Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

ANKA Strateji Dergisi’nin üçüncü sayısında siz değerli okurlarımızla, anketlerin, istatistiklerin çarpıtılması konusundaki alışkanlıklarımızı dile getirmeye ve bu hal sebebiyle yaşadığımız sıkıntıları ve ödemeye mecbur kaldığımız bedeli arza çalışmıştım. O yazının yayımlandığı günlerde ve devamında, ülke olarak yine bu hal ve bu halden doğan yeni örnekleri birlikte yaşadık. Fert başına düşen milli gelir rakamı, büyüme hızı gibi konularda açıklamalar yapıldı. Bu açıklamalar için uluslararası ilgili bazı kuruluşlardan değişik yorumlar geldi. Bir kısmı bu rakamların doğru olamayacağına dairdi. Bu acı bir tablodur. Benim ülkemin resmi kurum ve kişileri bir kısım rakamlar -resmi- açıklayacak ve bu açıklamalar uluslararası platformlarda hesaba alınmayacak, dalga geçilecek… Öyle olmadı mı?

Anket ve istatistikler konusundaki çarpıtma hastalığımızdan doğan problem ve sıkıntıların tabiidir ki, dış siyaset ve ticaret ilişkilerimize de, negatif olarak yansıyacak olması kaçınılmazdır. Dünyadaki bütün ülkeler için geçerli olan ve uluslararası siyaset ve ticaret piyasasını ilgilendiren; güven ve istikrar sağlayıcı; ilişkilerin müspet ya da menfi yönde gelişmesine sebep olan çeşitli kriterler vardır. Bir takım uluslararası değerlendirme kuruluşları ya da başka bir ifade ile uluslararası kurum ve kuruluşların yaptığı değerlendirmeler ülkelerin dünyadaki itibar ve güven sıralamalarında önem arz etmektedir. Biz istesek de istemesek de, beğensek de beğenmesek de; sesimizi çok fazla dozda yükselterek oraya buraya göndermelerde bulunsak da, eğer ki; halimiz ortaya konulmuş ve kabul görmüş kriterlere uymuyor ise yapacak fazla bir şey yok demektir.

“Kanun hâkimiyeti endeksleri”, “istikrar / istikrarsızlık endeksleri”, “siyaset ve iş ahlakı endeksleri”, “dünya adalet endeksi”, “güven endeksleri” vb. dünya ülkelerini sıralamalara koyan onlarca endeks ve bunların kabul görmüş kriterleri var. Bu çalışmaları ülkeler önemsemek, ciddiye ve dikkate almak zorundadırlar. “Bize ne?”, “Bizi ilgilendirmez.” diyebilme şansları ve lüksleri yoktur. Yukarıda saydığımız endekslerde halleri “negatif” gözüken ülkelerin, uluslararası siyasi ilişkiler ve ticarete dair konularda zorluklara maruz kalacağı kesindir. Mesela, yolsuzluk, güvensizlik, istikrarsızlık, adaletsizlik gibi konularda “negatif” değerlerde gezen ülkelerin uluslararası piyasada dışlayıcı siyasi-ticari işlere muhatap olacağı, olduğu açıktır. Mesela, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda yaşanan süreçte en büyük aleyhte faktör, bu endekslerle ilgili iç açıcı olmayan halimizdir. Biz bu işi, adamlara çokça bağırarak çözeceğimizi zannediyoruz… Yine çokça ve yüksek sesle bağırınca uluslararası ilgili kuruluşların korkup da “kredi notu” yükseltme gibi bir gayretleri olmayacağı işin öteki tarafı (!)…

Dünyada ilerlediği farz edilen, medeniyeti yakalamış bütün toplumlarda, elde edinilen kazanımları ve bu sayede gelinen hali yakalama uğrunda büyük uğraşlar verilmiştir. Medeni, modern, ileri bir ülke ve toplum olabilmenin en temel şartlarından biri ve en önemlisi adalet mekanizmasının düzgün işleyişidir. Engizisyon mahkemelerini gören ülkelerden tutunuz da, Stalin’li, Hitler’li, Marcos’lu, Pinoche’li infazları gören toplumlar, astığı astık, kestiği kestik diktatörleri yaşayan devletler “kanunla hâkimiyet” veya “üstünlerin hukuku” diye vasıflandırılan insanlık dışı günlerini geride bırakmak; “kanun hâkimiyeti” ve “hukukun üstünlüğü” noktasına gelmek için büyük kavgalar vermişler, bedel ödemişlerdir. Milyonlarca can, mal kaybedilmiştir. Adalet mekanizması dediğimiz ve mahkemelerdeki savcılarla, hâkimlerle temsil edilen adalet organlarının yıllarca kral, sultan, diktatör, şah, sıfatlı kişilerce yönlendirildiği ülkeler gördük. Bu ülkeleri keyiflerince yönetenler bu kurumlarda görev alacak kişileri kafalarına göre tayin etmişlerdir ve bu sayede “kanunla hâkimiyet” ve “üstünler hukuku” hüküm sürmüştür.

İşte uluslararası endekslerin en önem verdiği ve vazgeçemeyeceği konu bu adalet kavramıdır, adaletin işleyişine dair değerlendirmelerdir. Dünya Bankası’nın Dünya Yönetim İndikatörleri var. Bunlar arasında Kanun Hâkimiyeti İndikatörü çok önemlidir…

Türkiye, burada 100 üzerinden 55 puana sahip. ABD ve Batı Avrupa ülkelerinin 90-100, İspanya, Portekiz, Japonya vs. ülkelerin 75-90 puan aralığında oldukları gözleniyor. Suudi Arabistan, Mısır gibi ülkelerle 40-75 puan aralığında olan durumdayız. Her sene yenilenen bu endeksin yukarıda belirttiğimiz verileri 2015 yılına ait… 2014’te puanımız 59,5 iken 2015’te 55,3’e düşmüş… Anayasa değişikliklerimiz sonrası kim bilir nerelere düştük?…

Peki, Dünya Bankası çeşitli konulardaki “indikatör”lere neden ihtiyaç duyuyor ve Yönetişim İndikatörleri arasında yer alan “kanun hâkimiyeti indikatörü” ile ne amaçlanmaktadır? Cevap tektir, yatırımcı kararlarına yol göstermek…

Aynı konuda faaliyet gösteren ve endeks hazırlayan bir diğer proje de, DÜNYA ADALET PROJESİ

2014 yılında endekste 72. sırada olan Türkiye, 2015’te 102 ülke arasında 80. sırada ve 2016’da 113 ülke arasında 99. sırada yer bulabilmiştir.

Üstümüzde veya altımızda sıralanan ülkeleri sayarak moralimizi daha fazla bozmak istemiyorum. Siz hali anladınız!…

Güven, yolsuzluk, kanun hâkimiyeti, istikrar gibi konularda yapılan değerlendirmeleri öfkeli nutuklarla defetmek imkân dışıdır(!) ve aynı zamanda akıl, mantık dışıdır… “Bunlar bizi sevmeyenlerin işi”, “faiz lobilerinin işi”, “bunları Yahudiler yaptırıyor” gibi “eyyyy” diye başlayan nutuklar endeksleri değiştirmiyor. “Yolsuzluk Endeksi”, “İktidara Dayalı Hırsızlık Endeksi”, “Güven”, “İstikrar”, “İnsan Kalitesi” konulu endekslerde keşke kaliteli, temiz, istikrarlı, güvenli, adaletli vasıflarıyla nitelendirilen ülkelere yakın; diğerlerinden uzak olabilsek…

Birleşmiş Milletler’e ait bir belgede “kanun hâkimiyeti” aşağıdaki cümlelerle tarif ediliyor. Sadece bu tarifteki anlamı kafamızda tartıp Türkiye’ye uygular ve objektif de olursak, endekslerde ne sebeple kötü durumda olduğumuz sorusunun cevabını bulmuş oluruz…

“… kanun hâkimiyeti bütün şahısların, devletin kendisi dahil bütün kurumların ve özel veya kamuya ait bütün kişiliklerin, açıkça ilan edilmiş, insan hakları normlarına ve standartlarına uygun kanunlara karşı hesap vermesini, bu kanunların eşit ve bağımsız uygulanmasını öngören bir yönetişim ilkesidir. Bu ilke aynı zamanda hukukun üstünlüğü, kanun önünde eşitlik, kanuna karşı hesap verme, kanunun uygulanmasında adalet, kuvvetler ayrılığı, karar vermeye katılım, hukukta şüphenin bertaraf edilmesi, rastgelelikten kaçınma, usulde ve hukukta şeffaflık ilkelerini de gerektirir.”[1]

Değerli bir bilim adamı olan Yazar Prof. Dr. İskender Öksüz 7.12.2013 tarihli Star Açık Görüş’teki yazısında bir başka endeksle ilgili bir değerlendirme yapıyordu. Sayın Öksüz’ün ele aldığı konu “Yolsuzluk Endeksi” değerlendirmeleriydi. Son değerlendirme yılı 2012 olan raporları ele almaktaydı. 170 civarı ülkenin değerlendirildiği raporlarda yüksek puanlarla Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya gibi ülkeler uluslararası performans ölçülerinin hemen hepsinde önde gözüküyordu. Türkiye yine gerilerde… Öksüz, hali aşağıdaki satırlarla yorumlamıştı:

Türkiye 49 puanla Malezya ve Küba arasında 57’nci sırada yer alıyor. 49 geçer not değil. Türk memuru yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmaz…mı? Bütün diğer Türk Cumhuriyetleri de bizim arkamızda yer tutmuşlar. Müslüman rüşvet almaz, yetim hakkı yemez…mi? Bizim üstümüzde Müslüman ülke olarak Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Brunei Sultanlığı var. Bunlar bağımsızlıklarına son 50 yıl içinde ulaşmış, nüfuslarının toplamı İstanbul kadar üç ülke. Dünya Müslümanlarının hemen tamamı rüşvetçi, yolsuzluğun en yaygın olduğu ülkeler arasında ve bizim de altımızda. Mısır, İran, Suudi Arabistan ve Endonezya… Hep oradalar. Eski komünist ülkelerle yan yana rüşvetçiler ve kamu hırsızlarıyla birlikte oturuyorlar.[2]

Algılanan Yolsuzluk Endeksi” veya “Algılanan Yozlaşma Endeksi” adıyla yayımlanan bir çalışmayı da, Uluslararası Şeffaflık isimli bir sivil toplum kuruluşu yapıyor. 2015 sonuçlarını 2016’da yayınladılar. Türkiye 49 puandan 41 puana gerilemiş gözüküyor. 169 ülke arasında 2012’de 57. sırada olan yerimiz 2014’te 67. ve 2015’te 69. sıraya gerilemiş. Bangladeş bizden daha iyi durumda. Avrupa ülkeleri arasındaki kıyaslamada 39 ülke arasında 32. sıradayız. Bizden sonra eski SSCB ülkeleri sıralanıyor. Yolsuzlukta bizden hızlı yükselen (!) diğer bazı Müslüman ülkeler de bizimle yarışıyor.  Yolsuzluk göstergeleri kötü… Acı ama yolsuzluğun  “Bismillah”lı hali…

Siyasi İstikrarsızlık Endeksi” adı verilen çalışmalar da var. Bunlarda halimiz iç açıcı değil. 173 ülke arasında 55. sıradayız. Burada başarının ölçüsü yukarlarda değil, gerilerde yer alarak sağlanıyor. Tepede Zimbabve var (!)

“Bütün bu birbirine benzer endekslerin neticesi nedir?” diye soracak olursak veya bana “Ne demeye getiriyorsun?” derseniz, cevap basittir: Dünyada yalnızlaşan, dışlanan, itibarsızlaşan bir Türkiye…

En güçlü temsil edildiğimiz NATO’da bile işler pek öyle iyi değil… AB malum… Ortadoğu berbat ötesi. ABD bize aldırmazı oynamakta, bildiğini okuyor, Müslüman ülkeler bir başka âlem. Kimi üçe, dörde bölünmüş –Libya-, kimi adeta iç savaşta -Irak, Suriye, Mısır- İran Suudiyi bir kaşık suda boğacak, Suudi kendi içinde, dışında kabileler arası kavga ile meşgul ve Vehhabilik derdinde, Şiilik başka kavgada… Türk kökenli devletler deseniz; onlar kendi kavgalarında, zaten Türkiye de kendi havasında (!)… Hal bu…  Biz neredeyiz? “Adalet”, “güven”, “istikrar”, “kanun hâkimiyeti”, “hukukun üstünlüğü”, “siyasette ahlak” vb. endekslerde iyiye doğru değil de, kötüye ve yanlışa eğilimli tavrımız bizi dünyada daha fazla yalnızlığa ve dışlanmaya götürecektir. Böyle giderse BM Genel Kurulunda bizi dinleyen üç-beş kişi de kalmayacaktır. Son örnekte olduğu gibi boş salona konuşur dururuz. “Stratejik derinlik” saçmalığının bizi getirdiği yer BM’nin boş koltuklarıdır…

Bütün bu sebepler ve neticelerinden dolayı endişem sonsuz ve bu yüzden AKIL, MANTIK, İZAN için dua ediyorum…

[1] Report od the Secretary-General on the Rule of Law and Transitional Justice in Conflict and Post-Conflict Societies, http://www.un.org/en/ruleoflaw/ (erişim: 15 Ocak 2014)

[2] Star Açıkgörüş, 07.12.2013 http://www.star.com.tr/acikgorus/musluman-ulkeler-guven-indeksinde-neden-geride-haber-813729/