Giriş

26 Nisan 1986’da Çernobil/SSCB’de ve 11 Mart 2011’de Fukuşima/Japonya’da nükleer santrallerde meydana gelen kazalar, dünyanın en gelişmiş, en organize toplumlarında bile bu tip felaketlere karşı alınabilecek tedbirlerin ne kadar ayrıntılı olarak düşünülmesi gerektiğini bizlere göstermiştir. 1945’te atom bombası felaketini yaşayan Japonya bile böyle bir durumla baş etmekte zorlanmıştır.

Bilindiği gibi, Çernobil nükleer santral kazası dolayısıyla binlerce insan yüksek dozda radyasyona maruz kaldığı için ölmüş, yaralanmış veya sakat kalmıştır. Ayrıca komşu ülkelerde dâhil çok geniş bir alan uzun yıllar sürecek ve gelecek nesilleri ve doğayı etkileyecek bir radyolojik tehlikeyle yaşamak zorunda bırakılmıştır. Ayrıca, Çernobil’den sonra Trakya ve Karadeniz bölgelerinde kanser vakalarının ve sakat doğum oranlarının arttığı bir çok araştırmayla kanıtlanmıştır.

Ülkemizde kurulacak nükleer santraller ve çevre ülkelerde bulunan eskimiş nükleer santraller göz önüne alındığında, bizlerin de konu üzerinde hassasiyetle düşünmemiz ve gerekli tedbirleri şimdiden almamız gerekmektedir. Bu makalede, çok basit ve sade bir şekilde neler yapılması gerektiği üzerinde durulmuştur.

Radyolojik ve Nükleer Yayılmalara Karşı Alınması Gereken Önlemler      

a. Radyolojik ve nükleer yayılmalar; kaza sebebiyle (Çernobil ve Fukuşima nükleer santrallerinde yaşandığı gibi), radyolojik materyallerin tutulduğu nükleer, endüstriyel ve tıbbi tesislerin sabote edilmesinden veya bu tesislerde öldürücü zararlar meydana gelmesinden ortaya çıkan yayılmalardır.

b. Reaktör kazalarında, meteorolojik şartlarında etkisiyle radyoaktivitenin yayılımı birkaç saat veya hatta günler içinde gerçekleşebilir. Radyolojik yayılmalardan kaynaklanan tehlikeler; ışınlama, solunum, sindirim ve deri teması yoluyla oluşmaktadır.

c. Nükleer ve radyolojik acil durumlarda ilk aşamada alınması gereken üç tip önlem vardır:

  • Sığınma: Açığa çıkan radyoaktivite bulutunun etkisini azaltacak basit bir yoldur. Rüzgâr veya hava ile radyoaktif bulut dağılana kadar evin içine sığınılır, tüm pencereler ve havalandırma sistemi kapatılır.
  • Tahliye: Bu önlem açığa çıkması beklenen radyoaktivite miktarının fazla olması durumunda, ortama yayılan radyasyonun zararını azaltmak için resmi makamlarca alınan kararla belirlenen yerleşim yerlerinde uygulanır.
  • İyot tabletleri: Vücudumuza giren radyoaktif iyot, tiroit bezlerinde birikir ve yüksek dozlarda, özellikle çocuklarda kansere neden olur. Aynı şekilde, radyoaktif iyot süt ve diğer besin maddelerinde birikir ve aynı etkiyi yaratır. İyot tabletlerinin alınmasıyla tiroit bezleri radyoaktif olmayan, kararlı iyotla doyurulmuş olur ve vücuda giren fazla iyot, ter veya idrar yoluyla kolayca atılır. İyot tabletlerinin dağıtılması, sığınma veya tahliye önlemlerine ek olarak yapılmalıdır. Ayrıca 40 yaşın üzerindeki kişilerde kalp ve tansiyon rahatsızlıklarına neden olduğu için kullanılmamalıdır.

210320130812310068243

Kaza öncesi Fukuşima nükleer santrali

ç. Radyasyon tehlikeleri, dış ve iç olmak üzere iki çeşittir. Dış radyasyon tehlikelerinden korunmak için üç temel faktör vardır:

  • Zaman: Radyoaktif kaynağın yakınında ne kadar az zaman geçirilirse o kadar az doza maruz kalınır. Doz= (Doz Şiddeti) x (Zaman)
  • Mesafe: Radyasyon kaynağından uzaklaşarak, maruz kalınabilecek doz miktarı azaltılabilir. Radyasyon, radyoaktif kaynaktan uzaklaştıkça mesafenin karesi ile ters orantılı olarak şiddetini kaybeder.
  • Zırhlama: Radyasyon kaynağı ile kişi arasına uygun bir engel konulmasıdır. Yüksek yoğunluklu maddelerden yapılmış malzemeler özellikle X ve gama ışınlarına karşı etkili bir korunma sağlarlar. Uranyum metali, X ve gama ışınları için en etkili zırh malzemesidir.

d. İç radyasyon tehlikesi; açık radyoaktif maddelerin solunum ve sindirim yolu ile veya cilt üzerinde bulunan gözenek, yara ve çiziklerden direkt vücuda girmesi sonucu meydana gelmektedir.

(1)     Vücuda giren radyoaktif maddeler, cinslerine göre değişik kritik doku, organ ve kemiklere kan yoluyla taşınarak yerleşmektedirler. Kemiklere yerleşenler kişiyi ömür boyu, diğerleri ise fiziksel yarı ömürlerine göre ve vücuttan çeşitli yollarla atılana dek (biyolojik yarı ömür) ışınlamalarına devam etmektedirler.

(2)    İç radyasyon tehlikelerinden korunmak için; radyoaktif maddelerin vücuda girmesini önleyecek şekilde, ağız-burun maskeli özel koruyucu giysiler ve teçhizat kullanılmalıdır.

 

 sonra

 Kaza sonrası Fukuşima nükleer santrali

Radyoaktif Serpinti ile Kirlenmiş Yiyeceklerin Tüketilmesi ve Korunması

a. Radyoaktif serpinti ile kirlenmiş yiyeceklerin tüketilmesi iç radyasyona, yani vücut içine alan radyoaktif kaynaklardan gelen radyasyona bağlı, radyasyon yaralanmaları riskine neden olabilir.

(1)       Açık alanda korunma olmadan saklanan ambalajlanmamış ve taze gıdalar kirlenir. Yiyeceklerin radyoaktif serpintilerden kirlenmemesi için uygun ambalajlama yapılmalıdır.

(2)       Plastik veya çok katlı kontrplak gibi düzgün yüzeyli, sert ve gözeneksiz malzemeler ambalajda kullanılmalıdır.

(3)       Depolama tesisleri serpintinin girişini önlemek için kapalı tutulmalıdır.

(4)       Koruyucu olarak kullanılacak her örtü, nükleer serpintiye karşı korunma sağlayacaktır.

(5)       Hayvan ürünlerini korumak için, hayvanlar kapalı yerlerde tutulmalı ve kirlenmiş yemlerden sakınılmalıdır.

b. Herhangi bir radyasyon kazası durumunda yiyecek ve içecekleri radyasyondan korumak için bilinmesi ve uygulanması gereken üç temel husus vardır.

1.  Yiyecek ve içecek üzerindeki radyoaktif bulaşmanın kontrolü yapılmalı,

2. Mümkün olan en kısa zamanda radyasyon kaynağından en uzak mesafeye götürülmeli,

3. Yiyecek ve içecekler zırhla kaplanmış depolama alanlarında saklanmalıdır.

Sonuç ve Değerlendirme

Nükleer enerji, nükleer santraller ve radyasyon yaşamımızın bir parçası olmaya artarak devam etmektedir. İnsanlık geliştikçe enerji ihtiyacı artmaktadır, bu da yeni enerji kaynaklarının yaratılması ile karşılanacaktır. Yakın gelecekte nükleer enerjinin yerine başka bir kaynak bulunması fazla mümkün görünmemektedir. Bu nedenle, nükleer santraller ve hayatımızın her alanında kullanılan radyasyonla yaşamaya alışmamız gerekmektedir.

Kaynakça:

  1. Radyasyon, İnsan ve Çevre; Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Yayını, 2010.
  2. Çevresel Radyasyon; Bilim ve Teknik Dergisi, Nisan 2011, Sf.41.
  3. Doğal ve Yapay; NTV Bilim Dergisi, Nisan 2011, Sf.49.
  4. Nükleer Enerji ve Radyasyondan Korunma; Doç. Dr. Sevilay Hacıyakupoğlu, Ders Notları, Eylül 2011.
  5. http://www.taek.gov.tr/acil-durumlar/kaza-ve-tehlike-durumu/138-cernobil-dosyasi/365-20-yilinda- cernobil-serisi.html, Erişim Tarihi: 03 Aralık 2017.