Bugün çoğu insanın yapmakta çok zorlandığı bir konudan bahsedeceğim sizlere. Harekete geçmek. Bana göre harekete geçmek yataktan dışarı çıkıp okula, işe gitmek ya da yapılması gereken görevleri yerine getirmek değildir. Yanlış karşısında doğruyu söylemek, gereken zamanda gereken hamleyi yapabilmek, kendi doğrularını savunmak, arkanı dönüp kaçmamak, bildiğinden şaşmamaktır harekete geçmek. Maalesef tam anlamıyla hiç kimse bunu yerine getiremiyor. Hepimiz harekete geçmek için hep başkalarını bekliyoruz.

 Başkalarının seslerini bizler için yükseltmesini, başkalarının bizim doğrularımız için savaşmasını istiyoruz. Bilmiyoruz ki ben, sen, o harekete geçse yanlışlar karşısında belki de doğruların yükseleceğini. Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, kahraman kadınlarımızı düşünelim. Onlar beklediler mi başkalarının onlar için savaşmalarını? Hayır, beklemediler. Onlar kendi doğruları, özgürlükleri için yanlışları karşılarına alıp harekete geçtiler.

Peki ya bizler… Önümüzde bu kadar güzel örnekler varken neden bir türlü harekete geçemiyoruz? Korktuğumuz için mi kaçıp gitmeyi düşünüyoruz? Onlar da korkuyordu. Onlar da insandı sonuçta. Ama onlar korksalar da bazen hataya düşseler de yılmadılar harekete geçtiler. Peki, bizler önümüzde bu kadar yanlış varken harekete geçmemeye devam mı edeceğiz? Biz harekete geçsek bir şey olmaz deyip arkamızı dönüp gidecek miyiz? Ben bu soruları sizler için cevaplayamam. Sadece bu sorulara kendi cevabımı verebilirim. Ben artık yanlışların karşısında kendi doğrularım için harekete geçeceğim. Bana her zaman ilham veren bir cümleyi paylaşmak istiyorum. ‘’Eğer yanlış bir şey varsa harekete geçebilecek olanlar, harekete geçmekle yükümlüdür’’ demiş Thomas Jefferson. Peki ya siz? Siz de artık harekete geçecek misiniz?