Yatağanlı Şehit Hüseyin Efe, 1880 yılında Manisa, Akhisar’ın Yatağan Köyünde doğmuştur. Yatağan Köyü ile Sünnetçiler Köyü arasında büyük bir çiftlik sahibi olan Cafer Ağa’nın üç oğlundan biridir. Yunanlılar 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal edince, bir bölük asker Akhisar bölgesindeki köylere kadar gelir ve köylülere eziyete başlar. Bu durum üzerine Hüseyin Efe, Sünnetçiler Köyünden Kırlı Ali ile birlikte birçok vatansever genci zeybek sancağı altında toplar ve teşkilat kurarak yörede ilk direnişi başlatır. Yunanlıların İzmir’den sonra çeşitli bölgelere saldırmaya başlamaları ve Manisa’yı da işgal etmeleri üzerine, Yunan askerlerinden cesaret alarak Bakır ve Kırkağaç halkına eziyet etmeye başlayan manifatura tüccarı Hristo isimli bir Rum’u öldürerek zeybeklik etmeye başlayan Bakırlı Saçlı Mustafa Efe’yi yanına alır. Hüseyin Efe, Saçlı Efe’yi bir Kuvayı Milliyeci olarak yetiştirmeye başlar. Ve bu sıralarda teşkilat, deneyimli 25 kişilik bir zeybek çetesi haline gelir. Yatağanlı Hüseyin Efe’nin liderlik ettiği Kuvayı Milliyeci zeybek çetesi, yörede direniş gösteren milli kuvvetlere bir yıl boyunca mali kaynak, silah ve mühimmat sağlamaya başlar. Ayrıca keskin nişancılıkta ustalaştıkları için Yunan birliklerine baskınlar vererek yıldırırlar.

İşgal devam ederken Soma’ya girmek için Harta Boğazı’na saldıran Yunan askerleri ile Kadıdağ ve Yatağan Köyleri arasında, aralarında Binbaşı Derviş Bey’in de olduğu 1. Süvari Alayı arasında çatışma başlar. Yatağanlı Hüseyin Efe ve zeybekleri de bu çatışmada 1. Süvari Birliği ile birlikte işgalcilere karşı kahramanca savaşmışlardır. Bu çarpışmada kullanılan silahların ve mermilerin bir kısmını Hüseyin Efe ve kızanları, Çanakkale civarında bulunan İngiliz silah depolarını basarak ele geçirmiş ve milis kuvvetlere dağıtmışlardır. Bu çarpışma sırasında yaralanan Binbaşı Derviş Bey’in yarasını, Yatağanlı Hüseyin Efe sarmıştır.

Milis kuvvetler işgalciler ile savaşırken, Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey, Akıncılar Yasası adı altında 40 maddelik bir genelge yayınlar. Bu genelgenin 5. Maddesinde; ‘’çarpışma ve baskın yapılmayan zamanlarda müfrezeler, her an hazır olmak şartıyla, ailelerinin yanında kalabilirler.’ Denilmektedir. Bu madde gereği efeler çatışma olmayan zamanlarda ailelerinin yanına gitmektedirler.

Ankara ile yakın mesaide olan Hüseyin Efe’yi işgal kuvvetleri kendi saflarına kazanmak için çok uğramışlarsa da başaramamışlardır. Nihayetinde de Efe’nin küçük kardeşi İsmail’i tutuklayıp, teslim olmaz ise kardeşini öldüreceklerini ve köyü de yakacaklarını Efe’ye bildirirler.

Fakat Hüseyin Efe, ‘Vatan için ölmedikten sonra yaşamanın ne manası var’ diyerek teslim olmaz.  Ve Akıncılar yasası 5. Maddesi gereği bir gün köyüne gizlice gelir. Efe’nin gelişini gören yerli Rumlardan Kosti, durumu hemen Zeytinliova Yunan Karakoluna bildirir. Yatağanlı Hüseyin Efe’yi yakalama heyecanı ile yaklaşık 50 kişilik Yunan birliği köye baskına gelir ve Efe’nin evinin etrafını sarar. İşbirlikçilerin yardımı ile yapılan bu ani baskın neticesinde yakalanan Hüseyin Efe tutuklanır. Ve Yunan askerleri Hüseyin Efe’nin ellerini iki ayrı ata bağlayıp, karakollarına doğru sürüklemeye başlarlar.

Ertesi sabah zeybekleri ile birlikte kardeşleri Mustafa ve İsmail, Efelerini aramaya başlarlar. Bir süre sonra da Efelerini, Bakır ile Kayadibi arasındaki Tepebağlar denilen dağ yolu tarafında bir zeytin ağacına bağlanmış ve kurşuna dizilmiş olarak bulurlar. Gözyaşları içerisinde 25 Haziran 1919 Pazar günü Efelerini oracıkta defnederler ve intikam yemini ederler…

Mücadele boyunca işgalciler ile savaşan Yatağanlı Hüseyin Efe’nin kızanları, Yunan askerleri bölgeyi terk etmek zorunda kaldığında, Efe’nin şehit olmasına sebep olan Kosti’yi yakalarlar. Kosti, Efe’nin annesi Ümmüşah Hanım’a yalvarıp, af dilese de zeybekler, Efelerinin intikamını alırlar…

Zaferden sonra Bakırlı Saçlı Mustafa Efe, Hüseyin Efe için: “O olmasaydı bende olmazdım. Beni bu davaya kabul eden ve beni en güzel şekilde yetiştiren Hüseyin Efemdir. O benim babamdır,” demiştir.

Yatağanlı Şehit Hüseyin Efe, Çanakkale civarındaki İngiliz askeri silah depolarına kızanları ile birlikte baskınlar düzenleyerek, Kuvayı Milliye mücahitlerine silah ve mühimmat sağlamış bir kahramandır. Milli Mücadele günlerinde erken şehit olduğu için ismi pek hatırlanmamaktadır. Ve fotoğrafı da başka zeybekler ile karıştırılmaktadır.

Makalede yayınladığım fotoğrafın Yatağanlı Şehit Hüseyin Efe’ye ait olduğu kanaatindeyim. Bu kanaatimi Hüseyin Efe hakkında araştırmalar yapan hocalarım ile de paylaştım ve aynı kanaatte olduğumuzu anladım. İzmir Ödemiş Mursallılı İsmail Efe ile fotoğrafları karıştırılıyor olsa da ben bu fotoğrafın Yatağanlı Şehit Hüseyin Efe’ye ait olduğunu düşünüyorum çünkü:

1-İzmir Ödemiş Mursallılı İsmail Efe’nin fotoğrafları, ailesi tarafından Ödemiş Yıldız Kent Arşivi Müzesine bağışlanmıştır. Dolayısı ile İsmail Efe’nin fotoğrafları aile arşivinde bulunmaktadır. Ve üstelik İsmail Efe’nin zaferden sonra çekilmiş sivil fotoğrafları da mevcuttur. Ve o fotoğraflardaki diğer Kuvayı Milliyecilerin Ödemişli olduğu bilinmektedir.

2-Yatağanlı Şehit Hüseyin Efe’nin, Çanakkale’de İngiliz silah depolarını bastığı ve ele geçirdiği silahlar ile mühimmatları milis kuvvetlere dağıttığı, yöredeki yerel söylencelerde ve yerel araştırmacıların çalışmalarında mevcuttur.

Ve şuan yayınladığım bu fotoğraf, Çanakkale’de Reşat Çiğiltepe ile birlikte çekilmiştir. Reşat Bey fotoğraf çekildiği günlerde Çanakkale’de görevlidir. Ve fotoğrafta bir Efe vardır. Bu Efe’nin fotoğrafı başka hiçbir yerde yoktur. Milli Mücadele günlerine ait hiçbir resmi kaynakta ve yerel çalışmalarda bu Efe hakkında bir görsel bulunmamaktadır. Kuvvetle muhtemeldir ki Çanakkale’de çekilen bu fotoğraf, Yatağanlı şehit Hüseyin Efe’ye aittir.

Çanakkale’de Reşat Çiğiltepe ve Binbaşı Derviş Bey ile birlikte görev yapan, daha sonra Milli Mücadele günlerinde Kuvayı Milliye Efesi olarak işgalciler ile kahramanca savaşan, isimsiz kahramanlarından Yatağanlı Şehit Hüseyin Efe’yi, diğer tüm isimsiz kahramanlarımız ile birlikte, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Gününde saygı ile yâd ediyorum…

Makale için faydalanılan kaynaklar:

* Yerel araştırmalarım, Zeybek Ateşi Ulusal Efe Kurultayı-Türk Tarihinde Efe Ve Zeybek Kültürü Sempozyumu Bildirileri 6-7 Eylül 2012 Ödemiş-İzmir-Mustafa Kuzucu ve gazeteci Pelin Horoz.

* Fotoğraf arşiv: Çiğiltepe aile arşivi. Reşat Bey  (Çiğiltepe ayakta, solda) Kurtuluş Savaşı öncesinde (Sn. Nesrin Çiğiltepe’nin aile arşivinden) https://cigiltepe.com/TrFoto.aspx