Olay Günü:            16 Ağustos 2015

Olay Yeri:               Batı Evleri Mevkii

Olay:                        Kaçırmaya Teşebbüs, Darp

Şüpheli:                   Erkek, 25-30 yaş. 1.95 boylarında, Esmer, Traşlı

Mağdur:                  Kadın, 50 yaş. 1.65 boylarında, Emekli Polis, Judo ve Karate eğitimli, Çantasında Silahı var

Mağdurun İfadesi: ‘’Evimin önüne geldiğim anda arkamı dönerek şahsı gördüm. (Ne işiniz var burada?) dedim. (Gel beraber gidelim) dedi. (Bırakın ben Polisim. Gidin buradan!) dedim. Müteakibinde üzerime atlayarak beni kaldırıp sürüklemeye başladı. Sitemizin giriş kapısına tutunarak direndim. Şahıs, benden çok güçlü olduğu için, beni saçımdan sürüyerek arabaya sürükledi…’’

Polis, ya da asker, ya da müsabık Milli sporcu… Kim olursanız olun, başınıza her an gelebilecek bir olayın özetini okudunuz. Maalesef halkımız, kadın-çocuk şiddeti üzerine her gün biraz daha eğilim gösteriyor ve bu olaylar çok fazla yaşanmaya başlıyor. Konunun sosyal boyutu üzerine sayfalarca yazı yazılabilir şüphesiz. Fakat ben (ve benim gibilerin),  mümkün olduğu kadar sonuç odaklı, önleme odaklı ve somut öğretiler peşinde olması ve aktarım yapması gerektiğini düşünüyorum. Makale amacımız da bu.

Anatomik olarak zayıf ve daha az güçlülüklerine rağmen kadınlar, anaç özelliklerinden dolayı daha esnek; acıya daha toleranslı, daha savaşçılardır. Bilinçaltlarında erkeklerin fiziksel olarak kendilerinden daha güçlü olduğunu bilerek, acımadan hayatta kalmaya çalışırlar. Lakin erkek hegemonyasındaki mesleklerde çalışan kadınlarda diğer kadınlardan daha farklı bir özgüven olur. Kısacası hangi işi yapıyor olursa olsun, erkek/kadın herkesin çevresinden haberdar olması, kötü niyetli şahısları çabuk teşhis etmesi ve kriz anında uygulaması gereken hareket tarzlarını tatbik ederek kas hafızasına alması gerekmektedir. Bu düşünceler, bu bitmek bilmez hazırlık süreçlerini paranoya olarak görmek cesaret ister. Cahil cesareti…

Norveç’e taşınacağınız gün, bu makaleyi de yırtıp atacağınız gün olacaktır. Ancak, Ortadoğu’ya komşu Türkiye gerçeği budur.

Yukarıdaki üzücü örneğimizin üzerinden hareket ederek; Önleme, Korunma, Engelleme ve Karşı-Takip metotlarına gireceğiz.

Anadolu kültüründe annelerimizin öğütlediği (ve kötü niyetli şahıslar yüzünden kadınlarımızın kullanmak zorunda kaldığı) üzere kadınlarımız, toplum içinde yürürken genellikle yere bakmaktadırlar. O an için işe yarıyor gibi görünen bu durum potansiyel olarak av olmanızı sağlarken, aslında sizi av olarak seçmiş olan kötü niyetlileri fark etmemenize neden olur. Hayatın akışında yola düşmüş insanların birbirleriyle sürekli olarak denk gelmesi normal değildir. Yapılan psikolojik araştırmalar ışığında suçlu profilleri belirlenirken;

-Cinsel istismar ve kadına yönelik şiddet suçlularının, mağdurları görsel takip ederek bilgi topladığı (zayıf bir karakter mi, evli mi bekar mı..vs),

-Bu şahısların eylem yaparken hiçbir korku yaşamadan ve çekinmeden yapacak kadar bozuk bir ruh sağlığına sahip olması,

-Saldırganların direk saldırmadan önce ikna etmeye çalıştıkları gibi bilgiler ortaya çıkmaktadır.

Aslında bu durumların tamamı, kadınlar için iyi haber demektir: tespit edecek ve önlem alacak kadar geniş bir zaman mevcut.

Kadın kursiyerlerimle bu konuları konuşurken ‘’Kendinizi nasıl korursunuz?’’ sorusuna verdikleri cevaplar üç aşağı beş yukarı aynı olmakla beraber, maalesef bu profile sahip saldırganları durdurmada yetersiz birer detaydır.

‘’Takip edildiğimi fark edersem telefonla konuşur gibi yaparım.’’

‘’Çığlık atarım.’’

‘’Cimcik atarım. Direnirim.’’

Maalesef bu teknikler ne önleme, ne korunma, ne kurtulma sağlamaktadır.

Neden, cinsel istismar gibi çok ağır ve insanlık-dışı bir suça meyil gösteren şahıs, her şeyi çoktan göze almış demektir. 

ÖNLEME

  • Yaşadığınız yer ne kadar güvenli olursa olsun, geç saatlerde yalnız başınıza kalmayın. Mutlaka tanıdığınız, güvendiğiniz bir erkek şahısın size eşlik etmesini sağlayın.
  • Yalnız başınıza kaldığınız her türlü durumda ana caddeleri, ıssız ve ışıksız parkları güzergâh olarak kullanmayın. Bunun yerine, sitelerin içlerinden ilerlemeye çalışın. Yolların kenarlarında dikkat çekmeyin.
  • Evinize her gün farklı bir rotadan gidin.
  • Evinize yaklaştığınız sırada takip edilip edilmediğinizi kontrol edebilmek adına çevrenize hızlı ama dikkatli bir bakış atın.
  • Nereye geldiğinizi veya nereden geldiğinizi en az bir kişiye belirtin; ‘’Baba, eve geliyorum, bir şey lazım mı?’’ gibi.
  • Sosyal aktivitelerinizde telefon uygulamaları yardımıyla kendinizi bir mekânda işaretlemeyin.
  • Takip edildiğinizi fark ettiğiniz an Polis veya size en yakın kişiyi arayın.
  • Takip edildiğinizi veya bir saldırgan durumuyla karşı karşıya kaldığınızı anladığınız vakit, vücudunuza mümkün olduğu kadar çok oksijen alarak sakinleşin ve böylelikle, daha sağlıklı düşünecek durumda olun.
  • Size yaklaşan, size sorular sorarak tanışmaya çalışan, telefon numaranızı vs. isteyen her kim olursa olsun, aklınızda soru işareti olarak kalmalılar. Çünkü, kişilerin ne derece obsesif olduklarını bilmeniz mümkün değildir.
  • Buluşmalarınızda kişileri herkese açık yerlerde beklemeyin. Buluşmanızı beklerken güvenli bir iç mekâna girin ve buluşacağınız kişi gelene kadar içeride kalın.
  • Kendinizi güvende hissetmediğiniz her an bağırma ve yardım isteme hakkına sahip olduğunuzu unutmayın.

KURTULMA

  • Size yaklaşmakta olan şahıs gördüğünüz zaman bağırarak ‘’YARDIM EDİN!’’ diyerek, kişiden ters tarafa koşarak reaksiyon gösterin.
  • Eğer tenha bir yerdeyseniz, kişiden olabildiğince uzaklaşarak işlek bir yere varmaya çalışın. Araçların geçtiği bir cadde, nispeten insanların olduğu bir sokak gibi.
  • Kaçacak yeriniz kalmadıysa veya kişi size fiziksel temastaysa, kişinin direkt olarak vital noktalarını düşünün;
  1. Gözlere başparmaklarınızla bastırın,
  2. Saldırganın alt veya üst dudağını elinize sıkıştırarak aşağı çekin,
  3. Ellerinizi yumruk yaparak, size sarılan şahsın el kemiklerine kesme yumrukları yapın,
  4. Saldırganın testislerine dizinizle ve dirseğinizle (maruz kaldığınız pozisyona göre) devamlı sert vuruşlar yapın,
  5. Saldırgan, bağırdığınız için ağzınızı kapatmaya çalışıyorsa, boştaki elinizi saldırganla ağzınızın arasına sokacak şekilde omuzdan bir bastırma yapın,
  6. Saldırganla yüz yüze bakıyorsanız ‘’cat paw’’ dediğimiz, iki elinizle kişinin suratını devamlı vuruşlar yaptığınız vuruşlar yapın,
  7. Saldırganın kulaklarına denk gelecek şekilde iki yönden tokat atmaya çalışın.

Unutmayın, saldırganın zayıf noktalarına devamlı bilinçli vuruşlar yaparsanız yeteri kadar acı çekecek ve kendi canının derdine düşecektir.

Anahtar: ‘’BU BENİM BAŞIMA NASIL GELDİ’’ psikolojisinden uzaklaşmaktır.