“Şu koca dünyada ben neredeyim?” diye hiç düşündünüz mü? Ben çok düşünüyorum. Kendimi merkeze mi koymalıyım yoksa toplulukların merkezlerine göre mi yaşamalıyım? Ya da nasıl bir kişiliğe bürünmeliyim? İnsanlar tarafından onay almalı mı bu kişilik yoksa sadece benim onayım yeter mi? Bunun cevabını ne kadar kısa sürede bulursak o kadar iyi çünkü sonsuz bir yaşamımız yok.

Kendimizi şu koca dünyada bir yere yerleştirmeliyiz ki yönümüzü kolayca bulalım. Şimdi size bunun için kolay bir yöntem sunacağım. Uygulayıp uygulamamak size kalmış. Kendinizi ve çevrenizdekileri gezegenler olarak düşünün. Dünya da değil Samanyolu Galaksisindesiniz. Çevrenizce milyarlarca yıldız, gezegen ve meteor var. Ve siz de bu galaksideki her şey olabilirsiniz. Sizi yargılayacak ya da size karışacak kimse yok. Güneş kadar vazgeçilmez, Dünya kadar hayat dolu, Mars kadar gizemli mi olmak isterdiniz? Yoksa kocaman bir galaksi olup içinizde farklı özellikler mi barındırmak isterdiniz? Eğer ben kendi yönümü bulmakla uğraşamam derseniz uydu olup başka gezegenlerin çevresinde dolaşa da bilirsiniz. Yıldız olup başkalarına yön göstermeniz de mümkün. Ya da meteor olup istediğiniz şekilde uzay boşluğunda dolaşabilirsiniz. Kocaman bir galakside sonsuz seçeneğe sahipsiniz ve siz istediğiniz her şeyi olabilirsiniz ve istediğiniz her yere kendinizi koyabilirsiniz…

Şimdi diyeceksiniz ki “herkes istediğini olsa nasıl düzen sağlanır?” Yörüngeler sayesinde… Bizim bu hayattaki en büyük hatamız toplumun değer yargılarını, insanları, başkalarının düşüncelerini merkeze koyup onların uydusu olmamız. Ben size başkalarının düşüncelerini ya da insanları bir kenara atın demiyorum. Onlar bize yol gösterirler. Yörüngeler gibilerdir. Nasıl yörünge sayesinde her şey düzen içindedir, gezegenlerin birbirine çarpmasını engeller kurallar da insanlar da bizim için öyle olmalı. Sadece düzeni sağlamalı ve bize hayatımızda eşlik etmeli. Önce bizler kendi yerlerimizi belirleyelim sonra bırakalım da yörüngeler bize yolumuzu çizmemizde yardımcı olsun.