CORONA VİRÜS SONRASI İÇİN TEHLİKELİ PLANLAMALAR

Corona Virüs konusunda bir süredir araştırma yapıyorum. Hatta konuyla ilgili bir makale kaleme alacaktım ancak bitirmem gereken birkaç zamanlı iş nedeniyle şimdilik makaleyi erteledim. Bu kapsamda bu yazıyı kaynakları silinmiş bir makale olarak kabul edebilirsiniz.

Soruna doğru teşhis koyabilmek için önce bu virüslerin patentini alan kuruluşlarla, aşı ve ilaç çalışması yapan kuruluşlara bakmak lazım.

Zika virüsünün patentini 1947 yılında Rockefeller Vakfı almış.

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) çalışma talimatlarını hazırlayanlar da Rockefeller Vakfının görevlileri.

WHO üzerinde etkin olan bir diğer Yahudi şirketi ise Rothschild.

WHO’nun mevcut başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus Etyopyalı bir mikrobiyolog.  Sağlık Bakanı olduğu dönemde Rothschild’ın 12 şirketi ile Etyopya’ya sağlık yatırımları yapılması için anlaşma imzalıyor. Ghebreyesus Corona virüsün ilk görüldüğü dönemde virüsün sanıldığı kadar tehlikeli olmadığı ve uçakla seyahatin virüs bulaşmasına neden olmayacağı açıklamasını yapan adam.  Daha sonra mecburen düzeltme açıklamaları yapıyor.

Virüs ortaya çıkmadan önce 201 milyar dolar değerindeki Rosche firmasının değeri virüs ortaya çıkar çıkmaz 292 milyar dolara çıkıyor. Daha önce domuz gribine karşı Tamiflu adlı ilacı üreterek 30 milyar dolar kazanan Rosche bu kez Corona virüsüne karşı Dornase Alfa adlı ilacı üretiyor. 3 farklı çeşidi pazarlanmaya başlanan ilaçtan 700 milyon -1 milyar kadar satılacağı ve bu satışlardan 500 milyar dolar gelir elde edileceği planlanıyor. Bu ilacın piyasaya sürülmesi ile birlikte firmanın değerinin de 450 milyar dolara çıkması öngörülüyor.

Corona Virüs’ün patentini 2014 yılında ABD’nin Pilbright Enstitüsü almış.

2014 yılından bu yana ABD ve Çin virüs üzerine ortak araştırmalar yapıyor. Bu işin, ABD’deki merkezi North Carolina Üniversitesi ve ABD Ordusunun Biyolojik Araştırma Laboratuvarı.

Çin’deki merkezi ise Wuhan’daki Biyolojik Araştırma  Enstitüsü. Wuhan’daki araştırmalar sırasında Huan Vangliy adlı Çinli araştırmacı virüsten ölüyor. Çin ve ABD söz konusu ortak çalışmaları 2015 yılında North Carolina Üniversitesi’nde yapılan bir ortak makaleyle kamuoyuna açıklıyorlar.

Bu arada HIV virüsünün keşfi nedeniyle 2008 yılında Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen Fransız virolog Profesör Luc Montagnier, koronavirüsün AIDS’e yol açan HIV virüsünden özel transfer edilmiş gen dizileri taşıdığını, doğal bir virüste böyle bir şeyin mümkün olamayacağını, bu durumun virüsün laboratuvar ortamında üretildiğini gösterdiğini ve virüsün muhtemel imalat yerinin Wuhan’daki Biyolojik Araştırma Enstitüsü olduğunu açıkladı.

Bill Gates 18 Haziran 2016’da Wuhan’daki Biyolojik Araştırma Enstitüsüne yatırım yapıyor. Aynı yıl  ABD’nin en büyük 4 uçak şirketinin hisselerini satın alarak şirketlere ortak oluyor. Bill Gates ortak olduktan sonra daha önce uçak seferi yapılmayan Wuhan kentine bu şirketlerden üçü uçak seferlerine başlıyor. Bill Gates uçak şirketlerinden biriyle Amazon’a yardım adı altında malzeme gönderiyor ve Wuhan’da üretilen virüsü ilk kez Amazon’daki ilkel Yanomami kabilesine bulaştırıyorlar.   Amazon ormanlarında izole bir hayat süren kabileye bulaştırılan virüsten 7 yerli hastalanıyor ve biri ölüyor.  Böylece Virüsün ilk testi Wuhan’dan bir yıl önce Amerika kıtasında yapılıyor ve  virüsün ölümcüllüğü kanıtlanmış oluyor.

2018 yılında Bill Gates bir konferans veriyor. Konu yeni ortaya çıkacak bir salgın. Ölümcül bir virüs ortaya çıkacak dünyaya hızla yayılacak. 6 ay içinde 30 milyon insan ölecek, hastalık Wuhan’dan başlayacak” diyor.

18 Ekim 2018’de Rockefeller Vakfı ile Bill/Melinda Gates Vakfı ve Dünya Ekonomi Forumu New York’ta toplantı yapıyor. “Kilit Adım” adı verilen simülasyonda;  “Wuhan’da bir hastalık baş gösterecek, bütünü dünyaya karantina uygulanacak, milyonlarca insan ölecek, insanlar panik ve korkuya kapılacak, polis devlet sistemi kurulacak, vücut ısıları merkezi olarak kontrol edilecek, son aşamada bütün devletler tek bir elden yönetilecek” deniyor.

 Bu arada Bill Gates ABD’de Corona Virüs araştırması yapan 7 şirket ile solunum cihazı üreten bir şirkete ortak oluyor ve virüs test kiti üreten firmaya yatırım yapıyor.

Wuhan’da açıklanan ilk resmi vakanın tarihi 29 Aralık 2019. Hiç kimse ne Corona Virüsünü 4 yıl öncesinden tahmin ederek uçak şirketlerine ortak olan ve Wuhan’a uçuşları başlatarak virüsün ABD’ye yayılmasına neden olan Bill Gates’e ne de 2019’da ortaya çıkan Zika virüsünün patentini onlarca yıl önce alan Rockefeller Vakfına ve Rothschild ailesine hesap sormuyor.

Çinde virüsün ortaya çıktığı 20 Aralık 2019’dan 8 Şubat 2020’ye kadar 1 ay 1 haftalık süre içinde Çin’den ABD’nin 17 eyaletine 450.000 yolcu taşınıyor. ABD’de hastalığın bu kadar hızlı yayılmasının en önemli sebebi Çin’den yapılan uçak seferleri. Uçuşların en yoğun olduğu 3 eyalet ise virüsün en çok etkin olduğu, New York, California ve New Jersey.

Yukarıda verdiğim bilgilerden sonra sıra işin virüsten sonraki aşaması olan tek dünya devleti kurmaya geliyor.

“Ülkeler pandemiyle tek başına başa çıkamıyor. Mücadele tek elden yürütülmeli” bahanesiyle küresel hükümet ve tek dünya devleti kuracaklar. İngiltere eski başbakanı Gordon Brown bunu açıkça dile getirdi ve “tek bir Küresel hükümet kurulmalı, pandemiyle ancak böyle baş edebiliriz” dedi.

Çin’de ve İsrail’de uzaktan ateş ölçen termal kameralar, yapay zekâ ile destekli kamera ve uzaktan tanıma sistemleri şimdiden devreye girdi bile. Bunun nihai aşaması insanlara çip takmak.

IMF  Corona virüsten etkilenen 25 ülkeye borç vermeyi kararlaştırmış. Ancak iki şartı var. Hükümetler ülke halklarının aşılanmasını kabul edecek ve her aileden iki kişiye mikroçip takılacak.

Bu süreci biz görmesek de korkarım bizden sonraki nesiller görecek ve bizzat yaşayacak.

Ekte gönderdiğim 26 Mart 2020 tarihli The Economist” dergisinin kapak resmi bence her şeyi anlatıyor.  Tasmanın ucundaki köpek bizim elimizde, ama bizim tasmamız da tek dünya devletini yönetenlerin elinde…

Bu gelişmeleri önleyebilmek için alınabilecek önlemler şunlar olabilir:

  1. Tek Dünya Devleti kurma planları konusunda halkımızda farkındalık yaratmak ve bu plana şiddetle karşı çıkmak.
  2. Kurdukları Biyolojik Araştırma Enstitülerinde virüs, bakteri ve benzerlerini üreten ülkelerdeki Biyolojik Araştırma Enstitülerinin BM Biyolojik ve Kimyasal Silahların Önlenmesi Ajansı tarafından denetlenmesini sağlamak ve zararlı faaliyetleri görülen Enstitüleri kapatmak.
  3. Virüs, bakteri ve benzeri maddeleri üreten ülkelerin söz konusu üretimde görev alan personelinin ve bunlara bu talimatları veren liderlerinin Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanmasını ve en ağır cezalara çarptırılmasını sağlamak.
  4. Rockefeller Vakfı, Bill/Melinda Gates Vakfı, H.Kisenger, Rotschid gibi, HIV, ZİKA, MARS ve CORONA gibi Virüslerin patentini alan ve Virüs ortaya çıkmadan yıllar önce verdikleri konferanslarda Virüsten ölümler olacağını, örneğin Corona virüsünün ilk kez Wuhan’da ortaya çıkacağını, virüsten milyonlarca insanın öleceğini, polis devlet sistemine geçilerek insan yaşamın karantinalar altında ve tek küresel devlet kurulmasıyla denetleneceğini öne süren şahıs ve kuruluşların yöneticilerini Uluslararası Ceza Mahkemesinde “İNSANLIĞA KARŞI SUÇ” isnadıyla yargılamak ve gereken cezaya çarptırmak.
  5. Hücre zarını zayıflatarak Corona virüsün akciğer hücresine nüfuzunu kolaylaştırdığı iddia edilen RF dalgalarının böyle bir etkisi olmasa bile insan sağlığı için tehdit teşkil eden ve beyin tümörü, Alzheimer gibi hastalıkları teşvik ettiği bilim dünyasında kabul edilen  5G uygulamalarına Türkiye’de son vermek (Halen ODTÜ, BİLKENT ve HACETTEPE Teknokentlerinde deneme çalışmaları sürdürülüyor. Ayrıca ASELSAN cihazları üretti. Yılsonuna kadar bunların devreye alınması planlanıyor).
  6. İlk, orta ve yükseköğretimde halen kullanılan ve kablosuz internet üzerinden sürdürülen uzaktan eğitim programlarını Başkent üniversitesinin yaptığı gibi TV kanalı üzerinden ya da kablolu internet üzerinden yürütmek ve gerek öğretim üyelerinin gerekse öğrencilerin Corona Virüs bahanesiyle aşırı radyasyona maruz bırakılmalarına son vermek.
  7. Türk Telekom kamulaştırılarak Kablosuz internet üzerinden yürütülen haberleşmelerin bir bölümünü Türk Telekom’un telefon hatları üzerinden sürdürmek.
  8. Hıfzıssıha Enstitüsüne tekrar işlerlik kazandırarak yerli aşı üretimine başlamak.
  9. Çalışanlara iş ve ücret garantisi verilerek halkta devlete güven ortamı yaratmak.
  10. İçinden geçtiğimiz kritik dönemde kısır çekişmeleri bir tarafa bırakarak sürecin en az zayiatla atlatılması için Sağlık Çalışanlarına destek olmak ve gerçekleri halktan saklamamak.

Liste daha uzatılabilir ama ilk aşamada bana acil görünenler bunlar.

Selamlar, saygılar ve sağlıklı günler dileklerimle.

ÖLT