LINKEDIN
Share
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

DOĞU TÜRKİSTAN’DA “DEMOKRATİK UYGUR CUMHURİYETİ” KURULUYOR

Asya’nın Avrupa’ya yürüyüşü, Doğu Türkistan’dan başlar.

           

Gittikçe kaosa sürüklenen dünyamızda bir istikrara kavuşmak için hızla bir dünya savaşına yaklaşıyoruz. Bu savaş, Güney Çin Denizi ve etrafında olacak ancak, 2035’lere kadar olan hazırlık dönemi için Avrasya’da bu savaşın Batıdaki arka sahnesi hazırlanıyor. Bu savaşın detaylarını “Büyük Avrasya Projesi (BAP)” başlıklı makalemizde 2017 yılında anlatmıştık. BAP; Mançurya, İç Moğolistan, Doğu Türkistan, Tibet ve Hong-Kong’da çıkarılacak ayaklanmalar ile Çin’i batıdan vurmayı amaçlıyor. Sahnenin ortasında Türk dünyası yani Türkistan coğrafyası var.

Çin, Doğu Türkistan’da kendisine sadık Uygurlardan bir zengin tabaka oluşturmuştur. Çin’e gittiğinizde onlarla karşılaştırılıyorsunuz ve size her şey cennet gibi gösteriliyor. Ama Doğu Türkistan inim inim inliyor. Son aylarda Doğu Türkistan ile ilgili daha çok haber almaya başladık çünkü o cephede takvim hızlandı. Bu makalede, Avrasya Projesi’nde son iki yılda meydana gelen gelişmeler ve Demokratik Uygur Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile ilgili çalışmalar ve Uygur kardeşlerimizin mücadelesine değineceğiz. Ancak, önce Doğu Türkistan’ın kısa tarihçesi ve BAP ile ilgili bir özet yapmakta fayda var.

Çin ve Doğu Türkistan

İkinci Dünya Savaşı döneminde, Rusya’dan silah yardımı alan Uygur Türkleri, 1944-1949 arasında Sovyetler Birliği‘nin desteğiyle İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni kurdular. Sovyetler, 1949 öncesi Çin’e karşı Doğu Türkistanlıları; bir tüfek ve 100 mermiye karşı 80 koç alarak desteklediler. Mao’nun güçleri karşısında yenilince Milliyetçi Çin komutanı ülkeyi Komünist Çinlilere teslim etmişti. Çin, Komünist olunca Rusların Çin politikası gene değişti. 1949’da Çin-Rus Anlaşması üzerine Doğu Türkistan Devlet Başkanı Kasım Böre başkanlığında 37 kişilik heyet görüşmeler yapmak üzere Moskova’ya çağrıldı. Heyetin tamamında yer alan kişilerin boyun ve belleri kırılarak öldürüldükten sonra bindirildikleri uçak havada patlatılıp, uçak kazası süsü verildi. Aynı yıl, Doğu Türkistan’ı işgal eden Çin, o zamandan beri 15 milyon bebek-çocuk ile 2.5 milyon yetişkin Türkü yok etti. 20 Eylül 1949 tarihinde Doğu Türkistan, Komünist Çin zulmü altına girdi. Osman Batur, 1952 yılına kadar gerilla savaşı ile direnmeye devam etti. Sonunda Doğu Türkistan ordusundan kalanlar ülke dışına çıktı.

Mao’nun Çin’de kontrolü ele geçirmesinden sonra en çok baskı gören ve kültürel devrimle en çok asimile edilmeye çalışılan yer Doğu Türkistan oldu. Çinliler, Doğu Türkistan’ın;

– Ordusunu yok ettiler,

– Bürokrasini satın aldılar,

– Asimilasyon baskısını hep artırdılar ve bunun için göç dâhil pek çok yöntem izlemeye devam ediyorlar.

Doğu Türkistan’da sıcak çatışmalar yaklaşık 10 senedir devam ediyor ve Kaşgar ve Hotam şehirlerini hedef alıyor. Şu an Çin’de soykırım devam ediyor, ara ara çatışmalar var ama medya bunları vermiyor. Doğu Türkistan’dan toplanan 4.5 milyon insan Çin’in içindeki çeşitli vilayetlerde bulunan beş toplama kampına gönderildi.  Burada kültürel adaptasyon adı altında asimilasyona tabi tutuluyorlar. Bir kısmı Çin kültürü içinde eritilmek için eğitiliyor bir kısmı çalıştırılıyor ama hepsi zorla yaptırılıyor.

Büyük Avrasya Projesi’nde ne aşamadayız?

Ortadoğu’da BOP gittikçe daha olgun bir safhaya doğru evrilirken, onu takip edecek Büyük Avrasya Projesi ile ilgili detaylar ortaya çıkmaya başladı. BAP’ın üç büyük hedefi sırası ile İran, Rusya ve Çin’dir. Batı istihbaratı kısa vade (2-5 yıl) için İran’a, orta vade (5-15 yıl) için Rusya’ya, uzun vadede (15-25 yıl) ise Çin’e hazırlanıyor. Halen devam eden BOP’ta Suriye ve Irak ile ilgili hesaplar netleşti. İran ile ilgili düğmeye zaten 4-5 yıl önce basıldı. Güney Azerbaycan’ın özgürleşmesinden sonra çatışmalar Kafkasya’ya sıçrayacak ve yeni çatışma ekseni Rusya’yı parçalamayı hedefliyor. Çin ile ilgili senaryolara gelince, Batılı istihbarat servisleri bunların hazırlığı içinde.  Görev bölümü ise şu şekildedir;

– Hong Kong (İngiliz Mİ6),

– İç Moğolistan (Alman istihbaratı),

– Mançurya (Japonya),

– Tibet (ABD) ve

– Doğu Türkistan (ABD).

Avrasya Projesi kapsamında ile ilgili son iki yılda bazı önemli aksamalar oldu;

– Mançurya’da Japonlar bir ayaklanma başlatacak kimlik yaratamadılar. Mançurya’da kökleri kaybolduğu için, Japonlar hak iddia edemiyor ama bu bölgeyi iki saatte ele geçiririz diyorlar.

– Aynı durum İç Moğolistan’da da söz konusu çünkü Çin asimilasyonu burada da başarılı olmuş. Ancak, Mançurya ve İç Moğolistan için doğrudan yöntemler kullanılacak.

– Tibet’te, 1959’deki ayaklanma başarısız olunca Dalay Lama ülke dışına kaçmış ve bağımsızlığın sürgündeki savunucusu olmuştu. Yoğun Çin baskısı altındaki Tibet’in Budist kültürü de işleri zorlaştırıyor.

– Doğu Türkistan ise Mao’dan beri uygulanan yoğun kültür baskısına rağmen kimliğini korudu ve önemli bir iç savaş potansiyeline sahip. Uygur kardeşlerimiz binlerce yıldır olduğu gibi ölümü asimilasyona tercih ediyorlar.

– Hong-Kong ise İngilizlerin 1999’da çıkarken bıraktıkları direniş çekirdekleri üzerinden ortam hazırlanıyor.

Doğu Türkistan senaryosu bazı Avrasya ülkelerinden de destek aldı. Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan, “Doğu Türkistan” isminden rahatsız idi. Kazakistan’ın itirazı üzerine devletin adı “Doğu Türkistan” yerine “Demokratik Uygur Cumhuriyeti” olarak değiştirildi. Yani Batılılar da bu adı kabul etti.

Doğu Türkistan ile ilgili takvim..

Çin içine aktarılan savaşçılar iki ayrı yapıda savaşıyorlar. Bu savaşçıların miktarı şu an 30-40 bin civarında ama gerçek iç savaş başladığında sayının 2 milyona varması bekleniyor.

Bu dönemde en çok insan hakları aktivistlerine önem veriliyor. ABD, İngiltere ve Almanya istihbaratı aktivistleri harekete geçirme çalışmaları yapıyor.

Zonguldaklı olmasına rağmen Arsenal futbolcusu Mesut Özil’in seçilmesinin nedeni Türk, Sünni Müslüman, Alman vatandaşı, İngiltere’de yaşıyor ve çok tanınan biri olması.

Makalenin devamı ve geniş versiyonu için;

https://www.academia.edu/41435681/DO%C4%9EU_T%C3%9CRK%C4%B0STAN