Ey vatandaş! Yarın hemen bankalara koşuyoruz ve TL’yi çekerek piyasada talebini arttırıp, değerini yükseltiyoruz. Sonra o parayla altın alıyoruz; aldığımız altınları doğrudan ilgili kamu bankasına yatırıp, yastık altına girmeden ekonomiye kazandırıyoruz. Böylece devletimiz de altın zengini oluyor.

Nasıl mı? Haberiniz yok mu? TÜİK’in son açıkladığı verilere göre bankalarda 891 milyar TL’yi aşkın tasarrufumuz bulunuyor. Kişi başına hepimizin 11 bin 700 TL tasarrufu var.

İstanbul’da 122 ülkeyi geride bırakıp, fert başına kenara neredeyse 26 bin TL para atmışız. Ankara’dakiler 16 bin 757 TL… 16 bin 603 TL ile onu Muğla takip ediyor. En az tasarrufu bulunan Muş’ta bile, her vatandaşın kıyada köşede bin 249 TL’si bulunuyor.

Nasıl haberiniz olmaz? Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli, tüm istatistiklerin doğru olduğunu ve bazı kötü niyetlilerin bunları çarpıttığını dile getiriyor. Başdanışman’dan daha mı iyi bileceksiniz?

Alın size istatistik denilen gerçek. Peki, bunu analiz etmeden veren medya kuruluşlarına ne demeliyiz? Hepimizin iyi kötü tasarrufu var. Bu durumda Mehmet Şimşek başta olmak üzere ekonomi ile ilgili kurmaylar da gerçeği söylemiyor. Hani biz tasarruf açığı olan bir ülkeydik?

Yıllar önce Kusursuz Enerji Planı kitabının yazarı Mühendis Naci Özen, namı diğer Yurttaş Mazlum Çoruh, bana duyduğu bir anekdotu aktarmıştı. Aynen şöyleydi:

İki ekonomist stadyumda otururken biri diğerine sormuş: “Sence burada yıllık kişi başına düşen milli gelir oranı nedir?” Diğeri yanıtlamış: “2 bin dolar civarında.” Soruyu soran hemen atılıp açılıp getirmiş: “Doğru ama birazdan 20 bin dolar seviyesine çıkacak.

Buna çok şaşıran diğer ekonomist ‘nasıl’ deyince, yanıtını almakta gecikmemiş: “Birazdan işadamı olan iki kulüp başkanı şeref locasındaki yerlerini alacaklar.”

İşte Türkiye’nin de durumu bundan farklı değil. Şimdi eğer anekdot bir anlam ifade etmediyse ve Bülent Gedikli’nin yaklaşımına inanıyorsanız, sizden ricam yarın bankaya gidip, payınıza düştüğü açıklanan tasarruf miktarınızla ülkemizin ekonomisine katkı sağlayacak hamleyi yapın.

Aklımdayken bir daha da lütfen enflasyondan, pahalılıktan, asgari ücret miktarından ve zamlardan serzenişte bulunmayınız. Tasarrufunuz var, haberiniz yok. Üzerine fakirlik çekip, bir de basını yanlış beyanlarla oyalıyorsunuz.

Rica ediyorum; yapmayın. Yapmayın ki biz de basın mensupları olarak nano teknoloji, uzay ekonomisi, toplum 5.0 gibi konuları konuşmaya fırsat bulalım.