NATO Türkiye’ye mesajı en güçlü şekilde verdi: “Eğer yörüngemden ayrılırsan seni hedef tahtasına oturtur ve parçalarım!” NATO’da komuta yeri tatbikatlarının çok önceden provaları yapılır. Dost, düşman, tarafsız durumu önceden belirlenir. Bu konudaki görseller, sunumlar önceden hazırlanır. Daha sonra dost (mavi) ve düşman kuvvetler (kırmızı/turuncu) serbest oyun şeklinde kendi senaryolarına göre harekât planlarını uygularlar.

Batı Sembollerle Mesaj Verir

Yıllara mâl olmuş bu büyük organizasyon içinde kişilerin araya girmesi, kendi gündemini dayatması asla ve asla söz konusu olamaz! İcra edilen tatbikat sıradan bir faaliyet değildir. NATO’nun kendi açıklamasına bakalım: “TRIDENT JAVELIN 17 is a CPX on an unequalled level; it’s one of the most significant operational-level NATO exercises in 20 years…” (ÜÇ BAŞLIKLI MIZRAK 17, NATO’nun son 20 yıl içindeki, daha önce benzeri olmayan, en önemli harekât maksatlı komuta yeri tatbikatlarından birisidir…) Demek ki sıradan bir faaliyetten değil, çok ciddi bir tatbikattan bahsediyoruz.

Kaldı ki böyle bir müdahale çok önceden tespit edilir ve ilgililere çok ağır bir fatura çıkar! Bunun işten çıkarılma dışında da ciddi sonuçları olur. NATO’da çalışan herkes bu gerçekleri bilir ve böyle bir girişimde bulunmaya cesaret edemez! Gerçek kişi ve isimler de bu tür tatbikatlarda kullanılmaz! Batı dünyası, bilindiği üzere sembollerle mesaj verir: “Atatürk’ün resmi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ismi” düşman tarafına yazılarak çok açık ve net bir mesaj verilmiştir: “Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni son Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde yıkarız!” Bu küstahlık bir NATO operasyonudur ve arkasında NATO’nun önemli üyeleri vardır. Belki de NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in bu tertipten haberi bile yoktur.

Asıl kapıyı kapatan ABD’dir!

Bilindiği üzere, Türkiye’nin iyi niyetli bütün girişimlerine NATO ve ABD kapıyı kapatmıştır. Türkiye defalarca ABD’ye çağrı yapmış ve her defasında ABD, PYD’yi tercih ettiğini ilan etmiştir. Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü PKK/PYD’ye “kara gücüm” diyen ABD ve onun denetimindeki NATO ile mesafe her geçen gün daha da açılmaktadır. Çünkü ABD ve NATO, Türkiye’ye bölünmeyi dayatmaktadır. Türkiye, vatan savaşı çerçevesinde bu dayatmayı reddetmiş ve silaha sarılmıştır. ABD’nin bu kez de Türkiye’ye karşı NATO içinde yeni bir cephe açtığı anlaşılmaktadır. Ama bu cephede de ABD ve şürekâsı dersini alacaktır.

Atatürk Hep Hedefti!

Atatürk, zaten 1919 yılından bu yana Batı’nın hedefindedir. Emperyalist Batı’yı silahla kovalayan dünyadaki ilk önderdir. Dünyanın her yerindeki antiemperyalist kurtuluş savaşlarının ilham kaynağıdır. Bu durumu Birleşmiş Milletler oybirliği ile aldığı “1981 Dünyada Atatürk Yılı” kararında şu şekilde tescil etmiştir: “Atatürk uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba sarf etmiş üstün vasıflı, olağanüstü yenilikler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve istilaya karşı savaşan ilk önderdir.

İnsan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayrımı yapmayan, benzeri olmayan devlet adamı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.”

Atatürk ayrıca yarattığı devlet modeli ile uluslararası sömürüye kapıları kapatmıştır. Bu yönüyle de dünya devletlerine örnek olmuş, Batı ülkelerinin ekonomik çıkarları önünde bir engel olarak görülmüştür.

Biz Türkler!

NATO’ya Çanakkale Savaşı’nı, Kurtuluş Harbi’ni ve Türk tarihini iyi incelemesini tavsiye ederim. Biz hiçbir millete benzemeyiz! Türk, vatanına bir tecavüz olduğunda hesap kitap yapmaz! Saldıranın gücüne hiç aldırmaz! Kimsenin nasihatini dinlemez! Eline ne geçirirse, taş, sopa, silah düşmanın boğazına sarılır. Koca koca devletler diplomasi oyunu oynarken, Karaçok’ta nasıl bir ülkenin kara gücünü vurduysak, ülkemiz için her türlü çılgınlığı göze alırız. Sakın, başka ülkelerle karıştırmayın! Türkleri öldürebilir ama asla esir alamazsanız. Türk, kendi toprağında düşman postalına, yabancı bayrağa tahammül etmez! Onu söker, yırtar atar ve ağır bir bedel ödetir.