Bugün itibarıyla Suriye haritasına dikkatle bakalım! Suriye Ordusu, Türkiye’nin Fırat Kalkanı (FK) Harekâtı’nda denetlediği alanın güneyinden geçerek Fırat kıyısına ulaştı. Nehrin El Esat baraj gölüne karıştığı sahilin önemli bir kesimi artık rejimin kontrolünde! Ayrıca IŞİD’in Doğu-Batı irtibatında kilit konumda olan Deyr Hafer kenti rejim güçleri tarafından kuşatma altında tutuluyor…

SURİYE’NİN BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜ
Suriye Ordusu’nun denetlediği bu kilit alanın kuzeyinde Münbiç, güneyinde ise Rakka var! Suriye’nin nabzı bu topraklarda atıyor. Çünkü ülkenin birlik ve bütünlüğünün kaderini Fırat’a dayanan bu kritik alan belirleyecek! Halep’in Suriye’nin denetimine geçtiği andan itibaren bu ülkenin topyekûn çökeceği yönündeki değerlendirmeler son buldu. Şimdiki tartışmalar Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanıp, sağlanamayacağı üzerine odaklandı. Suriye’nin ancak özerk hatta konfederal yapıları kabul ederek toprak bütünlüğünü koruyabileceği yönündeki tartışmalar gündeme oturdu.
Ancak unutulmamalıdır ki böyle bir bütünlük, tıpkı Irak’ta olduğu gibi sadece kâğıt üzerinde kalır. Böyle bir düzenleme, bölünmeye giden yolun kaldırım taşlarını döşemek anlamındadır. Irak’taki statünün benzer şekilde Suriye’de uygulamaya konulması bu ülkeyi dönüşü olmayan bir yola sokar! Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne giden yoldaki en önemli test sahası Rakka’dır! Rakka rejimden koparılırsa, birliği sağlamak ancak çok daha büyük maliyetlerle mümkündür. Bunun garantisi de yoktur.
Rakka’da özerk statüde herhangi bir Sünni oluşum yaratılırsa, doğal olarak PYD üzerindeki baskılar da azalacaktır. Emperyalist merkezlerin hesabı budur! YPG ile etkin ve gerçekçi bir şekilde mücadele etmenin ön koşulu, Suriye rejiminin terör kantonları dışındaki bütün alanlarda mutlak bir denetim sağlamasıdır. İşte o zaman, Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat’ın dediği gibi, “Suriye bütün gücü ile PYD’nin üzerine yüklenecektir.” Bakan’ın hafızalarımıza kazınan şu sözlerini de hatırlatmakta fayda var: “Son aşamaya gediğimizde (PYD/ABD ile karşı karşıya kalma!) herkes Suriyelilerin en az Vietnamlılar kadar cesur olduğunu görecektir.”

TÜRKİYE’NİN ÇIKARI NEREDE?
Suriye’de hareketlenen fay hatlarının şiddetli sarsıntılarına sahne olacak ilk ülke Türkiye’dir! Bu nedenle bu kritik alan belki de Suriye’den daha çok Türkiye’yi ilgilendirmektedir. Çünkü Türkiye devlet geleneği olan, tarihin her döneminde varlığını devam ettiren köklü bir ülkedir. Daha büyük bir birikim, direnç ve kararlılıkla bu alandaki gelişmeleri yönlendirmesi gerekir. Rakka’daki ABD varlığı her hâl ve şartta Suriye’nin bölünmesine hizmet eder. IŞİD ile savaş safsatasını bir kenara bırakmalıyız. Öncelikli olan siyasi hedeftir. ABD’nin gözüne girerek Suriye’deki hedeflerimizi elde edemeyiz. Suriye’nin toprak bütünlüğünü siyasi hedef olarak ilan ettik. Bu durumda Rakka’da ve Suriye’nin her yerinde bu doğrultuda ittifak arayışı içine girmeliyiz.

BEKLENMEDİK HAMLE
Suriye rejim güçleri Rakka’ya doğru sürekli olarak alan genişletmektedir. Bu çerçevede Türkiye yeniden bir durum değerlendirmesi yapmalıdır. ABD önderliğindeki bir Rakka harekâtının Türkiye’ye hiçbir faydası olmaz! Bu harekâtı savunanlar farklı düşünüyorlarsa, Türkiye açısından somut çıkar alanlarını ortaya koymalıdır. Türkiye ABD’nin peşine takılarak Rakka’da bir yere varamaz!
Rakka şu anda Suriye’nin geleceğinin anahtarı konumundadır. Bu bölgedeki ABD dayatmasını Türkiye tek başına önleyemez! ABD Rakka’da istediği düzeni kurduğu takdirde Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü sağlamak belki de genel bir savaşı zorunlu kılar. Rakka’da Suriye rejiminin denetim sağlaması Türkiye’nin yararınadır. Bu çerçevede Suriye, İran ve Rusya ile görüşmeler yapılmalıdır. Eğer Avrasya cephesinde tereddütler varsa, işte ancak bu durumda Türkiye kendi özel çıkarlarına uygun adımlar atar.
Rakka’dan IŞİD, PYD ve emperyalist kalıntılar Avrasya güçleri tarafından sökülüp atılırsa, PYD kantonlarını dağıtmak için Türkiye çok önemli bir zemin kazanır. Türkiye, dekoru da hazırlayıp senaryo yazarı olarak sahneyi şekillendirdiğinde, seyirciden büyük bir alkış alacaktır.