Donanma dolaştırmak tüm devletler için pahalı ve zor bir iştir. Kazalar donanmaların en büyük düşmanıdır. Deniz, doğası gereği zaten acımasızdır. Karadaki hareket dinamikleri denizde çok farklıdır. Gemilerin manevrası karada otomobil kullanmaya benzemez. 4000 tonluk 140 metrelik bir firkateyn 25 deniz mili süratle giderken aniden durması gerekirse güçlü ana makinelerini tam yol tornistan (geri) çalıştırsa da en az 1-2 gemi boyu kadar mesafe sonra durabilir. 400 bin tonluk (320 mt) ticari bir tankerde 20-25 personel bulunurken, 4000 tonluk bir firkateynde 220 kişi görev yapar. 400 bin tonluk tankerde köprü üstünde gemiyi kullanan ve seyir emniyeti sağlayan azami personel sayısı üç iken, bir firkateynde normal seyir koşullarında köprü üstünde ve savaş harekât merkezinde bulunan personel sayısı 15 civarındadır. Savaş gemisi seyir ve manevrası çok güçlü makinelere sahip olunsa da büyük dikkat ve disiplin gerektirir. Diğer yandan ticaret gemilerinin manevrası çok kısıtlıdır. Ticaret gemisi ile yol hakkı mücadelesine giren bir savaş gemisi onun çok hantal olduğunu ve kolay manevra yapamayacağını bilmelidir. 400 bin tonluk bir tanker 15 mil süratle giderken makinelerine stop emri verilirse ancak 4 kilometre sonra durur. Tornistan verilirse bu mesafe ancak 800 metreye düşer. O nedenle gemi kullananlar o anı değil, bir sonraki anı düşünmeli ve yaşamalıdır. Diğer taraftan savaş gemileri devletlerin egemenliğini, gücünü ve prestijini temsil ettiğinden, gemi komutanı ya da onun namına gemiyi kullanan köprü üstü seyir timi, ticaret gemileri veya diğer deniz araçları kaptanlarından/ekiplerinden çok daha fazla hassas ve dikkatli olmak zorundadır. Bir ticaret gemisinin bir başka ticaret gemisi ile çarpışması ya da karaya oturması medyada manşet haber olmaz. Ancak bir savaş gemisinin kazası manşetlik haberdir.

Savaş Gemileri de kaza yapar. Bu genelleme doğrudur ve normaldir. Ancak bir donanma bir yıl içinde çok sayıda çatma, karaya oturma, yangın vb kaza yaşarsa o zaman o donanmada ciddi sorunlar var demektir. Bu nedenle yazının başlığı dikkatle seçilmiştir. Amerikan Donanmasının ciddi bir kaza ve seyir emniyeti sorunu vardır. ABD Donanması, Irak, Libya, Suriye ve Afganistan müdahalelerinde yani savaşta bile 2 ay içinde kaza nedeniyle kaybettiği kadar denizcisini kaybetmedi. 2000 yılından bu yana 8 büyük çaplı kaza geçiren donanmanın itibarı son derece kötü. Geçen hafta içinde 21 Ağustos’ta Singapur yaklaşma sularında bir tankerle çarpışarak hasar gören ve 10 denizcisini kaybeden USS John S. Mc Cain ile aynı kaderi 2 ay önce 17 Haziran’da bir konteyner gemisi ile çarpışarak ve 5 denizcisini kaybederek paylaşan USS Flitzgerald muhripleri Arleigh Burke sınıfı muhriplerdir. Tanesi 2 milyar dolardır. Sadece büyük bir ateş gücüne değil aynı zamanda olağanüstü keşif gözetleme ve muhabere olanaklarına sahiptir. Japonya’daki Temple Üniversitesi Dekanı Kirk Patterson Arleigh Burke sınıfı dünyanın ne gelişmiş savaş gemilerinin tanker ya da konteyner gemisi ile çatmasını F1 Formula yarışına katılan bir otomobilin çöp kamyonu ile çarpışmasına benzetiyor.

Sorun nedir? Kaza sorununu Amerikan denizci çevreleri aralarında yoğun tartışıyor. Sorun büyük. Başkan Trump’ın gazetecilere ilk yorumu “Çok kötü, çok kötü” oldu. Genelde yorumlar 277 gemi ile dünya denizlerinde boy gösteren ABD Donanmasının aşırı yorulduğunu, bu tempoya personelin dayanamadığı ve yorgunluk nedeni ile hatalar yaptığını söylüyor. Bazı uç yorumlar da var. 22 Ağustos 2017 günü donanmada dünya çapında bir günlük tüm faaliyetleri durdurma emrini (Operational Pause) veren ve Pasifik Donanma Komutanı Oramirali görevden alan ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral John Richardson twitter hesabından yaptığı bir açıklama ile Jaohn Mc Cain kazasında siber atak dahil her türlü ihtimalin değerlendirildiğini söyledi. Washington Free Beacon gazetesi yazarı Bill Gertz ise daha da ileri giderek Çin’in Amerikan Aegis savaş yönetim sistemini kopyaladığını ve radara müdahale edebileceğini yazacak kadar akla hayale gelmeyecek yorumlarda bulundu. Gemiye ve navigasyona uzak kitlelerin kafasını karıştıracak bu yorumlar normal kabul edilebilir. Ama gerçekler yalın ve acımasızdır. Dünyanın en gelişmiş bu sınıf muhriplerinde hazırlık durumunun en düşük olduğu intikal seyrinde geminin SPS 67 suüstü arama radarı ile SPS 64 seyir radarları her an devrededir. Bunun dışında 2004 sonrası tüm ticaret gemilerinde mecburi olarak donatılan AIS (otomatik tanımlama sitemi) alıcısı sayesinde savaş gemileri ufuk menzili içinde tüm ticaret gemilerinin her türlü bilgisini radarları çalışmasa bile görebilirler. Bu sistemler ayrıca çatışma ikazı verecek kadar gelişmiştir. Şimdi her türlü elektroniği bir kenara koyalım ve insan gözü ve muhakemesine göz atalım. ABD savaş gemilerinde tipi ve tonajı ne olursa olsun her an için üç gözcü vardır. Sancak, iskele ve pupa gözcüleri 360 derecede göz ile kaplama sağlarlar. Köprü üstünde de en azından 5 kişi vardır. Bu sistemler haricinde ayrıca gece görüş sistemleri hem köprüsütünde hem savaş harekât merkezinde vardır. Yani çatışma radar arızası veya yokluğuna indirgenemez.

Temel Nedenler

Kazaların ana nedeni kanaatimce, aşırı merkeziyetçilik, inisiyatif kullanamama ve eğitim eksikliği ile çok sayıda niteliksiz gencin kısa sürede denizci yapılmasıdır. Harekât temposu yüksekliği bir mazeret olamaz. Bu yorum, barışta seyir emniyetini sağlayamayan bir donanmanın savaşta daha vahim hatalar yapabileceğinin kabulü olur. Tempo, mazeret olsaydı İkinci Dünya Savaşında 1941-1945 arasında Pasifik harekât alanındaki binlerce Amerikan savaş gemisi kaza üstüne kaza yapardı. ABD Pasifik Filosu Japonya’ya karşı dünya deniz tarihinde görülmedik bir harekât temposuna sahipti. ABD Donanması inisiyatif kullanmayı teşvik etmeli ve komutanlar dahil gemi kullanan personelin eğitimini gözden geçirmelidir. Yoksa çatma ve karaya oturmalar devam eder.

(Deniz Ticaret Filosu camiasının mümtaz ismi, denizcilik kültürümüze yazdığı eserler ile büyük katma değer sağlamış olan değerli büyüğüm Kaptan Oktay Sönmez’i 26 Ağustos 2017 tarihinde sonsuzluğa uğurladık. Türk denizciliğinin başı sağolsun. Kendisine rahmet diliyor hatırası önünde saygı ile eğiliyorum. )