Yıllar geçti, bu ülkeyi yönetenler Atatürk’ü ülkeden silemeyeceğini anlayamadı. Zaten bunu anlamayanların Atatürk’ü anlamasını beklemek hata olur. Dünya bile Atatürk’e rağmen, bu bölgede ve memlekette proje yürütemeyeceklerini anladılar; bazıları halen 100 yıl öncesinin özleminde yaşıyor.

Öncelikle 100 yıl öncesinde yaşayanların, cephesiyle ve sonrasıyla milli mücadeleyi geçtim, en azından Osmanlı’nın felaketine neden olan belgeleri İstanbul Karaköy’deki Osmanlı Bankası Müzesi’nde incelemesini öneririm. Bir ülkenin nasıl paylaşıldığını ve ekonomik olarak boğularak hayatına son verildiğini belgeleriyle göreceklerdir.

Aynı hataları tekrar tekrar ortaya koymuş olmamıza rağmen, bu ülke halen ayakta duruyorsa, kimse mucizeyi kendisinde aramasın. Bu Atatürk önderliğinde o dönemki görüşler üstü ekibin üstün performansının eseridir. Osmanlı’nın Düyun-u Umumiye başta olmak üzere yaptığı aynı hataları yaptık, bari bir zahmet sonrasını da öğrenelim.

Çin’de Atatürk’ün hayatı zorunlu ders olarak okutulurken, Norveç’te sıkıştığınız anda “Atatürk gibi düşün” gibi tavsiyeler verilirken, ısrarla bu ülkenin gelecek kuşaklarına yönelik Atatürksüzlük operasyonu sürdürülüyor.

Atatürk’ü eğitimin dışına çıkarırsanız ne olur biliyor musuz? Elbette bilmiyorsunuz ve o kadarını düşünmek yerine günlük hesapların peşinde koşmak, ego tatmini daha kolay geliyor. Atatürk’ün neyinden rahatsızlık duyuluyor da, genç kuşakların öğrenmesi istenmiyor?

Cephede bile binlerce kitap okuyacak kadar eğitime önem vermesinden mi? Akıl ve bilimi miras bırakıp, “bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin” demesinden mi? 15 yılın sonunda sefaletten üretim yapan, dış ticaret fazlası veren, sanayiden tarıma her alanda atağa geçen yaklaşımından mı?

Topraksız köylülere toprak verme arzusundan mı? Eğitim ve eğitimciye önem vermesinden mi? Beşere kul olmak yerine, fikri ve vicdanı hür bireyler yetiştirme arzusundan mı?

Türk olmaktan gurur duymasından mı? Herkesin ayağına gelip, öngörülerinden yararlanmasından mı? İnsanı, vatandaşı kalkınmanın ve gelişmenin temeline koymasından mı?

Sadece Atatürk değil, ilke ve inkılaplar da hedefte? Açık ve net yanıt gerektiren soru bu? Hangisinden rahatsız oluyorsunuz? 100 yıl sonra vizyonuyla, öngörüsüyle, yaptıklarıyla Atatürk bir kez daha haklı çıkmışken, o yaklaşımın nesi rahatsız ediyor da, yeni nesillerin öğrenmesi istenmiyor?

Çok açık ve net söylüyorum: Kimse Atatürk’ü sevmek zorunda değil, ama gelecek için anlamak zorunda. Zaten ben anlayıp da sevmeyene daha hiç rastlamadım.

Atatürk, Türkiye’nin ortak değeridir. Bu konuda açıktan tavır konulamayacağı için, gelecek kuşaklar hedefleniyor. Ama benim asıl merak ettiğim şu: bu kadar yaşadığımız melanetten sonra gerçekten hiç mi ders alınmadı?

İktidarlar gelir geçer. Ama görüşü ne olursa olsun Anadolu Atatürk’ünden vazgeçmez. Aksini düşünen çok büyük bir yanılgı içinde olur. Ayrıca bu da Anadolu’nun hiç tanınmadığını ortaya koyar.

İktidarlar gelir geçer. Başarılı olur, başarısız olur. Ama Atatürk’ün yaşamak için kitaplarda yer almaya ihtiyacı yok. Anadolu insanı çocuğuna yine Atatürk’ü öğretir.

Çünkü Atatürk, biat etmenin değil, analitik düşünmenin ve sorgulamanın tercümesidir. Anlık sapmalar yaşansa da, bu zaten Anadolu’nun genlerinde var. O yüzden hiç umulmayan anda adama şamarı basar. Müfredat mı? Buraya kadar gelindiyse, ısrarcı olanlar gerçekten acınacak halde demektir.

Göreceksiniz filmin sonunda bu yanlıştan da dönülecek ve pardon denilecek. Olay da birkaç kendini bilmeze mal edilip, yeni hamleye kadar kapatılacak. Yazık… Çok yazık ve ayıp.