Milli Mücadele yıllarında Nazilli İlçe Jandarma Komutanı olan Yüzbaşı Nuri Bey (Vural) teninin esmerliğinden dolayı ‘‘Arap Yüzbaşı’’ olarak tanınmıştır.

İşgal öncesinde görevi, zeybekleri takip etmek ve ele geçirdiği yerde de gözaltına alarak adli makamlara sevk etmek olan Yüzbaşı Nuri Bey, işgal ile birlikte zeybekleri takipten vazgeçmiş ve tam aksine zeybekleri mücadeleye ilk davet eden isimlerden birisi olmuştur.

İşgal kuvvetlerinin İzmir’in işgali ile birlikte Aydın bölgesine doğru ilerlemesi üzerine Yüzbaşı Nuri Bey, muhafazası altındaki silahlar işgalcilerin eline geçmesin ve halk kendini savunabilsin diye Nazilli’de dağıtmıştır.

Yüzbaşı Nuri Bey’in neferleri aldıkları emir ile Nazilli sokaklarında:

‘‘Memleketin eli silah tutacak yaşta bulunan gençleri… Köylü ya da kasabalı gençler… Sizlere sesleniyoruz: düşman yoldadır. Nazilli’ye girmesi yakındır. İçinizde, düşmana karşı savaşmak isteyenler varsa, Askerlik Şubesine koşup, Reis Nuri Beyi görsünler! Düşmana karşı kullanacaklarına yemin etmeleri ve birer senet vermeleri karşılığında kendilerine muhtaç olacakları bütün silahlar teslim olunacaktır!’ [1] Duyurusunu yaparlar.

Bu duyuru ile Askerlik Şubesinin önüne koşan vatandaşlara Yüzbaşı Nuri Bey şöyle seslenir:

‘‘Bu silahları sizlere dağıtmanın bütün sorumluluğu benim üzerimdedir. Bu silahları sizlere verirken, yemininize, senedinize değil düşmanla kavga günü gelip çatınca benim şu kara yüzümü apak edeceğinize güveniyorum. Silahlarınızı iyi muhafaza ediniz. Neferlerim sırası gelince vereceğim bütün emirleri, sizlere aynı şekilde yeniden duyuracaklardır. Onları zamanında duyabilmek için kulaklarınız her an tetikte olsun! Buralardan fazla uzaklaşmayın. Her yerde, üçer, beşer kişilik gruplar halinde bulunun. Tanrının bizimle beraber olduğunu hiçbir zaman unutmayın!’ [2]

İlk olarak Sancaktarın Ali Efe ile görüşen Yüzbaşı Nuri Bey daha sonra birçok efe ile irtibata geçmiş ve nihayetinde de Demirci Mehmet Efe ile Yörük Ali Efe gibi dönemin en namlı efeleriyle birlikte işgale karşı savaşmaya başlamıştır. Ayrıca Denizli civarında da Selcenli Hüseyin Efe’nin danışmanlığını yapmıştır.

Birinci Dünya Savaşında da görev yapmış olan Yüzbaşı Nuri Bey askerlik sanatında tecrübeli bir subaydır. Ve ömrü hayatı cephelerde geçmiştir.

‘‘Gelibolu Jandarma Taburunun Keşan Bölüğü Mecidiye Takım Kumandanı olduğu sıra Rum çetelerine karşı savaşırken Uzunköprü dolaylarında bombayla yaralanma sonucu sağ gözünü yitiren Arap Yüzbaşı, malul emekli olmayı reddederek böylelikle Nazilli cephesinde bir başka kahramanlığa imza atmıştır.’’[3]

Milli Mücadele yıllarında Aydın’da efelerin danışmanlığını yapan subaylardan birisi olan Yüzbaşı Nuri Bey, Atatürk tarafından daha sonra Hatay ve Manisa’da da görevlendirilmiştir.

‘‘Hatay’ın ilhakı arifesinde, bizzat Atatürk tarafından o havalide gerektiğinde harekâta katılacak bir askeri gerilla teşkilatı kurmakla görevlendirilmiş bulunan bu cesur, değerli ve dirayetli asker, zaferden sonra son vazifesini Manisa Jandarma Komutanı olarak yapmış ve oradan emekliye ayrıldıktan sonra, 1969 yılında İstanbul’daki evinde vefat etmiştir.’’ [4]

14 Kasım’da vefat eden Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri, isimsiz milli kahramanlardan, Yüzbaşı Arap Nuri Bey’i (Albay Nuri Vural) saygı ile yâd ediyor, hizmetlerinin ve hatırasının unutulmamasını diliyorum.

[1] Naci Sadullah Daniş-Cepkenliler-Demokrat İzmir Gazetesi-1970.

[2 ] N. S. Daniş, a.g.e.

[3] Lütfi Dağdaş: http://www.haberekspres.com.tr/arap-yuzbasi-2-makale,5523.html

[4] N. S. Daniş, a.g.e.

* Fotoğraf: Cumhuriyetin 50. Yılında Aydın-1973 İl Yıllığı.