Türkiye’nin artan enerji ihtiyacı karşılamak için enerji kaynakları çeşitlendirilmeli, üretim de buna paralel olarak artırılıp dışa bağımlılık mümkün mertebe azaltılarak yerli kaynaklara yönelmelidir. Bu makalede, yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgâr enerjisi ve Türkiye’nin bu konudaki durumu ele alınacaktır. Türkiye’nin coğrafi-fiziki konumu ve iklimi nedeniyle yüksek rüzgâr enerjisi potansiyeline sahip olduğu bilinmektedir. Ancak, mevcut potansiyelden yeterince yararlanılmakta mıdır? Dünyada rüzgâr enerjisinden yararlanma durumu nedir?

Rüzgâr Enerjisi Nedir?

Rüzgâr, güneşin ışığının yer yüzeyini farklı ısıtmasından kaynaklanır. Şöyle ki, yer yüzeyinin farklı ısınması, hava sıcaklığının, neminin ve basıncının farklı olmasına, bu farklı basınç da havanın hareketine neden olur. Rüzgâr enerjisi ise, hava akımının sahip olduğu hareket (kinetik) enerjisidir. Rüzgâr santralleri de, hareket enerjisini önce mekanik enerjiye daha sonra elektrik enerjisine dönüştüren sistemdir. Dünyaya ulaşan güneş enerjisinin yaklaşık % 2’si rüzgâr enerjisine çevrilir.

Rüzgâr enerjisi; doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı güneştir. Rüzgâr hız ve yön olmak üzere iki parametre ile ifade edilir. Rüzgâr hızı yükseklikle artar ve teorik gücü de hızının küpü ile orantılı olarak değişir. Rüzgâr enerjisi uygulamalarının ilk yatırım maliyetinin yüksek, kapasite faktörlerinin düşük oluşu ve değişken enerji üretimi gibi dezavantajları yanında üstünlükleri genel olarak şöyle sıralanabilir;

  • Yenilenebilir ve temiz bir enerji kaynağıdır, çevre dostudur, atmosferde bol ve serbest olarak bulunur.
  • Kaynağı güvenilirdir, tükenme ve zamanla fiyatının artma riski yoktur.
  • Maliyeti günümüz güç santralleriyle rekabet edebilecek düzeye gelmiştir.
  • Hammaddesi tamamıyla yerlidir, dışa bağımlılık yaratmaz.
  • Teknolojisinin tesisi ve işletilmesi göreceli olarak basittir.

 Dünyada Rüzgâr Enerjisi

Dünyada rüzgâr enerjisi kullanımı hızla yayılmaktadır. 100 ülkede üretilmekte olan rüzgâr enerjisi, küresel elektrik ihtiyacının % 4’ünü karşılamaktadır. 2015 yılında Danimarka’nın toplam enerji üretiminin neredeyse yarısı rüzgâr enerjisi tarafından karşılanmıştır. Almanya’nın bazı bölgelerinde bu oran % 60’a çıkmaktadır. Uruguay, Portekiz, İrlanda ve İspanya’da ise % 15 civarlarındadır.

Rüzgâr enerjisi kapasitesi bakımından Çin ilk sırada yer alırken onu sırasıyla ABD, Almanya, Hindistan, İspanya ve Birleşik Krallık takip etmektedir. Diğer taraftan dünyanın en büyük rüzgâr enerjisi üreticilerinden biri olan ve bu enerjiyi dış piyasalara satan ABD’de ülke içerisinde rüzgâr enerjisinden üretilen elektriğin oranı % 4,5’te kalırken, Çin’de ise bu oran % 3,2 civarlarındadır.

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından açıklanan veriler, Kuzey Amerika, Doğu Avrupa, Rusya ve Afrika’nın dünya rüzgâr enerji potansiyelinin % 66’sına sahip olduğunu göstermektedir. Dünyadaki rüzgâr türbin imalatının büyük bir kısmı; Çin, ABD, Almanya, Danimarka, İspanya ve Hindistan gibi rüzgâr gücü kapasitesi fazla olan ülkelerde gerçekleştirilmektedir.

Türkiye’de Rüzgâr Enerjisi

Rüzgârın özellikleri, yerel coğrafi farklılıklar ve yeryüzünün homojen olmayan ısınmasına bağlı olarak, zamansal ve yöresel değişiklik gösterir. Rüzgâr türbinleri, rüzgâr enerji santrallerinin ana yapı elemanı olup hareket halindeki havanın kinetik enerjisini öncelikle mekanik enerjiye ve sonrasında elektrik enerjisine dönüştüren makinelerdir. Rüzgâr türbinleri dönüş eksenlerinin doğrultusuna göre yatay eksenli veya düşey eksenli olarak imal edilirler. Bu tiplerden en fazla kullanılanı yatay eksenli rüzgâr türbinleridir.

Adsız2

Türkiye’de yer seviyesinden 50 metre yükseklikte ve 7,5 m/s üzeri rüzgâr hızlarına sahip alanlarda kilometrekare başına 5 MW gücünde rüzgâr santrali kurulabileceği kabul edilmiştir. Bu kabuller ışığında, orta-ölçekli sayısal hava tahmin modeli ve mikro-ölçekli rüzgâr akış modeli kullanılarak üretilen rüzgâr kaynak bilgilerinin verildiği Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası (REPA) hazırlanmıştır. Türkiye rüzgâr enerjisi potansiyeli 48.000 MW olarak belirlenmiştir. Bu potansiyele karşılık gelen toplam alan Türkiye yüz ölçümünün % 1.30’una denk gelmektedir.

2017 yılı sonu itibarıyla 6.516 MW toplam kurulu güce sahip 207 adet Rüzgâr Enerji Santrali (RES) devrede olup Türkiye toplam kurulu gücünün % 7,6’sına karşılık gelmektedir. 2017 yılında rüzgâr enerjisi kaynaklı 17.909 GWh elektrik üretilmiş olup bu değer toplam üretimin % 6,06’sıdır. Türkiye’de rüzgar enerjisinin de dahil olduğu Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) ile ilgili yasal zemin 2005 yılında çıkarılan kanunla hazırlanmıştır. Bu kanunda yayınlanan listede 2020 yılına kadar kaynağına göre uygulanacak elektrik fiyatları listesine göre, Rüzgâr enerjisine dayalı üretim tesisi için uygulanacak fiyat 7,3 cent/kWh’tir.

Değerlendirme ve Sonuç

Rüzgâr enerjisi elde etme ve ondan yararlanma açısından Türkiye’nin coğrafi-fiziki koşulları ve iklimi uygundur. Ancak azami koşullarda rüzgâr enerjisinden nereye kadar yararlanılabilir? Başka bir deyişle enerji ihtiyacımızın en fazla ne kadarını rüzgârdan ve diğer yenilenebilir kaynaklardan sağlayabiliriz? Türkiye’nin rüzgâr enerjisi potansiyeli 48.000 MW olarak belirlenmiştir. 2017 yılı sonu itibarıyla 6.516 MW toplam kurulu gücü olduğuna göre mevcut kapasitenin yaklaşık 1/8’inden yararlanılmaktadır. 2017 yılında rüzgâr enerjisi kaynaklı 17.909 GWh (milyon kWh) elektrik enerjisi üretilmiştir. 2017 yılı itibarıyla Türkiye’nin elektrik enerjisi tüketiminin 294,9 milyar kWh (294900 milyon kWh) olduğu açıklanmıştır. Basitçe bu rakamların karşılaştırılmasından da anlaşılabileceği gibi, tüm elektrik tüketiminin rüzgâr enerjisinden karşılanması mümkün değildir. Ancak kapasitenin artırılarak elektrik tüketiminin daha büyük oranda rüzgâr enerjisinden karşılanması mümkündür. Tüm potansiyelden faydalanmak için rüzgâr santrallerinin kaplayacağı alanın, bölgeler arasındaki rüzgâr hızı farklılıklarının ve diğer yenilenebilir enerji potansiyellerinin (güneş, hidrolik ve biyokütle vb.) de hesaba katılması gerekmektedir. Hep vurguladığımız gibi, enerji kaynakları ve çeşitliliğini artırmak zorunlu ve daha gerçekçidir.

Ülkemizin enerji ihtiyacı her geçen gün artmakta ve fosil (kömür, petrol, doğalgaz) birincil enerji üretim kaynaklarının büyük çoğunluğu dışarıdan karşılanmaktadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli kaynaklara yönelmek büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, özellikle Yapılan yatırımlar sonucunda, 2006 yılında 20 MW olan rüzgâr santrali kurulu gücü 2017 yılı sonu itibarıyla 6.516 MW’ye yükselmiştir. Aynı şekilde, yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla elektrik elde etmek için Türkiye’nin mevcut coğrafi-fiziki ve iklim koşularından yararlanacak şekilde rüzgâr enerjisi yanında diğer yerli kaynaklara da yönelinmesi gerektiği açıktır.

Kaynakça

  1. https://www.enerjisistemlerimuhendisligi.com/ruzgar-enerjisi.html, Erişim: 05 Temmuz 2018.
  2. http://www.enerjiatlasi.com/ulkelere-gore-ruzgar-enerjisi.html, Erişim: 05 Temmuz 2018.

3. https://www.enerji.gen.tr/dunyada-ruzgar-enerjisi.html, Erişim: 05 Temmuz 2018.

  1. http://www.yegm.gov.tr/yenilenebilir/ruzgar-ruzgar_enerjisi.aspx, Erişim: 05 Temmuz 2018.
  2. http://setav.org/assets/uploads/2017/04/YenilenebilirEnerji.pdf , (KARAGÖL Erdal Tanas, KAVAZ İsmail, Dünyada ve Türkiye’de Yenilenebilir Enerji, Analiz, SETA | Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, Nisan 2017 Sayı: 197).
  3. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (http://www.enerji.gov.tr/tr- TR/Sayfalar/Ruzgar), Erişim: 05 Temmuz 2018.
  4. https://www.mmo.org.tr/sites/default/files/8453498933681d8_ek.pdf, Erişim: 11 Temmuz 2018.
  5. http://www.emo.org.tr/ekler/58072be2820e868_ek.pdf, Erişim: 11 Temmuz 2018.
  6. COŞKUN İbrahim, Türkiye’nin Enerji Enerji Geleceği, Anka Strateji Dergisi, Mayıs-Haziran 2018, Sayı:7, sf.64-68.