Türkiye’de holding medyasına ait haber ve ekonomi kanallarını izleyince, borsanın ekonominin her şeyi olduğu ve insanların borsayla yatıp, kalktığı zannedilebilir. Gerçekten de 24 saat boyunca “borsa coştu, döviz düştü” mealinde yayın yapan bu TV’leri izleyenler Türk insanının tüm yatırımlarını borsada değerlendirdiğini de düşünebilir. Hâlbuki gerçekler tamamıyla farklı. Türk halkı ekonomik krizler, devalüasyonlar ve borsa manüplasyonlarıyla birikimlerinin önemli bir bölümünü yitirdiği, riske ettiği borsaya haklı olarak mesafeli duruyor, ihtiyatla yaklaşıyor. Küçük ve orta ölçekli tasarrufların orta ve uzun vadeli yatırımlara kaynak oluşturması gereken bir sermaye piyasası kurumu olan borsaya yatırımcı ilgisi oldukça sınırlı.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsasındaki hisse senedi yatırımcı sayısı bütün propagandaya rağmen artmıyor, yerinde sayıyor ve hatta giderek geriliyor. 2014 yılında borsadaki toplam yatırımcı sayısı 1.075.368 iken, bu rakam 2015 yılında 1.059.313’e, 2016 yılında 1.040.794’e,2017 yılı ilk çeyreği itibarıyla ise, 1.035.359’a düşmüş vaziyette.

İşin can alıcı noktası ise, daha farklı; Yaklaşık olarak 1 milyon bireysel hisse senedi yatırımcısından, 500 bin civarındaki kişinin ortalama hisse senedi yatırımı -yalnızca- 50 TL’nin altındadır! Yani sadece sözde bir yatırım miktarıdır. Türkiye’de 1 milyon civarındaki bireysel yerli yatırımcının yaklaşık 800 bin kişisinin portföy büyüklüğü 1 TL ile 10 bin TL arasındadır. 10 bin TL’nin üzerinde bir portföye sahip yerli bireysel yatırımcı sayısı ise, yıllardır toplam 200 bin kişiyi aşamamaktadır. Başka bir deyişle, yerli bireysel yatırımcıların yaklaşık yüzde 80’inin portföyü 10 bin TL’nin altındadır. Anlamlı bir yatırım büyüklüğünde kabul edilebilecek 10 bin TL’nin üzerindeki yatırımcı sayısı toplam nüfusun yaklaşık binde 5’ine dahi tekabül etmemektedir. Toplam 1 milyon civarındaki bireysel yatırımcı sayısı ise nüfusun yaklaşık yüzde 1.2’sine denk düşüyor. Ama holding TV’leri 24 saat bu yüzde 1’lik bir nüfus için gürültücü -kafa karıştıran- yönlendirici ve spekülatif yayınlar yapıyorlar. Müjde! “borsa coşmuş, döviz düşmüş”

Ülkede, tarımdan-sanayiye, turizmden-ihracata kadar birçok sektörün, emeğin, tüketicinin, üreticinin, sendikaların, esnafların ve KOBİ’lerin çözüm bekleyen acil ve önemli birçok sorunu ve meselesi varken, hala bu bayatlaşmış nakaratları işitmek kabak tadı veriyor artık. Borsa efsanelerine, propagandalarına herkes daha bir ihtiyatla yaklaşırsa çok daha iyi olur herhalde…