Uzun bir aranın ardından özlediğim Bilge’yi sık ziyaret ediyor oldum bu aralar; son bir haftada 3. Kez yanına uğrama şansım oldu. Biraz havadan sudan bahsettikten sonra konu bir şekilde döndü dolaştı, düşüncelere, isteklere ve çekim yasasına geldi.

“İnsanlar düşündükleri, dikkatlerini verdikleri şeyleri hayatlarına çektiklerini bilselerdi sadece istedikleri şeyleri düşünürlerdi” dedi sohbetimizin bir yerinde.

“Haklısın son bir iki ay içinde bu konuda üç tane yazı yazdım ve yayınladım.”

“İyi işte bu konu önemli, elinden geleni yapmalısın.”

“Pratik hayatta uygulayabileceğimiz ne gibi yöntemler önerebilirsin?”

“Örnek üzerinden gitmek daha iyi olur, insanlar genel olarak en çok ne istiyorlar bu aralar?”

“Varlık, bolluk, bereket ve parayı hayatlarımıza daha fazla dahil etmeye kimse itiraz etmez sanırım” diye cevapladım.

“Buna sahip mi isteyenler belli ölçüde?”

“Evet, belli ölçülerde sahipler, daha fazlasını istiyorlar.”

“Tamam, o zaman, o halde mevcut duruma şükrederek başlamak gerekir, ama öyle laf olsun diye değil, gerçekten içten gelerek. Ayrıca bolluk bereket kavramını geniş tutmak gerekir, illa para olması hatta maddi değeri olması şart değil.”

“Bolluk bereket huzurla başlar, sevgiyle devam eder, para bir sonuçtur demiştin bir keresinde.”

“Evet, sevdiği işi yapanları bu nedenle başarılı olurlar ve para kazanırlar.”

“Daha sonra ne yapmak gerekir.”

“Para konusu da diğer konular gibidir, istediğini düşün, yani sahip olacağın para ile neler yapacaksın bunları düşün, elbette tasarruf ve yatırım yapmak da önemli.”

“Bütçe tutmaktan bahsetmedin.”

“O zaten en başta olmalı, paranın değerini bileceksin ki daha fazlası gelsin.”

“Bu aralar Homo Sapiens isimli bir kitap okuyorum, orada tarım devriminin insanların negatif düşünmeye başlamasına olan etkisi anlatılıyor.”

“Tarihi bilmek iyidir, evet böyle kısmi bir etkisi olabilir, diğer yandan nüfus artışı da önemli bir konu. Bizim konularımız açısından bakacak olursan eski insanlara göre çok daha fazla konfora sahip olmamıza rağmen bir türlü mutlu olamıyoruz.”

“Bunu neye bağlıyorsun?”

“Tek bir nedeni yok, ama insanın en önemli dürtülerinden birisi de mutluluğun peşinden gitmektir, seninle olan sohbetlerimizde yapmaya çalıştığımız gibi.”

Biraz daha sohbet ettikten sonra yanından ayrıldım, hepinize çok selam söyledi.

Yeni bir hikâyede görüşmek üzere, sevgi ile kalın.