Söz konusu tanım, Avrupa Amerikan Deniz Kuvvetleri (USNAVEUR) ve aynı zamanda NATO Güney Müşterek Kuvvetler Komutanı (JFC South) Amerikalı Oramiral James Foggo’ya ait. Aslında tek taraflı bir savaş ilanı. Foggo’ya göre Birinci ve İkinci Atlantik Savaşı her iki Dünya Savaşı sırasında önce Kayzer’in sonra Hitler’in denizaltılarına karşı icra edildi. Üçüncüsü, soğuk Savaş sırasında NATO güçleri tarafından Sovyet Denizaltılarına karşıydı. Dördüncüsünün Rusların Kırım ilhakından sonra Atlantik’te Rus denizaltılarına karşı başlatıldığını iddia ediyor. Bu deklarasyonun stratejik sonuçları var.

ABD Atlantik Filosunun Genişleyen Sorumluluk Sahası

24 Ağustos 2018 günü, ABD Deniz Kuvvetleri Komutanı (aynı zamanda denizaltıcı) Oramiral John Richardson, 21 Temmuz 2018’de 7 yıl aradan sonra yeniden faal hale geçirilen İkinci Filo (Atlantik Filosu) Komutanlığının sorumluluk alanının, soğuk savaş günlerinin eski denizaltı karakol sahalarını aştığını; Kuzey İskandinavya, Arktik Okyanusu ve Rus Kuzey Donanması Denizaltı Komutanlığı karargâhına yakın sulara kadar genişletildiğini açıkladı. Böylece Barents Denizi dâhil Kuzey Atlantik, İkinci Filonun sürekli harekât alanı haline geldi.

Savunma Bakanı Mattis’in 18 Ocak 2018 tarihinde açıkladığı düşük yoğunluklu çatışma döneminden, büyük güçler rekabeti dönemine geçildiğinin Rusya karşıtı en somut hamlelerinden birisi, kanaatimizce 2. Filo hamlesi oldu. NATO genişlemesiyle batıdan tamamen kuşatılan Rusya, söz konusu yeniden kuruluş ve genişleme kararı ile kendi evinin yakın sularına kadar deniz tarafından da baskı altına alınıyor. Bu karar, Mattis’in donanmanın esnek, tahmin edilemez ve saldırgan kullanım doktrini ile uyumlu yönlere sahip. Mattis, Amerikan Donanmasının Karadeniz dâhil her yerde Rusların ön bahçesine kadar girmesini istiyor. Bu doktrin Reagan’lı yılların Donanma Bakanı Lehman doktrini ile kısmen örtüşüyor. Tek fark bu kez sürekliliğin söz konusu olması. Lehman da Amerikan denizaltılarını zaman zaman Barents Denizine sokarak ve tarihte ilk kez Sovyet Donanmasına kendi evinde meydan okuyan bir doktrine imza atmıştı.

Rus Denizaltıları ABD İçin Asıl Tehdit

ABD stratejistleri Çin’in deniz gücü rekabetinde her alanda Amerikan çıkarlarına risk ve tehdit oluşturduğunu; Batı Pasifik kıyılarına yaklaşmanın artık çok zor olduğunu; Rusya’nın ise sadece denizaltı harbinde ABD için tehdit oluşturduğunu; ABD donanmasının temel görevinin Rus denizaltılarını okyanusa çıkmadan kendi evine hapsetmek olması gerektiğini savunuyorlar. Rusya’nın son 10 yılda harekât tempo ve çapını artırması ile özellikle denizaltılardan atılabilen 1000 mil menzilli Kalibr gezgin füzelerinin varlığı, ABD Donanmasını bu doktrine zorluyor. Rus donanması soğuk savaş sonrası uzun bir süre suüstü gemisi inşa etmedi, ancak hem nükleer hem de dizel/elektrik denizaltı inşasına devam etti. Bu denizaltıların Kalibr füzeleri ile donatılması oyunu değiştirdi. Artık Rus denizaltıları Kuzey Atlantik’i terk etmeden pek çok hedefe erişebiliyor. İşte bu nedenle Soğuk Savaş döneminde Sovyet denizaltılarının ve savaş gemilerinin baskı altına alındığı Grönland, İzlanda ve İngiltere arasındaki stratejik GIUK Uçurumu (GIUK Gap) bölgesi böylece daha kuzeye çekilmiş oldu. Artık Arktik Suların içerildiği Yüksek Kuzey Bölgesi (High North) ABD ve müttefiklerinin yeni ağırlık merkezi oldu.

Rusya ve ABD Savunma Harcamaları Artışı

Bugün ABD, Ruslarla okyanus ve denizlerde ciddi bir tırmanmayı sürdürüyor. Bu tırmanmanın dozu ve şiddeti ABD – Çin arasında yaşanan deniz rekabetinden daha keskin ve tehlikeli. ABD ile Çin arasındaki tırmanmanın bir silahlı çatışmaya dönüşmesinin küresel piyasalarda yaratacağı menfi etki, ABD-Rus çatışmasından son derece büyük ve yıkıcı sonuçlar doğuracaktır. Birbirine ticarette bağımlı, dünyanın en büyük ilk iki ekonomisinin çatışmasına karşı, Rusya gibi dünyanın 12. ekonomisiyle nükleer çatışma riski doğurmadan kısıtlı bir silahlı çatışma riski yaşanması arasında fark vardır. Aslında ABD Askeri Endüstriyel Yapısı Rusya’nın Kırım ilhakı ile istediğine kavuştu. Rusya tehdidi üzerinden en pahalı savunma yatırım alanı olan deniz kuvvetlerine yatırımlar sürdürülebiliyor. Rus denizaltı tehdidini kullanarak İngiltere, Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya, İzlanda ve Kanada gibi müttefik ve dost ülkeleri savunma harcamaları ve ortak tatbikatlar konusunda yanına çekilebiliyor, soğuk savaş döneminde bile görülmeyen çapta büyük ve geniş kapsamlı tatbikatlar icra edilebiliyor.

ABD-Rus Gerginliğinde Dengeler Eskisi Gibi Değil

Rusların Doğu Akdeniz, Baltık ve Arktik’ten geçen çelik bir yayla Avrupa Yarımadasını ikiye ayırdığını iddia eden Amiral Foggo ve onun gibi düşünenler, ABD ve NATO’nun Soğuk Savaş sonrası Rus jeopolitiğinde açtığı gediği yeterli bulmuyor. Rusya’yı zayıflatmak ve küresel güç rekabet sisteminde Avrupa Atlantik yapı ile baş edemeyecek duruma sokmaya gayret sarf ediyorlar. Ancak bu kez konjonktür zorlu. Zira Rus-Çin stratejik ortaklığı ABD’nin seçeneklerini zorluyor. Tarihte ilk kez Avrasya’nın doğu ve kuzey sahilleri Rus-Çin ortaklığında Atlantik cephesinin karşısına çıkıyor. Türkiye’yi birinci dereceden ilgilendiren Batı Asya Birliğinin asıl gücü de işte buradan geliyor. Avrasya adasındaki Rus-Çin deniz ortaklığı sadece Avrasya kıyılarına değil, Arktik üzerinden Avrupa ve Kuzey Atlantik bölgeye de caydırıcılık ihraç ediyor. 1 Eylül 2018 günü Akdeniz’de başlayan Rus Deniz Tatbikatı ile Eylül sonunda Çin’in de fiilen yer alacağı -300 bin asker ve 1000 uçak katılımlı – Rus Silahlı Kuvvetlerinin Vostok- 2018 Tatbikatı ABD 2’nci Filosunun kuruluşuna eşi benzer görülmemiş bir cevap olarak değerlendirilmelidir.