Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE
LINKEDIN
Share

Pensilvanya’da Joe BIDEN’ın kazandığının açıklanmasının ardından Biden’ı arayıp müjdeyi verdi. “Başardık Joe. Amerika Birleşik Devletleri’nin bir sonraki başkanı sen olacaksın.”

3 Kasım 2020 tarihinde sona eren ve gergin geçen ABD Başkanlık seçimleri sonucunda Demokratların adayı Joe BIDEN ABD’nin 46’ıncı başkanı oldu.

Demokrat Parti’nin gelenekselleşmiş seçmenlerinin; eğitimli ve aydın kitlelerin, ırkçılık karşıtlarının, siyahilerin ve dış kökenlilerin seçime katılım konusunda (özellikle mektupla gönderilen oylarla) eski dönemlere göre daha istekli olması, toplumun en az yarısında artık çekilmez düzeye gelen Trump antipatisinin de doğal bir sonucuydu.

Tarihte en fazla oy alan başkan adayı olduğunu belirten Biden zafer konuşmasında “Bu ülkenin halkı konuştu ve bize açık bir zafer verdi, bölen değil, birleştiren bir başkan olacağım. Ben kırmızı veya mavi eyalet görmüyorum, ben sadece Birleşik Devletleri görüyorum, Afrikan-Amerikalı topluluk hep benim arkamdaydı, artık ben de sizin arkanızda olacağım” ifadelerini kullandı. Biden koronavirüs salgınındaki kayıplara da değinerek, salgına son vermek için çalışacaklarına vurgu yaptı.

Yeni döneme ilişkin genel olarak şunları söyleyebiliriz:

Olağan dışı bir figür olan Trump dönemi sonrasında ABD ve Dünya için yeni bir süreç başlayacak. Ülke dışına yönelik ana politikalarda kısmen ve düşük oranlarda, ancak yaklaşım ve yöntemlerde önemli oranda değişiklikler bekleniyor. Öncelikli hedef yine Çin ve başlıca harekât alanı da Asya olacak gibi.

İran’la ilişkilerde kontrollü bir yumuşama dönemi beklenebilir.

Yalnızlaşan ABD yerine ittifaklarla güçlü olan ABD istenecek. Trump döneminde kaybedilen, gücendirilen, şüpheye düşürülen müttefiklerin kazanılmasına çalışılacak. Avrupa ile ilişkiler onarılacak.

Pentagon karargâhının ve istihbarat teşkilatlarının, yürütülen dış politikalarda ve onların alt projelerinde yaşanan belirsizliklerden kurtularak daha rahat çalışacağını söyleyebiliriz.

Diğer yandan Trump’ın yakın ilişki içinde olduğu, Suudi Arabistan gibi totaliter bazı yönetimlerle “farklı” yöntemler içeren ilişkiler geliştirilebileceği beklentileri de mevcut.

ABD içinde ise siyasal açıdan aşırı derecede kutuplaşan toplum kesimlerinin yarattığı kırılganlığı gidermek ve iç yapıda oluşan hassasiyete karşı tedbir almak maksadıyla, birleştirici söylemlerin gereği olan sosyal politikalara ağırlık verileceğini, Covit-19 pandemisi ile mücadelenin daha etkin sürdürüleceğini söyleyebiliriz.

Şimdi farklı bir konuyu paylaşmak istiyorum: Demokratların yönetimindeki önceki iki dönemin başkan yardımcısı olan Biden ABD’nin yeni başkanı oldu ancak, seçim yeni bitmesine rağmen, yeni Başkan Yardımcısının da fazlasıyla dikkat çektiğini söyleyebiliriz: Kamala HARRIS

Konuşmaları ve paylaşımları çok ilgi görüyor. Öncelikle karizmatik bir duruşu olduğunu belirtmemiz gerek. Beden dilini doğal ve doğru kullanıyor; zeki, donanımlı ve dinamik bir izlenim bırakıyor. Sıra dışı bir gelişme olmazsa şimdiden sonraki dönemin müstakbel başkanı gibi. Belki olağanüstü gelişmeler bağlı olarak daha erken bile olabilir.

Tanımayanlar için Kamala HARRIS’in biyografisine bir bakmak gerek. Harris, Jamaikalı kökenli bir babanın (Donald J. HARRİS) ve Hindistan kökenli bir annenin (Shyamala GOPALAN) çocuğu olarak California eyaletinin Oakland kentinde dünyaya geldi. Meme kanseri araştırmalarında çalışmak isteyen bir biyolog olan annesi Shyamala GOPALAN 1958’de 19 yaşında bir yüksek lisans öğrencisi olarak Hindistan’dan ABD’ye gelmişti. Babası Donald J. HARRIS ise 1961’de lisansüstü eğitim için Jamaika’dan ABD’ye gelmiş ve 1966’da ekonomi alanında doktora derecesi almıştı. Sonrasında Stanford Üniversitesi’nden emekli bir ekonomi profesörü olmuştu.

Karma bir kültürle yetiştirilen Kamala ve kız kardeşi Maya, bir yandan babaları tarafından Afro-Amerikan kilisesine götürülüp kilise çocuk korosunda şarkı söylerken, anneleri tarafından da zaman zaman bir Hindu tapınağına götürülürlerdi.

Babası ve annesi o yedi yaşındayken boşanmışlardı. Kamala ve kız kardeşi Maya, on iki yaşındayken annelerinin McGill Üniversitesi’ne bağlı Yahudi Genel Hastanesi’nde araştırma ve öğretim görevi teklifi almasıyla birlikte Montreal, Quebec, Kanada’ya taşındılar. Kamala orada Yahudiliği de öğrendi. Kanada’da Fransızca konuşulan Notre-Dame-des-Neiges ilkokulundan ve ardından Quebec’teki Westmount Lisesi’nden 1981’de mezun oldu.

Üniversite eğitimini, ABD’de Washington DC’de genellikle Afrika kökenlilerin eğitim kurumu olarak bilinen Howard Üniversitesi’nde tamamladı. 1986’da Howard’dan siyaset bilimi ve ekonomi alanında derece ile mezun oldu. Howard’da iken, California senatörü Alan CRANSTON’un yanında staj yaptı, Ayrıca ekonomi topluluğuna başkanlık, münazara ekibine liderlik yaptı.

Harris daha sonra Hukuk Eğitimi Fırsat Programı (LEOP) aracılığıyla California Üniversitesi Hastings Hukuk Fakültesi’ne katılmak için California’ya döndü. Hastings’teyken, Kara Hukuk Öğrencileri Derneği’nin şubesinin başkanı olarak görev yaptı. 1989’da mezun oldu ve Haziran 1990’da California Barosuna kabul edildi. Aynı yıl Alameda İlçesinde bölge savcı yardımcısı olarak işe başladı.

2004-2011 yılları arasında San Francisco Bölge Başsavcısı olarak görev yaptı.

Bu dönemde:

2005 yılında, Ulusal Siyah Savcılar Derneği Harris’e “Thurgood Marshall Ödülü”nü verdi. O yıl, “Amerika’nın En Güçlü Kadınlarından 20’si’nin profilini çıkaran Newsweek raporunda 19 başka kadınla birlikte yer aldı.

2006 yılında Harris, Ulusal Bölge Avukatlar Birliği’nin Yönetim Kurulu’na başkan yardımcısı olarak seçildi ve “Düzeltmeler ve Yeniden Giriş Komitesi”ne eş başkanlık etmek üzere atandı. Ayrıca California Bölge Avukatlar Derneği’nin “Cinsel Suçlar Komitesi”ne eş başkan olarak seçildi. Aynı yıl, Howard Üniversitesi, Harris’e, hukuk ve kamu hizmeti alanlarında başarılı çalışmaları nedeniyle “Üstün Başarılı Mezunlar Ödülü” verdi.

2008’de California Lawyer dergisi tarafından “Yılın 34 Avukatından” biri olarak seçildi. Aynı yılın ilerleyen aylarında yayınlanan bir New York Times makalesi de onu ABD başkanı olma potansiyeline sahip bir kadın olarak tanımladı ve “sert bir savaşçı” olarak ününü vurguladı.

2010 yılında, California’nın en büyük yasal gazetesi The Daily Journal, Harris’i eyaletteki en büyük 75 kadın davacıdan biri ve eyaletteki en iyi 100 avukattan biri olarak belirledi.

2011 ile 2017 yılları arasında iki dönemde bu pozisyona gelen ilk siyahi kadın olarak California eyaletinin başsavcılığı görevini yürüttü.

2013 yılında Time, Harris’i “Dünyadaki En Etkili 100 Kişi” listesine seçti. 2016 yılında, Bipartisan Adalet Merkezi, Harris’e, Senatör Tim SCOTT ile birlikte “Adalet Ödülü” verdi.

2014 yılında avukat Douglas EMHOFF ile evlendi ve Emhoff’un önceki evliliğinden olan iki çocuğunun üvey annesi oldu. Emhoff ile evlendiğinde Hint kökenleri gereği yeni kocasının boynuna bir çiçek çelenk yerleştirdi ve Yahudi inancına saygı duymak için, gelenekleri gereği bir bardağı ezdi.

 2016 yılında Demokrat Parti’den California Senatörü olarak seçildi.

California’nın ilk siyahi kadın senatörü oldu.

Harris, 2018’de çevre koruma konusundaki çalışmaları ve liderliği nedeniyle ECOS Çevre Ödülü’ne de layık görüldü.

Yaşamı boyunca Hintli yakın akrabalarıyla iletişimi sürdüren ve babasının Jamaika’daki ailesini de ziyaret eden Harris, kökenine bağlı olmasıyla da dikkat çekti.

Demokrat Parti’de başlattığı başkanlık adaylığı kampanyasını 2019 yılı Aralık ayında sonlandırarak Mart 2020’de Biden’a destek verdiğini açıkladı.

Yaşamının her döneminde ideallerine bağlı, tutkulu, hırslı, çalışkan ve başarılı, bir portre olduğu açık olarak görülen Kamala HARRIS, 1929’dan 1933’e kadar Başkan Herbert HOOVER ile birlikte görev yapan Charles CURTİS’in ardından, Avrupa kökenli olmayan soylardan olan ikinci Başkan Yardımcısı olarak tarihe geçecek.[1]

Harris’in kendi açıklamalarına göre, Kamala ismi Sankristçe’den geliyormuş ve anlamı Lotus çiçeğiymiş. Lotus, bizim bildiğimiz nilüfer çiçeğinin bir türü. Kökleri en kirli sularda olduğunda bile güzel bir çiçek olarak ortaya çıkabilen “Lotus çiçeği, aynı zamanda saflığın ve aydınlanmanın sembolüymüş. Annesinin ise bir ifadesinde, Kamala’nın göbek adının Devi olduğunu, Devi’nin tanrıça anlamına geldiğini ve Kamala ile kız kardeşi Maya’yı “kadınların güçlenmesine inanmaya” teşvik ettiğini ifade ettiği söylenmektedir.[2]

Kamala HARRIS yaptığı zafer ve teşekkür konuşmasında, annesinin 19 yaşında Hindistandan ABD’ye geldiğini ve imkânlar ülkesinin ideallerine inandığını söyledi. Annesinin bir kadın başkan yardımcısının göreve gelmesinin mümkün olacağı günü iple çektiğini anlatan Harris siyah, Asyalı, beyaz, Latin ve yerli kadınların mücadelesinin bugün bunu mümkün kıldığını söyledi. Kadınların son 100 yıldaki mücadeleleri ve kazanımlarından bahseden Harris, “Onların mücadelesi, kararlılığı, vizyonlarının güçleri” sayesinde bu koltuğa oturduğunu vurguladı ve “Bu göreve gelen ilk kadın olabilirim ama son kadın olmayacağım.” dedi.

Harris’in etkileyici öyküsünün, kişiliğinin, kapasite ve yeteneklerinin ABD devlet kurgusu tarafından değerlendirilmek isteneceği aşikâr. HARRİS’in ABD içinde farklı kökenlerden gelen ve eşit vatandaş olmak isteyenler, Asya kökenliler, Afro-Amerkanlar, kadınlar, hukuk savunucuları ve ideallerine bağlı geniş kitleler açısından bir fenomen olacağı söylenebilir. Öte yandan Harris’in, ABD tarafından, Çin’e karşı yürütülmekte olan ekonomik ve siyasi güç mücadelesinde, Asya ülkeleri ve özellikle Hindistan kartının daha etkili oynanması için kısa ve orta vadeli önemli fırsatlar vereceğini söyleyebiliriz.

Türkiye açısından bakıldığında;

2016 yılında California senatörü olan Harris’in politika gereği bu eyaletteki Ermeni diasporasının gücünden yararlanmak adına yaptığı önceki söylemlerin ve girişimlerin geçmişte kalması gerektiğini, sorumluluğu ve ağırlığı büyük olan yeni görevinde, eski siyasi yaklaşımların ve sözlerin yerini tarihi gerçeklere bırakması gerektiğini hatırlatmamız gerekiyor.

  1. yüzyılın en büyük lideri olan Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yaşamını ve başarılarını okuması ve onlardan yararlanması Harris’in liderliğine ve vizyonuna katkı sağlayacaktır. Farklılığın manevi maliyeti büyüktür.

Kaynaklar:

[1] https://en.wikipedia.org/wiki/Kamala_Harris

[2] https://flowerpowerdaily.com/kamala-harris-name-is-inspired-by-the-lotus-flower/