Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

Ödemişli İsmail Efe, Milli Mücadele’nin isimsiz kahramanlarından birisidir. İzmir’in işgalinden önce Jandarma Yüzbaşı Sarı Efe Edip Bey ile birlikte Ödemiş’e gelerek, gizli bir milli teşkilat kurmaya başlayan Galip Hoca Celal Bey (Bayar) ekibine katılan ilk efedir.

1883 yılında doğan İsmail Efe’nin babası Kaymakçı köyünden, annesi de Mursallı köyündendir. İsmail Efe, Birinci Dünya Savaşı öncesinde Aydın’a gelerek orduya katılır ve daha sonra da Ödemiş Askerlik Şubesi’nde görevlendirilir. Şubede bir süre görev yaptıktan sonra Sivil Jandarma olarak atanır. Ödemiş civarında asayişin sağlanması için görev yapmaya başlayan İsmail Efe, Jandarma Yüzbaşı Edip Bey ve Yüzbaşı Tahir Bey ile mesai yapar. Yöredeki pek çok efe ile de yakın arkadaşlık bağları vardır. Özellikle Gökçen Hüseyin Efe, Poslu Mestan Efe ve Karaerkek Mehmet Efe ile yakın arkadaşlardır.

Sivil Jandarmalık günlerinde, tütün işlerinde çalışan iki Türk kızının kendisine yaptığı şikâyet aslında İsmail Efe’nin de kaderini şekillendirmiştir. Ödemiş’te tütün tüccarlığı yapan Osmanlı vatandaşı Yerli iki Rum (Çolak Andon ve Angelaki) tütün işçisi Türk kızlarına sarkıntılık yapmaktadır. İsmail Efe, kızların şikâyeti üzerine iki tüccarı uyarır. Ancak suçlamayı kabul etmezler. Bir zaman sonra yine aynı şikâyetler devam edince İsmail Efe, iki tüccar Yerli Rum ile tartışır ve aralarında kavga çıkar. Neticesinde ise Sivil Jandarma İsmail, efelenir ve Türk kızlarını rahatsız eden iki tüccar Yerli Rum’u öldürerek dağa çıkar. Bu durum üzerine kardeşi Ali ve bazı yakın arkadaşları İsmail Efe’nin peşinden dağa çıkarak zeybek olurlar. İlerleyen zaman içerisinde İsmail Efe’nin oğlu Âlim Mehmet ve Hüseyin de aralarına katılır.

Ödemiş yöresinde zeybek olarak dolaşmaya başlayan İsmail Efe 1918 yılında çıkarılan af ile silah bırakır ve Yüzbaşı Edip Bey vesilesi ile teslim olur. Bir süre hapis yattıktan sonra da serbest bırakılır. Daha sonra yine jandarma ile birlikte görev yapar. Ancak artık Sivil Jandarma İsmail değil Zeybek İsmail Efe’dir.

İzmir’in işgali öncesi Mart ayında Ödemiş’e gelen Celal Bey (Bayar) ve Jandarma Yüzbaşı Sarı Efe Edip Bey, yörede gizli bir milli teşkilat kurmaya başladıklarında, Refik Şevket Bey’in evinde yapılan toplantıya katılan ilk efedir İsmail Efe. Dolayısı ile daha henüz Kuvayı Milliye kurulmamışken, Ödemiş’te başlayan efelerden oluşturulacak gizli bir milli teşkilatın ilk üyesidir. Daha sonra Tire’de Gökçen Efe, Aydın’da Yörük Ali Efe, Nazilli’de Demirci Mehmet Efe ve daha birçok efe, yapılan bu çalışmalar neticesinde zamanla Milli Ordu Kuruluşu adını alan kuvvetlere katılmışlardır. İsmail Efe işte bu tarihi teşkilatlanmanın ilk efesidir ve Celal Bey ile Edip Bey’in Ödemiş’te saklanmalarını sağlamış ve güvenlikleri için de çabalamıştır. Aynı zamanda kendisine verilen milli görevleri başarı ile yerine getirmiştir.

Kızanları ile birlikte Celal Bey ve Edip Bey ile birlikte çalışmaya başlayan İsmail Efe, İzmir’in işgali ile birlikte çalışmalarını hızlandırarak yörede zeybek sancağı açar ve kızan toplamaya başlar. Zamanla 60 kişilik bir zeybek akıncı birliğinin lideri olur. İlerleyen zaman içerisinde de sayıları hızla artar ve İsmail Efe bin kişilik milli bir müfrezenin komutanı olur.

İşgalin ilerlemesi, İzmir’in, Ödemiş’in, Tire’nin ve civarının işgali daha sonra Aydın ve ilçelerinin işgali ile birlikte halkta korku ve panik başlar. Zira işgalciler sivil halka bile çeşitli eziyetler yapmaktadırlar. Bu hareketlerin, geçici bir işgal için değil kalıcı bir işgal için olduğunu bilen Aydın 57. Tümen Kumandanı Miralay Mehmet Şefik Aker, Binbaşı Hacı Şükrü ve Galip Hoca adı ile bölgede halkı direniş için örgütleyen Celal Bey gibi vatanseverlerin öncülüğünde toplanan gönüllüler daha sonra Kuvayı Milliye neferleri olurlar. İsmail Efe bu süreçte Ödemiş yöresinin güvenliği için mücadele etmeye başlar. Bir süre sonra da Sarı Efe Yüzbaşı Edip Bey ve Kâhya Hasan Oğlu Koca Mustafa Efe ile birlikte işgalcilere baskınlar yapmaya başlar.

Bolu ve Düzce isyanlarının bastırılmasında da görev yapan İsmail Efe, Edip Bey ile birlikte bir süre Bolu civarında asayişin sağlanması için çalışır. Manisa yöresinde de hem mücadele karşıtları ile ve hem de işgal kuvvetleri ile kahramanca savaşmıştır.

Zaferden sonra köyüne çekilen İsmail Efe ile 3. Cumhurbaşkanı Sayın Celal Bayar’ın dostluk bağları devam etmiştir. Celal Bey Ödemiş’te İsmail Efe’yi defalarca ziyaret etmiştir.

“Cani cezasız kalmaz. Arslan jandarma hiç yılmaz.” [1]

7-7-1942 yılında vefat eden İsmail Efe’yi diğer zeybeklerden ayıran özelliği, zeybek olmadan önce Sivil Jandarma olması ve Ödemiş’te kurulan ilk gizli ve milli teşkilata katılan ilk efe olmasıdır. Daha sonra Türk milleti için yurdun dört bir yanında yiğitçe savaşmış bir milli kahramandır. İsmail Efe’nin zeybek olma sebebi de yine Türk milletinin şerefini korumak içindir. Ve zeybekliği boyunca eşkıyalığı olmamıştır. Bu sebeple İsmail Efe, zeybekler tarihinde ayrı bir öneme sahip tam bir Kuvayı Milliye Efesidir. [2]

* Kaynakça:

[1] Necat Çetin, İsmail Efe Destanı.

https://www.efelikruhu.com/2017/04/07/mursallili-ismail-efe-destani.html

[2] Bilgi: İsmail Efe ailesinden Hayrettin Efe, Hüseyin Efe, Edip Efe’nin tarafıma sözlü anlatımları ve Celal Bayar’ın Ben De Yazdım adlı eseri.