Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

Kuvayı Milliye Efelerinden, Birgili Kara Erkek Mehmet Efe, 1898 yılında doğdu. Ailesi ile birlikte çiftçilik yaparak yaşantısını sürdürürken, 1. Dünya Savaşı başlamıştı.

Karaerkek Efe bu savaşa katılmadı ve daha sonra karıştığı bir olay neticesinde zeybek olup, Semitli Küçük Mehmet Efe’ye kızan oldu. Semitli Küçük Mehmet Efe’nin vurulmasından sonra da Poslu Mestan Efe [1] ile birleşerek, 1918 yılına kadar zeybeklik yaptı. [2]

1918 affı ile silah bırakan Birgili Kara Erkek Mehmet Efe Birgi’ye yerleşti ve sakin bir hayat yaşamaya başladı. Fakat Birgi, Yunanlılar tarafından işgal edilince Karaerkek Efe, işgalciler tarafından tutuklandı ve sorgulandı. İşgalciler, yerli işbirlikçileri aracılığı ile efeler hakkında istihbarat toplamış ve kendilerine karşı saldırı yapabilecek olanların ellerindeki silah ve cephaneleri ele geçirmek istemişlerdi.

İşgalcilerin elinden kurtulan Karaerkek Mehmet Efe, aldığı resmi talimat üzerine elindeki silahları İşgal kuvvetlerine teslim etmek durumunda kalan Jandarma Komutanına karşı çıkıp, karakolunu basıp, komutanın itirazı üzerine başını silah dayayıp, karakoldaki silah ve cephaneleri alıp gitti. Daha sonra Bozdağ’da bulunan Poslu Mestan Efe ile tekrar birleşti ve Gölcük Kuvayı Milliye Milis Müfreze Komutanı olarak göreve başladı.

‘‘Bir süre sonra Yedek subay Rıza Çetin yönetiminde 80, Postlu Mestan Efe yönetiminde 70, İzmirli İsmail Efe yönetiminde 70, Mursallılı İsmail Efe yönetiminde 60, öğretmen Ali Cengiz yönetiminde 50, Mustafa Ali yönetiminde 50, Kelas’tan 40, Karaerkek Mehmet Efe ve Avcı Mustafa yönetiminde 30 milis ve zeybekten oluşan ulusal güçler Birgi’ye saldırıya geçtiler. Postlu Mestan Efe ve Ali Cengiz müfrezeleri Hacı Hasan Köyü yönünden, Kelas müfrezesi ile Yunanlıların Taşpazar’daki birliklerine, Karaerkek Mehmet Efe ve Avcı Mustafa müfrezeleri ile Mursallılı İsmail Efe ve Rıza Çetin müfrezeleri Kocadöşemelik’teki Yunan birliklerine saldırıya geçtiler. Altı saat süren çarpışma sonunda üstün Yunan güçleri karşısında çekildiler. Bir şehit, iki yaralımıza karşın Yunan kayıpları yaklaşık olarak 80 kişi kadardı.’’ [3]

Milli Mücadele’nin Galip Hocası Celal Bayar ve Ödemiş Mursallılı İsmail Efe ile de birlikte çalışan Karaerkek Efe, Birgi, Tire ve Ödemiş bölgelerinde işgalcilere karşı yapılan baskınlarda kahramanca savaştı. ‘‘Karaerkek Mehmet Efe, Ödemiş cephesinde yiğitçe savaşan efelerden birisidir.’’ [4]

Gölcük Cephesi bozulunca, Nazilli’ye Demirci Mehmet Efe’nin kuvvetlerine katıldı. Poslu Mestan Efe’nin cephede şehit olmasından sonra da Poslu Efe’nin kızanlarına efelik yapmaya başladı.

‘‘Demirci Mehmet Efe: Bir gün çok acele şifre aldım. Aman Efe, İtalyanlarla karşılaştık, bir müsademe katiyen memuldür, bizi takviye et, diyordu. Hemen Ödemişli Kara Erkek’e emir verdim. Şayet İtalyanlar bu silahı elimizden almağa kalkarlarsa hiç düşünme vur dedim! Bu cevap şifre ile Kara Erkek’e ve Saraçoğlu’na yetişti. Kimsenin tüyüne zarar gelmeden silahlar cepheye geldi.’’ [5]

Üç Yol Muharebesinde kızanları ile birlikte savaşan Karaerkek Efe, Aydın bölgesinde diğer zeybekler ile birlikte pek çok baskına katılmış, Anzavur İsyanı ve Konya Ayaklanmalarının bastırılmasında görev yapmıştır. ‘‘Karaerkek namlı bir efedir.’’ [6]

İşgalciler yurttan kovuluncaya kadar silahını bırakmayan Karaerkek Mehmet Efe, düşmanı İzmir’e kadar kovalayan zeybek süvarileri içindeydi.

‘‘Şeref Üsküp: Bir gün – 1947 yılı – kendisine sormuştum. Efe yazın sıcağında bile kahvenin içinde duvar dibindesin. Şöyle dışarı çıksan. Güldü ve dedi ki: arkam emniyette olmalı. Önümden gelecek belayı Allah’ın izniyle def ederim.’’ [7]

Vefatından önce Ödemiş’te röportaj yaptığım, Ödemiş İlk Kurşun Efeler Derneği Başkanı Âlim Durmaz, Karaerkek Mehmet Efe ve Celal Bayar hakkında şu bilgiyi aktarmıştı:

‘‘Celal Bayar, Ödemiş’i ziyaret edip açık hava mitingi yaptığında, 90 yaşındaydı. Celal Bey’i zeybek olarak biz karşıladık. Bozdağ’a, Mursallı’ya gitti. İsmail Efe ve Karaerkek Mehmet Efe ile görüştü. Birbirlerini görünce ağladılar. Savaş zamanında buralarda görev yapan Celal Bey’in o zaman sakalları varmış. Şimdi Karaerkek’i Hacı olmuş, sakallı olarak görünce, sakallarını okşadı, maaşın yetiyor mu diye sordu. Yetiyor dedi Karaerkek. Ağlaştılar.’’ [8]

Sovyetler Birliği Tarih Akademisi üyesi Leon Nikolin, Kurtuluş Savaşı sonrasında Ankara’ya gelmişti. Kuvayı Milliye’nin örgütlenişini araştırıyor, inceliyor ve bu konuda çalışıyordu. Atatürk’ün tavsiyesi ile Ödemiş’e gitti. [9] Leon Nikolin’in Ödemiş’te görüştüğü Kuvayı Milliye Efelerinden birisi de Karaerkek Mehmet Efe’dir.

 ‘‘Celal Bayar, Karaerkek daha Ödemiş’te bulunduğumuz ilk zamanda Mursallılı İsmail Efe yoluyla bize söz vermiş, Kuvayı Milliyeci olmuştu. Ödemiş, Aydın cephelerinde çalışmış, Konya, Anzavur isyanlarının bastırılmasında hizmeti görülmüş, sonuna kadar gayeye sadık kalmıştır. Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibidir.’’ [10]

Karaerkek Mehmet Efe’nin, Milli Mücadele’nin Galip Hocası, 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile dostluğu zaferden sonra da devam etmiş, Ankara’da ve Ödemiş’te görüşmeleri olmuştur.

‘‘Milli Mücadele tarihini kayıt altına almaya başlamış olan Celal Bayar, o yıllara ait bilgi toplamakta ve yaşayıp gördüklerine yazmaya başlamıştı. Demirci Efe’den Köşk cephesinde asılan Aydınlı tabur kâtibinin ismini sormuştur. Demirci Efe de cevabî mektubunda tabur katibinin adını bildirmektedir.

Nazilli, 3/1/1945. Demirci Mehmet Efe: Muhterem Kardaşım Celal Bey, selam ve saygılar. Ödemiş’li Kara Erkek Mehmet Efe geçen gün Ankara’dan Ödemiş’e geçerken Köşk cephesinde asılan Aydınlı tabur kâtibinin ismini öğrenip bildirmekliğimi emir buyurduğunuzu söyledi.’’ [11]

Karaerkek Mehmet Efe, Demirci Mehmet Efe ve diğer efeler ile birlikte, Celal Bayar’ın hatıratı olarak yazdığı Ben De Yazdım adlı eserine kaynak ve bilgi, belge konusunda katkı sağlayan zeybeklerdendir.

Zaferden sonra Ödemiş’e yerleşen Karaerkek Mehmet Efe, Karaerkek soyadını almış ve 1977 yılında, 79 yaşında vefat etmiştir.

***

[1] Dural, Halil, Bize Derler Çakırca, s, 183. Yayıma Hazırlayan: Sabri Yetkin. Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 78. İstanbul, 1999.

[2] Yavuz, Behiç Galip, Zeybekler, s, 180-181. ADD Ödemiş Şubesi yayınları, İzmir, 2006.

[3] Ödemiş Birgi Tarih, Kültür ve Turizm Rehberi:

https://www.odemisbirgi.com/konaklar-2/birgi-tarihcesi/

[4] Mirzaoğlu, Prof. Dr. Gülay, Zeybeklik Geleneği Bağlamında Efe, Zeybek, Kızan: Kavramlar, Tanımlar, Törenler, s, 6. Acta Turtica Çevrimiçi Tematik Türkoloji Dergisi. Kültürümüzde Efe. Yıl VI, s, 2. Temmuz 2014.

[5] Özkaynak, Kemal, Efelerden Haber, s, 176. CHP Basımevi, Aydın, 1946.

[6] Üsküp, Şeref, Milli Mücadele’de Efeler, s, 171. Hür Efe Gazete ve Matbaası. İzmir, 1992.

[7] Üsküp, Şeref, Hey Gidinin Efesi, s, 82. Hür Efe Matbaası, İzmir, 1988.

[8] Yılmaz, Şahin Efe, Efelik Ruhu Sohbetleri:

https://www.youtube.com/watch?v=Q07pOfZn4Fk

[9] Coşkun, Alev, Ödemiş’te Kuvayı Milliye’nin Kuruluşu İlk Kurşun Savaşı, s, 321. Ödemiş Belediyesi Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi Yayını, 9. Efe Matbaası, Ödemiş-İzmir, 2014.

[10] Bayar, Celal, Ben De Yazdım, cilt: 7, s, 2176. Baha Matbaası, İstanbul, 1969.

[11] Naskali, Prof. Dr. Emine Gürsoy, Demirci Mehmet Efe’nin Celal Bayar’a Mektupları, s, 18-19. Acta Turtica Çevrimiçi Tematik Türkoloji Dergisi. Kültürümüzde Efe. Yıl VI, s, 2. Temmuz 2014.

* Fotoğraf: Ödemiş Yıldız Kent Arşivi ve Müzesi arşivi, Karaerkek aile arşivi, Ödemiş İlk Kurşun Efeler Derneği arşivi, İzmir Hür Efe Matbaası arşivi.