti olmayanların kolay kolay görev alamadıklarını görmek mümkündür. Condelezza Rise, Bill Clinton, Henry Kissenger, Dick Cheney, Tony Blair, Zbigniev Brzezinski, Anders Fogh Rasmussen, Bernard Kushner, dede oğul ve torun Bushlar …. Aynı isimler değişik görevlerde ama hep yetkili konumda.

Yeni Dünya Düzeni fikrinin önündeki en önemli engel Westfalia Barış Anlaşması’nın bir çıktısı olarak kurulan Uluslararası İlişkiler Sistemi ve bunun sonucu olan Ulus Devlet anlayışı olarak görünmektedir. O halde “eskimiş olan” Ulus Devlet anlayışı terkedilmeli, çok uluslu şirketler ile dünya politikası ve finans sistemine yön verenlerin arzuladığı bir sistem kurulmalıdır. Bakınız bu fikrin sahipleri ve savunucularından bazıları bu konuda neler söylemiş;

Kissenger: “Dünyayı kendi felsefemize getirmek için biraz daha zamana ihtiyaç var. Globalizm kazanacak… Ulusal çıkarlar uluslararası çıkarlara uyum sağlayacak.”

Warburg: “Kim ne derse desin yakın gelecekte tek dünya devleti kurulacaktır. Tek sorun bunun uzlaşmayla mı işgalle mi olacağıdır.”

Brzezinski: “Ulus devletlerin bağımsızlık tanımı artık değişiyor.”

Rockafeller: “Bugün dünyada 200 civarında olan devlet sayısı yakında 1000’e çıkacaktır. Dünyada ulus devletlerin modası geçmiştir. Gelecekte devletler finans sektörü tarafından idare edilecektir.” “Dünya devletini kurduğumuzda, dünya daha mükemmel ve istikrarlı olacaktır.”

Bu görüş sahiplerine göre gelecekte “halklar ölecek, şirketler büyüyecek”tir.

Samuel Huntington, “medeniyetler çatışacak” tezini ortaya atarken anlaşılıyor ki “seçkinler ve diğerleri”ni kastetmektedir. Geçmişe baktığımızda her çatışma ve paylaşım sonrası yeni devletlerin ortaya çıktığını görmekteyiz.

Yakın geçmişte göreve gelen Trump, Macron vb. yöneticilerin söylemleri (Trump: “America First“) ve seçilmeleri (Macron’un Rothschild bağlantısı ) ile Küresel güç odaklarının ve kapitalizmin “terör”, “savaş”, “medeniyetler çatışması”, “dinler ittifakı”, “American way of life”, “kültürler arası uzlaşma”, “self determination” vb. eylem ve tezleri de bu amaca hizmet eder görünmektedir.

Üzerinde yaşadığımız dünyada 193’ü BM’e üye olmak üzere toplam 206 ülke vardır ve bunların hemen hepsi birbirinden farklı değerler, medeniyet anlayışı, dil ve kültüre sahiptir.

IMF ve Dünya Bankası’nın satın alma gücü paritesi baz alınarak yapılan çalışmasında 2016 verilerine göre kişi başı milli gelirde 129.726- Amerikan Doları ile 1. Sıradaki Katar ile 656- Amerikan Doları gelirle son sıradaki Orta Afrika Cumhuriyeti arasındaki gelir farkı görülmeyecek gibi değildir. Yine Temel İhtiyaçlar, İyi Yaşam Gereksinimleri ve Fırsatlar / İmkânlar ana başlıkları ve birçok alt başlık temelinde yapılan Sosyal Gelişmişlik Endeksindeki 2017 verilerine göre 100 üzerinden 90.57 puanla 1. Sıradaki Danimarka ile 28.38 puanlı son sıradaki Orta Afrika Cumhuriyeti arasındaki fark da göz ardı edilemez. Bilgiye erişim, internet kullanımı, su ve enerji kaynaklarının sahipliği ile bunlardan yararlanma farklılıkları, teknoloji üretme – tüketme ve bunun sahipliği gibi farklılıklar da göz önüne alındığında “Yeni Dünya Düzeni” nasıl olacaktır?

Bir tarafta Ulus Devlet anlayışına ve egemenliğine sıkı sıkıya sahip çıkan ülkeler diğer tarafta dünya nüfusunun yaklaşık %40’lık bir bölümünü temsil eden Şangay İşbirliği Örgütü ve küreselci anlayışa sahip Batı…

Bir tarafta en büyük 200 çok uluslu şirketin toplam kaynaklarının dünya ekonomik faaliyetlerinin 1/4 ünü temsil ediyor olması (7-8 trilyon dolar olarak ifade edilmektedir), diğer tarafta bu meblağın BM üyesi 182 ülkenin toplam ekonomik büyüklüğünden fazla olması…

Öyle görünüyor ki “Yeni Dünya Düzeni” çok uluslu şirketlerin ve onların temsil ettiği ülkelerin çıkarları göz ardı edilerek kurulamayacaktır.

Bu çıkarların gerçekleşmesi daha fazla ekonomik güç daha fazla etki alanı ve daha fazla ekonomik faaliyet gerektirmektedir. Bu da daha çok çatışma alanı daha çok ayrışma ve daha çok kriz ve savaş anlamına gelebilir. Söz konusu şirketlerin daha çok kar edebilmeleri daha çok üretim ve daha çok satışla mümkün olacağına göre yeni müşteriler ve pazarlar yaratılması da gerekmektedir.

Günümüzde en çok dillendirilen kelimeler nedir? Terör, Savaş, Kriz, Silahlanma, Enerji Kaynakları, Çevre, Barış, Küresel Isınma, Düşman, Yaptırım, Yumuşak Güç ve Sert Güç….

Dünyamızdaki çatışma / savaş bölgelerine ve uluslararası ilişkilere bir de bu gözle bakalım. Resim gözümüzde daha iyi canlanabilir.

Sonuç olarak bir tarafta biogenetik çalışmalarla insan ömrünün 200 yıla kadar çıkarılmasını hedefleyen ve yüksek teknoloji ürünleri üreterek belki de dünya nüfusunun sadece süper zengin %5’inin yararlanacağı bir “Yeni Dünya Düzeni” en azından yakın zamanda çok da kolay görünmemektedir. Zaten krizler de bu hedef için zaman kazandırmakta ve en zenginlerin daha zengin, en etkinlerin daha etkin olmasına hizmet etmektedir.

Belki de “Yeni Dünya Düzeni” mevcut krizleri tanımlamakta, çatışmaları ve düzensizliği bizlere “DÜZEN” olarak dikte etmektedir.

 

KAYNAKÇA:

Alatlı, Alev. Birleşmiş Dinler Teşkilatı “Yeni Dünya Düzeni için dini temel” Bush-Gorbaçev ittifakı. http://www.alevalatli.com.tr/makale.asp?s=detaym&ID=23 ( Temmuz, 2017 )

Avar, Banu. https://youtu.be/tNZHRCZPKhw ( Temmuz, 2017 )

Brzezinski, Zbigniev. Büyük Satranç Tahtası, ( çev: Türedi, Yelda ), İnkılap Yayınları, İstanbul.2005

Demirdöğen, M. Kemal. Yeni Dünya Düzeni ve İlluminati. Kamer Yayınları, İstanbul. 2016

Dilipak, Abdurrahman.Yeni Dünya Düzeni ve Gülen. 08 Kasım 2016 Salı

OECD Resmi Sitesi, https://data.oecd.org/ ( Ağustos 2017 )

Hakyemez, Çağlar. Yeni Dünya Düzeni ve 11 Eylül

https://www.academia.edu/5582139/Yeni_D%C3%BCnya_D%C3%BCzeni_ve_11_Eyl%C3%BCl ( Ağustos, 2017 )   

Oğuzlu, Tarık. Prof.Dr. Çin ve Yeni Dünya Düzeni

Onur, Hilal.11 Eylül ve Yeni Dünya Düzeni .  https://bianet.org/bianet/siyaset/6810-11-eylul-ve-yeni-dunya-duzeni  ( Ağustos, 2017 )

Öztürk, Feza, Küreselleşme – Yeni Dünya Düzeni, http://www.mfa.gov.tr/kuresellesme-yeni-dunya-duzeni.tr.mfa  ( Ağustos,2017 )

Ünlü, Ferhat. Beş Ailenin Dünya Düzeni. SABAH, 29.01.2017

Sanders, Lewis / Jan David Walter. Deutsche Welle Türkçe. http://www.dw.com/tr/yeni-d%C3%BCnya-d%C3%BCzeni-mi-beliriyor/a-37532438

Şirin, R. Selçuk Yol Ayrımındaki Türkiye, Ya Özgürlük Ya Sefalet. 11. b.  Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret. A.Ş., İstanbul. 2015

Şirin, R. Selçuk. Doğan. Bir Türkiye Hayali. Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret. A.Ş., İstanbul. 2017

Trump Amerikası ve Yeni Dünya Düzeni. http://www.surecanaliz.org/tr/makale/trump-amerikasi-ve-yeni-dunya-duzeni ( Temmuz 2017 )

Social Progress Index, www.socialprogressindex.com  ( Ağustos, 2017 )

www.oecd-ilibrary.org

 Birleşmiş Milletler, www.un.org.tr/ ( Ağustos, 2017 )

Zor, Ferruh. http://zeitgeistturkey.forumotion.net/t6-yeni-dunya-duzeni-nedir-ne-degildir. ( Temmuz, 2017 )