Tılsımlı Kemikler, Kehanet ve Şamanizm

Şamanlar ait oldukları toplumun bilinçaltını çok iyi bilen ve onların ihtiyaçlarını karşılayan özel insanlardır. Ozan, Kam, Baksı, Otacı, Bö, Oyun vb isimler ile anılırlar. Kılıktan kılığa giren Şamanlar Oyuncu, Şifacı yada Ozan kimlikleri ile Tanrısal boyuttan gelen enerjiyi hayata geçirirler. Şamanların yaratıcı yetenekleri ve hemen her konuda olan bilgelikleri insanların onlara saygı duymalarını sağlar. Aynı zamanda onlardan korkulur da. Ruhlarla iletişim içinde olmaları, onların geleceği görme yetenekleri olduğu anlamına gelir. Bilinmeyeni bilmek Baksı ya da Bakıcı adı verilen ve basit anlamıyla Falcı şamanların işidir.
kyzlasov-lr-1960-53
Resim1: Taştık Kültürü, Uybat Hun-Türk Alp Kurganında bulunan, üzerine çeşitli tılsımlar yazılmış aşık kemikleri. M.S. 4-5.yy. Hakasya.

“Irkıl Han” Türk Altay mitolojisinde bir şamanın adıdır. Türkçe “Irk” kelimesi fal, “Irklamak” fal bakmak anlamına gelir. Irlamak ise “Söyleyen” Şamanlar için kullanılan bir tabirdir. Irlamak türkü söylemek ya da kehanette bulunmak manasına gelir. Altay Türkleri gaipten haberler veren kişilere “Irımçı” adını verir. Kazaklar “Irım” kelimesini “İnanç” anlamında kullanır. “Irkçı” Irk bakan yani fal bakan şaman demektir. Büyücü Şamanlara Bö, Bögü ya da Bügü adı da verilir. Kürek kemiği falı bakanlara “Yağrıncı” adı verilir.
DSC080şş03 (1)

Resim2 Tuva Türk Şamanların hazırladığı, üzerinde büyülü ve tılsımlı yazılar olan kürek kemikleri.

Alp’lar savaş zamanlarında Şamanların baktıkları kürek kemiği falına göre hareket ederler. Kitan’lar kürek kemiği ateşte çatırdarsa savaş açar, yoksa barış haline devam eder. Bu bağlamda Kaşgarlı Mahmut şu atasözünü aktarır. “Kürek Kemiği Karışırsa, İl Karışır”. Türk ve Moğol Budizm’inde de kürek kemiklerine çeşitli efsunlar yazılır.

1kk8

Resim3: Polonya’daki Tatar Türklerine ait, üzerinde Arapça büyülü ve tılsımlı yazı ve işaretler olan kürek kemiği. 20.yy.

Fal bakmak için kürek kemiğinin kaynatılmamış olması gerekir. En doğru fal koç ya da koyun kürek kemiği ile bakılır. Fakat Yakut Türkleri geyiğin kürek kemiğini kullanır. Kahin kemiği ateşte kızdırdıktan sonra kemikteki çizgiler, çatlaklar ve noktalara göre yorum yapar.

Kürek kemiği kırılmaz ya da köpeklere atılmaz. Aslında Türkler, kurban edilen hiç bir hayvanın kemiğini kırmaz ve sağa sola atmaz. O hayvanın tekrar dünyaya gelebilmesi için, kemiklerinden yeniden doğacağı düşünülür ve kemikleri eksiksiz bir şekilde gömülür. Kan gibi kemikler de, ruhun ikametgahı olarak görülür.

Kürek kemiği dışında aşık kemiği de fal açmak için ya da büyü yapmak için kullanılır. Aşık kemiklerinin üzerine yazılan tılsımların ölen kişileri kötü ruhlardan koruyacağı düşünülür. Orta Asya’da açılan Hun ve Göktürk Alp ve Kağan kurganlarında aşık kemiklerine rastlanır. Türk mitolojisi ve mantık sisteminde “Kan” ve “Kemik”, “Yeniden Doğuş” ile bağlantılı sembollerdir. Bu yüzden kahramanlar aşık kemikleri ile birlikte gömülür.
ubhist0545

Resim4: Bilge Kağanın mezarından çıkan aşık kemikleri.

Aşık kemiklerini değiş tokuş etmek “Kan Kardeşliği” anlamına gelir. Temuçin yani Cengiz Kağan ve Camuka arasında böyle bir bağlılık yemini ritüeli vardır. Cengiz Kağanın avucunda, aşık kemiği şeklinde kan pıhtısı ile doğduğu rivayet edilir.

igral_nye_kosti

Resim5: Taştık Kültürü, Uybat Hun-Türk Alp Kurganında bulunan, üzerine çeşitli tılsımlar yazılmış aşık kemikleri. M.S. 4-5.yy. Hakasya.

İnan, Abdülkadir
2000, Tarihte ve Bugün Şamanizm, T. T. K. Basımevi, Ankara

Roux, Jean-Paul
2005, Orta Asya’da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar, Kabalcı Yayınevi, İstanbul
2002, Türklerin ve Moğolların Eski Dini, Kabalcı Yayınevi, İstanbul