Zeybeklik geleneği ile yetiştirilmiş insanların, kız ya da erkek çocuklarda Gökçen ismini duyduklarında gözleri yaşarır… Çünkü Gökçen denildiğinde bizim içimiz titrer. Ağlamamak için direniriz…

Şehit Gökçen Hüseyin Efe, zeybekler tarihinde belki de en sevilen yiğitlerden birisidir. Bunun sebebi öncelikle Gökçen Efe’nin hakikaten efe gibi bir efe olmasıdır. Dolayısı ile diğer zeybekler arasında da çok saygın bir yeri vardır. Milli Mücadele günleri hakkındaki anılarını paylaşan pek çok efe, Gökçen Efe’den bahsederken büyük saygı ve sevgi ile kendisini anmaktadırlar.

Gökçen Efe

Gökçen Efe, 1891 yılında Ödemiş Ayasuret (Türkönü) köyünde doğdu. Çakıcı Mehmet Efe’nin akrabası ve kızanıdır. Çakıcı Efe, 17 Kasım 1911’de vurulduktan sonra kızan Gökçen, efe olmuş ve kendi çetesini kurmuştur. 1914 yılında Mahmut Celaleddin Bayar Bey (Galip Hoca) aracılığı ve İzmir valisi Rahmi Bey ile Jandarma Yüzbaşı Edip (Sarı Efe) Bey’in onaylarıyla bağışlanarak kızanlarıyla birlikte düze indi. [1]

Gökçen Hüseyin

Gökçen Efe’nin en büyük destekçisi olan Yörük Hacı Halil Efe ise 1866 Tire, Dereli Köyü doğumludur. Hacı Halil Efe medrese mezunu ve Kızılışık Yörük aşireti reisidir. On kardeşi olan Hacı Halil Efe, yurdun işgali üzerine Gökçen Hüseyin Efe’ye bir mektup yazar ve Gökçen Efe’yi mücadeleye davet eder.

Gökçen Efe, 29 Mayıs 1919’da Tire’nin düşman işgaline uğraması üzerine, Yörük Hacı Halil Efe’nin kendisine yazdığı mektuptan etkilenerek, yeniden kızanlarını topladı ve Ulusal Mücadeleye katıldı. İlk olarak, Fanta’daki jandarma karakoluyla ilkokulu karargâh olarak kullanan Yunan birliklerine başarılı bir baskın düzenledi. İşbirlikçi olan bazı yerli Rumlar ve Yunanlılara karşı büyük başarılar elde etti. [2]   

İşgalcilere karşı kahramanca savaşan Gökçen Efe, gözü kara ve cesur bir zeybek olmasına rağmen aynı zamanda da çok merhametli bir insandı. Hayvancılık yaptığı günlerde, sattığı kuzuların annelerinden ayrıldığında, koyunların ağlamaları ve kendilerini yerlere atmalarına dayanamaz ve ağlarmış. [3]

Kuvayı Milliye fedaisi Gökçen Hüseyin Efe, Poslu Mestan ve Mursallılı İsmail Efelerle birleşerek Torbalı, Ödemiş tren yolunun geçtiği Küçük Menderes üzerindeki köprüleri havaya uçurarak Yunan güçlerinin Anadolu içlerine ilerleyişini bir süre engellemeyi başarmıştır. Yunan işgalindeki Ödemiş’e baskın düzenleyeceği sırada hastalanır. Bunu haber alan Yunan güçleri, efenin bulunduğu siperi yoğun top atışına tutarak saldırıya geçerler. Çarpışmayı bir süre yattığı yerden idare eden efe, iyileştikten sonra arkadaşlarına katılır. Ancak çatışmanın bir anında yaraladığı Yunanlılar tarafından süngülenerek şehit edilir. (16 ya da 21 Kasım 1919) Gökçen Efe’nin şehit olması zeybekler arasında çok büyük üzüntüye sebep olmuştur. Demirci Mehmet Efe’nin, Yörük Ali Efe’nin ve Tire-Ödemiş cephelerinde mücadele eden efelerin ağladığı, uzun süre yas tuttuğu anlatılmaktadır…

Türk milleti vatanı uğruna şehit düşen bu kahramanı unutmadı, adına türküler yaktı. Yönetim ise onun onuruna, savunurken şehit düştüğü Fata bucağının adını Gökçen olarak değiştirdi. Gökçen Efe, mertliği ve yardımseverliği ile diğer zeybekler arasında ve zeybeklik tarihinde en sevilen efelerden birisidir. [4]

Yörük Hacı Halil Efe’nin Gökçen Efe’ye yazdığı mektup:

‘‘Oğlum Gökçen, eskiden Osmanlı’ya karşı zeybeklik ediyor ve kahramanlık yaptım sanıyordun.  Efelik yapacak zaman şimdiki zamandır.  Bu acı hal, yüreğini acıtmıyor mu? Haydi bakayım gayri iş başına! Anlaşmak ve yapacağımız işleri kararlaştırmak için bir yer göster. Seni çok göreceğim geldi. Şimdilik selam edip gözlerinden öperim.’’ [5]

[1] Bozmenderes’ten Bozdağlar’a Kuvayı Milliye-A. Munis Armağan

[2] İzmir, Tire, Eğridere Köyü Gökçenefe Derneği

[3] Gökçen Efe Destanı-Sabahattin Burhan

[4]Kuvayımilliye Efeleri-Şahin Efe Yılmaz

[5] Bozmenderes’ten Bozdağlar’a Kuvayı Milliye-A. Munis Armağan