2017 sanal para birimlerinin için altın yılı olmuştur. Çok değil, henüz 2016’nın son ayında 1000 doların altında bir fiyatta seyreden Bitcoin son günlerde 7000 dolar seviyelerine ulaşmış bulunmaktadır. Günlük bin dolara kadar oluşan oynaklığı ile de oldukça dikkat çekmektedir. Oldukça gümbürtü çıkartan bu yükselişle beraber bitcoin ve sanal paralar hiç olmadığı kadar popüler hale gelmişlerdir. Bir senede birim başına 6500 dolardan fazla kazandıran Bitcoin, herkesin ilgisini çekmiş ve dünya çapında talep görmeye başlamıştır. Üstelik bu talep patlaması sadece Bitcoin için değil, pek çok sanal para birimi adına yaşanmıştır. Ancak son bir senede yaşanılan, önü alınamayan talep patlaması ve popülerliği ile beraber Bitcoin kullanım amacının ötesinde bir spekülasyon ve yatırım aracına dönüşmüştür. Bu durum Bitcoin’in ve altında yatan Blockchain teknolojisinin ciddi anlamda gelecekte büyük önem kazanacağının anlaşılmasından kaynaklıdır.

Peki, bu durum nereye kadar böyle devam edecektir? Bitcoin ile ilgilenenler bu konuda ikiye bölünmüş durumdadırlar. Bir kısım Bitcoin’in 2001 yılında yaşanan “.com balonu” olarak adlandırılan döneme benzetmektedir. “.com balonu” internet sitelerinin yeni popüler hale gelmeye başladığı bir dönemde insanların yeni açılan sitelerin hisselerine devasa miktarlarda yatırımlar yaptığı bir sürecin ardından bu sitelerin hisselerinin bir anda çakıldığı yani balonun patladığı bir kriz sürecini ifade eder. Sonuç olarak internet siteleri o günlerden bugüne kadarki süreçte gerçekten değerli hale gelmişlerdir ve günümüz teknolojik dünyasının en önemli unsurlarından olmuşlardır. Ancak 2000’li yılların başında bu değer inanılmaz ölçülerde şişirilerek bir balon haline getirilmiş ve sonuç olarak patlamıştır. Bu durumun aksine diğer kısım Bitcoin ilgilileri ise Bitcoin’in ve diğer sanal para birimlerinin yükselişinin devam ederek daha fazla insanın ilgisini çekeceğini ve kısa sürede küresel finansal sistem içerisinde yerini sağlamlaştıracağını, mevcut parasal düzenin yerini alacağını düşünmektedirler. Ayrıca “balon” söylentilerinin yoğunlaştığı günlerden bu yana Bitcoin % 700’lere varan yükselişler yaşamıştır ve yaşamaya da devam etmektedir. Dolayısı ile Bitcoin’in değerinin uzunca bir süre daha yükseleceği hatta on bin dolar kimilerince ise yüz bin dolar seviyelerini görebileceğine dair ciddi spekülasyonlar her yerde dolaşmaktadır.

Hiç şüphesiz Bitcoin ve altında yatan Blockchain teknolojisi büyük bir devrimdir ve geleceğin finansal sisteminin ilk yapıtaşlarıdır. Bu sistem ya mevcut finansal sistemle bir adaptasyon süreci yaşayarak gelişecek ya da mevcut finansal sistemi yıkarak gelecekte herkesin kullandığı bir ödeme aracı ya da değer saklama aracı haline dönüşecektir. Üstelik bütün bunlar uzak değil oldukça yakın bir gelecekte gerçekleşecektir.

Peki, bütün bunların ardında yatan hikâye nedir? Bitcoin bugünlerde gerçekten bir balon olma yoluna mı girdi? Yoksa gerçekten yükselişi devam edecek ve sonunda değerini de koruyabilecek midir?

Bitcoin nedir? Blockchain nedir?

Bitcoin ve Blockchain teknolojisi takma adı Satoshi Nakamoto olan ancak gerçek kimliği hala belirli olmayan bir yazılımcı tarafından 2008 yılında ortaya çıkartılmıştır. Bitcoin ve Blockchain aynı şey olarak görülmelerine rağmen aslında tamamen farklı şeyleri temsil etmektedirler. Bitcoin aslında belli başlı birkaç sorunu çözme amacıyla ortaya çıkmış sanal bir değer saklama aracıdır. Sanal bir para birimidir de diyebiliriz. Temel çıkış noktası ise aslında mevcut finansal sistem içerisindeki sömürücü ve güvenli olmayan unsurları devreden çıkartmak. Bunun başında yurtiçi veya yurtdışı para transferleri gelmekte. Özellikle uluslarası para transferlerinde aracıların aldığı ciddi komisyon oranları yerine para transferini aracısız ve çok düşük komisyonlarla güvenli bir biçimde gerçekleştirebilmek üzerine kurulmuş bir değer transfer aracıdır. Aynı zamanda alış-verişleri veya ödemeleri anonim bir şekilde yapabilmek amacıyla kullanılan bir ödeme birimidir.

Ancak kişilerin kimlikleri gizli olsa bile yapılan bütün işlemler herkesin görebileceği bir sistemde stoklanmaktadır. Nitekim burada Bitcoin’in, daha doğrusu Cyrptocurrency olarak bilinen şifreli sanal para birimlerinin en önemli özelliği ortaya çıkmaktadır ki bu da Blockchain adı verilen teknolojidir.

Bu teknolojiyi basit bir dille anlatmamız gerekirse;

  • İki taraf arasında bitcoin (veya herhangi başka bir coin) transferi gerçekleştirileceği zaman, bu transferin ağ üzerindeki belli sayıda bilgisayar tarafından onaylanması gerekmektedir. Bu bilgisayarlar bitcoin kullanıcılarına aittir.
  • Tabi ki, her bitcoin kullanıcısının bilgisayarı bu sürece katılmaz. Bu sürece piyasada “madenci” adı verilen ve bilgisayarlarını bu iş için kullandırtan insanların bilgisayarları katılır. Her onaylanan işlem veya her oluşturulan kayıt için belirli miktarda “bitcoin” ödülleri verilir bu madencilere. Bu sayede insanların bilgisayarlarını bu sürece dâhil etmeleri teşvik edilmiş olur.
  • Onaylanan transferler Blockchain adı verilen veri zincirine kayıt edilir ve bu veriler ağdaki onbinlerce bilgisayarın her birine kopyalanır. Bu sayede kayıtların kaybolması veya kayıtlar üzerinde oynanması imkânsız hale gelir ve geçmişe yönelik kayıtlar her işlemde taranarak aynı coinin tekrar kullanılmasının önüne geçilir.

Bu teknoloji sayesinde günümüz dünyasında insanların paralarını saklamak veya transfer etmek istediklerinde yaşadıkları ve yaşayabilecekleri pek çok olumsuz durumun önüne geçilmiştir. Bitcoin’in ve sanal para birimlerinin de en dikkat çekici özelliği budur. Bu teknolojiyi büyük bankalar ve finans kuruluşları kendi sistemlerine adapte etmeye etmek için büyük çalışmalara girmiş bulunmaktadırlar.

Bitcoin Nasıl Bu Kadar Popüler Hale Geldi?

Yakın zaman içerisinde Arjantin, İspanya, Güney Kıbrıs veya Yunanistan gibi ülkelerde yaşananlar Bitcoin gibi sanal para birimlerine olan ihtiyacın belki de en önemli gerekçeleri olarak görülmektedir. Enflasyonun yüksek olması yerel para birimi üzerinden birikim yapmaya veya alışveriş yapmaya çalışan halklar için çok büyük bir sorun hale gelmeye başlamıştı. Özellikle krizlerin daha da büyüdüğü zamanlarda bankaların kapatıldığı, nakit çekimlerine limitlerin koyulduğu, para transferlerinin yüksek ücretlerle kotaya tabi tutulduğu dönemler olmuştur. Bu tür dönemlerde insanların ödeme imkânları kısıtlanmış, servetleri erimiş veya paralarına el koyulmuştur. Özellikle 2008 yılından itibaren batan büyük bankaların yarattığı sarsıntının dünyanın her tarafında hissedilmesiyle beraber, bankacılık ve finans sektörüne olan güven azalmıştır. Bu sürecin hemen ardından ortaya çıkan Bitcoin insanlar için, devletlere veya başka herhangi bir merkezi sisteme bağlı olmayan bir ödeme ve değer saklama aracı olmuştur. Bu sayede insanların birikimleri enflasyondan etkilenmeyecek, herhangi bir kriz anında yok olmayacak ve merkezi bir kurumun insafına bırakılmayacaktır. Bu krizler insanların Bitcoin’e yönelmesini sağlamıştır.

Bu düşünceler Bitcoin fikrinin ortaya çıkmaya başladığı ilk zamanlarda yalnızca konuya meraklı yazılımcılar arasında rağbet görmeye başlamıştı. Ancak yıllar geçtikçe ve Bitcoin’e destek veren insanların sayısı artmaya başladıkça Bitcoin kendi değerini yaratmaya başladı. Öyle ki Afganistan’da eğitimi için laptop almak isteyen fakat yasalarca “kendi parası” olmasına izin verilmeyen bir genç kızın sorunu internette yayılmaya başladıktan sonra Bitcoin kullanıcıları önce Bitcoinlerini genç kıza göndermeye başladılar. Genç kız bu bitcoinlere sahipti ama Afganistan’da bunları ne yapabileceği hala merak konusuydu. Ardından internet üzerinden satış yapan bir elektronik mağazası Bitcoin ile ödeme kabul etmeye başladı ve genç kız Bitcoinlerini kullanarak kendisine istediği laptopu alabilmiş oldu. Bu sayede devletlerin veya kültürlerin bireyler üzerindeki kısıtlamaları bir nebze olsun aşılabilmiş oldu. Başka bir tarafta ise açığa çıkan belgeler ile büyük ses getiren Wikileaks sürecinde belgeleri sızdıran grup çalışmalarını topladıkları bağışlar aracılığı ile sürdürmekteyken, devletlerin engelleme çalışmaları sonucunda ödeme alabilecekleri hiçbir kanal kalmamış oldu. Tekrar bu süreçte devreye Bitcoin girdi ve insanlar bağışlarını Bitcoin ile yapmaya başladılar. Bitcoin bu olayların medyada getirdiği yankılarla daha da tanınmaya başladı ve aynı oranda Bitcoin ile ödeme alan şirketler de arttı.

Madalyonun diğer ucundan baktığımız zaman göreceğiz ki Bitcoin her zaman iyi amaçlarla kullanılmamıştır. Bitcoin’in gelişmesine belki de en çok katkı sağlayan, Silk Road adlı yasadışı bir internet sitesiydi. Bu sitede uyuşturucu ticaretinden, hackerlık faaliyetlerine hatta kiralık katil ilanlarına kadar herşey mevcuttu ve alışveriş yalnızca Bitcoin ile yapılabiliyordu. Sitede milyonlarca dolarlık alışveriş hacmi oluşmaya başladı ve bunların hepsi Bitcoin ile yapıldığı için Bitcoin’e olan talebi ciddi ölçüde artırmaya başladı.

Üstelik bu süreçte yalnızca Bitcoin değil, Bitcoin’e benzer pek çok sanal para birimi de ortaya çıktı. Bunlar Bitcoin ile farklı özellikleri dolayısı ile ayrışan paralardır. Kimisi Litecoin gibi daha hızlı ve daha düşük ücretli transfer süreci sunarken, kimisi ise Etherium gibi gelecekte kontratların yerine geçebilecek bir sistem getirmektedir. Bunlar dışında da oldukça fazla talep gören coinler mevcuttur fakat değerlisi ve değersiziyle beraber şu an piyasada 1600’den fazla aktif olarak işlem gören coin olduğu bilinmektedir. Bunların hepsi de Bitcoin’in artan popülerliği ile beraber ilgi görmeye başladılar.

Sanal Para Devri Nasıl İlerleyecek?

Bitcoin ile beraber altcoin olarak anılan pek çok coin bu sene oldukça popüler hale geldiler, talep gördüler. Pek çok coin sadece bir sene içerisinde değerini 5’e 6’ya katladı. Fiyatlar artmaya başladıkça daha da popülerleşti ve bunun bir sonucu olarak insanlar coin alıp satılan sanal borsalara hücum etti. Bu borsalar devasa işlem hacimlerine ulaştılar.

İşin özünde sanal bir ödeme aracı olarak kullanılması amaçlanan Bitcoin her şeyden önce spekülatif bir yatırım aracına dönüştü. Bitcoin’i veya altcoinleri amacı doğrultusunda kullanan pek çok insan olmakla birlikte, bu coinlere sahip insanların ezici çoğunluğu tamamen spekülatif yatırımlara ortak olmak ve yükselişten kar elde edebilmek adına bu coinleri ellerinde tutmaktadır. Bu insanlar içerisinde sanal paraların yakın gelecekte ciddi anlamda hayata dâhil olacağına inandıkları için yatırım yapanlar da vardır, sadece fiyat hareketlerinden kar elde etmek isteyenler de.

İnsanların yatırım aracına dönüştürdüğü bir şey doğal olarak finans dünyası için de yatırım aracına dönüşmüştür. Bitcoin esasında Wall Street’in temsil ettiği düzene karşı oluşturulmuş bir sistemdir. Ancak geldiğimiz noktada artık Bitcoin büyük finans kuruluşlarının da dahil olduğu spekülatif yatırımların odak noktası haline gelmiş, büyük finans oyuncularının, şirketlerinin tam kucağına oturmuş durumdadır.

Hiç şüphesiz gelecekte kullanılacak finansal sistemin temelleri Bitcoin ve Blockchain teknolojisi üzerine kurulacaktır. Ancak asıl kullanım amacına uygun bir şekilde hayatımıza yerleşene kadar ciddi değişimler geçirecektir. Bu süreçte belki daha büyük patlamalar yaşayacak veya ciddi değer kayıplarına uğrayacaktır. Bir süre sonra ciddi bir çöküş yaşaması muhtemeldir. Bitcoin’in yaşayacağı çöküş onun gündelik hayatımızda kullanabileceğimiz bir para birimi olması için tekrardan düzenlenmesine vesile olacaktır. Üzerindeki bu “balon” patlayacak ve gerçek değeri ile finans sisteminin geleceğini oluşturacaktır.