Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), geçen Haziran ayında Irak’tan ayrılmayı öngören bağımsızlık referandumu kararının hazırlıklarını sürdürüyor. Ne var ki, bölgedeki mevcut ağır sorunlar, dış dünyanın tepkisi, içerideki olumsuz koşullar ve özellikle güvenlik endişesi ve daha birçok siyasal ve sosyal faktör, söz konusu referandumun yapılıp yapılmayacağı, yapılsa bile sonuçlarının ne olacağı hakkında ciddi belirsizlik ve endişe taşıyor. Önce dışardan başlayalım. ABD, ...
Osman N. ARARAT
HAKKINDA
25.03.1956'da Erzincan'da doğmuştur. Sırasıyla, İlk Okul (1967), Orta Okul (1970), Lise (1974), Kara Harp Okulu (1978), Topçu ve Füze Okulu (1979), Kara Harp Akademisi (1992), Silahlı Kuvvetler Akademisi (1993)'nden mezun olmuştur. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’ün 04.02.2015 tarihli kararıyla aynı zamanda, Üniversitelerin Ekonomi/İktisat/Ekonometri Bölümünden mezun kabul edilmiştir. 1979-2003 yılları arasında TSK'nin çeşitli Kıt'a ve Karargâhlarında Birlik Komutanı ve Karargâh Subayı olarak görev yapmıştır. 2003-2007 yıllarında TSK İstihbarat Okulunda Öğretim Başkanı ve Okul Komutanlığı, 2007-2009 arasında MSB Seferberlik Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 30.08.2009'da Kurmay Albay rütbesiyle kadrosuzluktan emekli olmuştur. Emekli olmayı müteakip, Türkiye'nin terörle mücadele tarihine ışık tutmak amacıyla, ''PKK VE TÜRKİYE'' isimli bir kitap yazmıştır. 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsünde, ANKA Enstitüsü ve Strateji Derneğinde Bilimsel Danışman olarak çok sayıda makalesi yayınlanmıştır. Halen başta askeri konular olmak üzere, güvenlik, terör, terörizm ve istihbarat üzerine yazılar yazmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.
YAZARIN MAKALELERİ
Geçen yıl yaşanan ve Türk tarihine utanç günü olarak geçen meşum darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. Olayın siyasi, sosyal ve hukuki boyutu ülke gündeminden hiç düşmedi. Bu gidişle de, ülke üzerinde yarattığı travma ve tahribat ölçüsünde düşmeyeceği ve daha uzun yıllar gündemi işgal edeceğe benziyor. Sayıları binlerce ifade edilebilecek sivil, asker, polis, kamu görevlisi tutuklandı, kurumu ile ilişkisi kesildi. ...
İnsanlık tarihi hep savaşlarla geçmiştir. Güç olgusu savaşları tetikleyen en önemli unsurdur. Dinin ise bir güç olarak kullanılması neticesinde savaşlar üzerindeki etkisi, insanlık tarihi kadar eskidir. Şeytanın Kabil’e yaklaşarak, ‘kardeşini öldür’ diyerek kulağına fısıldaması üzerine, Kabil’in buna uyarak yerden aldığı taşla kardeşi Habil’i öldürmesi, tarihe geçen ilk kardeş cinayeti olarak bilinir. 15 ve 16. Yüzyıla kadar Osmanlı İmparatorluğu dünyanın en ...
Ülke gündemi adeta bugünlerde Irak ve Suriye’de yaşanan sıcak konu ve olaylar üzerine odaklanmış durumda. Suriye ile ilgili yapılan emperyalist plânlamalar ve gelecekteki belirsizlik üzerindeki tartışmalar yoğun olarak sürdürülüyor. Ortadoğu’nun diğer devletlerinde olduğu gibi, tarihte Irak ve Suriye’nin de Syces-Picot antlaşması ile suni olarak ortaya çıkarılmış devletler olduğunu biliyoruz. Türkiye soğuk savaş döneminde yıllardır ABD’nin Yeşil Kuşak projesi ile uyutuldu. ...
Yeni Anayasa değişikliğine paralel ‘Başkanlık Sistemi’ üzerindeki tartışmalar yoğun olarak sürdürülüyor. Ülke gündemi adeta bunun üzerine odaklanmış durumda. Oysa Türkiye, hali hazırda içerde ve dışarda ağır sorunlarla karşı karşıya. Bunların başında güvenlik ve terör sorunu geliyor. Bununla birlikte, ekonomik sorunların habercisi olan yabancı para gibi bazı göstergelerin hiç de iç açıcı olmayan durumları, ülkede huzur, refah ve güveni tehdit etmeye ...
[pdf-embedder url=”http://ankaenstitusu.com/wp-content/uploads/2016/08/FIRAT-KALKANI-1.pdf”]
15 Temmuz 2016 tarihi, Cumhuriyetten itibaren 93 yıllık milli ordunun şanlı mazisine kara bir leke olarak geçti. Bunula da kalmadı. Hep övündüğümüz 1500 yıllık Türk tarihi sayfalarının da kirlenmesine de yol açtı. Anılan tarihten itibaren Türkiye’de yaşananlar ve bu meyanda ortaya çıkan görüntüler gün ışığına çıktıkça, 35 yılını bu orduya vermiş emekli bir subay olarak -bu süre içerisinde ettiği yemine daima ...
Bloklar arası çatışmanın 90’lı yılların başında sona ermesiyle birlikte soğuk savaş esnasında komünizme karşı İslâm’ı kullanmaya kalkarak ”Yeşil Kuşak” projesini uygulamaya koyanlar, anılan projenin misyonunu tamamlaması üzerine bu kez de, yeni bir tehdit algılamaları üzerinde kafa yordular. Çok geçmeden de İslâm Dünyası’na karşı en uygun olanını seçtiler ve potansiyel tehdit olarak, radikal veya köktendincilik manâsına gelen ”Fundamentalizm”den yana tavır almaya ...