Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

Yıl 2009. ABD de bir “ting tang” kuruluşu. Sonuç bildirgesi !…

 

Yukarıdaki link, üşenmez izlerseniz, Ortadoğu aktörlerinden iki ülkenin planını basın toplantısında duyurması, aşağıdaki link bu konunun Türk televizyonlarında nasıl haber yapıldığı ile ilgilidir.

Eskiden şaşı bak şaşır resimler vardı. Gözünüzü ayırmadan uzun süre bakarsanız resmin içinden başka bir figür çıkardı. Bu resme de uzun bakmak gerekir. Hemen hüküm verirseniz en sinsi olanı, asıl oyun kurucuyu görmeniz mümkün olmaz. O halde ilk linkte mevcut bildiriyle birlikte son 9 yılda olan biteni ve bu güne nasıl gelindiğini irdelemekte yarar var.

İlan edilen maddeler doğrultusunda bir plan çerçevesinde itinayla 2010 yılından başlayarak “Arap baharı” adı altında Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde bir takım ayaklanmalar başlatılmış, bazı ülkeler iç savaşın pençesine düşmüştür. İç savaş gerekçe gösterilerek yine bazı batılı ülkeler ve okyanus ötesi ülke, badirelerin yaşandığı ülkelere direk ya da dolaylı müdahalelerde bulunmuştur. Batılı ülkelerin giremeyeceği çok açık ülkeler de sözde arap ordusu kurularak girilmiştir. Yemen örneğinde olduğu gibi… Kurgunun işleyişinde aksaklıkların yaşandığı ülkeler karşı “devrimle” geleceklerini kurtararak yeniden demokratik işleyişin hakim kılınmasını sağlamıştır. Tunus gibi.

Bu atmosferin planlayıcıları, planlananın aleyhlerine kılındığı ülkelerde, amaçlarına ulaşmak için şiddet yöntemini en korkunç şekilde uygulayabilecek paramiliter yapıda terör örgütleri kurmuşlar, etnik ve dini savaş görüntüsü vererek, ortada bir savaş olmamasına rağmen, 2. Dünya savaşı, Hocalı katliamı ve Yugoslavya iç savaşından sonra yapılan en büyük toplu infazlara imza atmışlardır.

Ülkemize 35 yıldır bela olmuş terör örgütü ise açık arttırmada kendini hızla başkaca finansörlere satmıştır. Şimdi ilave sahipleriyle birlikte, başkaca sahiplerin oyuncağı bir başka terör örgütüyle sözde çatışmış ve bu fırsatla da alan elde etmiştir. Düne kadar!

Artık saklanamayacağı çok açık bu büyük yıkımın mimarları çok uzakta değil hemen az ötemizde yaşar. Uykuları sonsuza dek kaçmıştır, ondan eminiz. Dünden sonra, her şey yolunda ve umulduğu gibi giderse “Barış Pınarı” harekatı bu kan ve irinle dolu projeyi tarihe gömecek, başta bizim ülkemiz, takiben mağdur ve hedefte olan ülkeler de bu girdaptan kurtulacaktır. PKK ve DEAŞ iceberg’ten başka bir şey değildir. Bu büyük harekat suyun altını da kurutacak güçtedir.

Bu benzersiz ülke ve onun evlatları, yeryüzünün bir başka coğrafyasına benzemez. Balta taşa vurmuş, kılıç kınından çıkmıştır. Gün “yiğitlerimiz” için zafer günüdür. Kutlu olsun!