Bu yazı şu anda Amerika’da yeniden tartışma masalarında olan ırkçılığa dem vuracak. Irkçı yaklaşımlar Trump’ın başkan seçilmesiyle yeni bir boyut kazanmıştır. Bunu da Şikago’lu rapçi Common (gerçek ismi Lonnie Lynn), 4 Kasım 2016 tarihli Black America Again (Yeniden Siyahi Amerika) albümünde zararlı sonuçlara rağmen birleşme ile anlatmıştır. (Referans olarak sunulan aynı isimli şarkı için bkz: https://youtu.be/WMNyCNdgayE)
Birleşmek derken bir tek siyahilerin birleşmesi olarak konuyu ele alamayız, çünkü ırkçılığın kendisi olur bu. Asyalının, siyahilerin, Latin Amerikalıların tek çatı altında birleşmeleri daha doğru olur. Bu birleşme şu an Black Lives Matter (BLM) altında yapılıyor, ama önceden de Rosa Parks, Martin Luther King, Malcolm X gibi efsanevi akıllar ile de yapılıyordu. Eminim ki eğer Rosa Parks otobüsteki ırkçılığa sessiz kalıp o ırkçıya yerini verseydi ve eğer Martin Luther King sonrasında o muhteşem “Benim Bir Rüyam Var” konuşmasını yapmasaydı, eminim ki ırkçılık çok daha iğrenç bir boyut alırdı. Alıyor da, çünkü Trump’ın babası Ku Klux Klan ile içli dışlı. (Bkz: Evan Osmos, “Donald Trump and the Ku Klux Klan: A History” The New Yorker, 29 Şubat 2016) Trump’ların KKK ile flörtü hayranlarının gösterdiği ırkçı yaklaşım ile devam etmekte şu an. (Bkz: Feliks Garcia, “Ku Klux Klan announces Donald Trump victory parade as white supremacists celebrate worldwide”, Independent, 11 Kasım 2016)

Malcolm X, Betty Shabazz, Assata Shakur, Angela Davis, Martin Luther King, Rosa Parks gibilerinin mücadelesi bir nevi hiçe sayılmış oldu ve pespaye olarak görüldü. Hatırlansın ki Malcolm X ve Betty Shabazz’ı Nation of Islam bu yüzden hedef aldı ve gerçek amacından saptı. Önceden gerçekten İslam’ın değerlerini tanıtan, içinde Muhammed Ali gibi önemli insanları bulunduran NOI işte bu yüzden Malcolm X ve Betty Shabazz’ı hedef aldı, mücadele ettikleri için. (Bkz: Malcolm X & Alex Haley, The Autography of Malcolm X, New York: Grove Press, 1.baskı, 1965) Bernie Sanders gibi gençlerin de destek gördüğü Vermont’lu senatör yerine elini Ortadoğu’ya demokrasi getireceğim diye kana bulayan kanlı Hillary Clinton’ı tercih ettiler. Dikkat edin seçmenin verdiği mesaja; düzen değişti artık. Brexit’te nasıl düzen değiştiyse Clinton-Trump seçimlerinde de düzen değişti. ODA TV yazarlarından sevgili Nihat Genç, bana göre son zamanlardaki en gerçekçi tespitlerden birisini yapıyor. Kısacası dediği şey “yıllardır yıktınız, bombaladınız, mahvettiniz, bize yaptıklarınız size geri dönüyor. (Bkz: Nihat Genç, “Bizim Başımıza Gelen Nihayet Amerika’nın Başında”, ODA TV, 12 Kasım 2016).

Irkçılık her zaman için pespaye, çağdışı, sığ, çarpık bir düşüncedir. Amerika’da Jim Crow Kanunları ile tohumları atılan ırkçı düşünceler devam etmektedir. Bu seçimler tarafları bölmüş olabilir ama ırkçılık hala insan canı alıyor ve insan canını riske atıyor. Misal, Trump destekçileri siyahi bir kıza saldırdı. Hasarlar çok ciddi değil ama o saldırı kızın beyninde bir travma oluşturmuş ve kendini güvende hissetmiyor. (Bkz: Lou Colagiovanni, “White Trump Fans Just Assaulted A Black Student At Villanova”, Occupy Democrats, 13 Kasım 2016). Bu olayı andıran bir tane daha olay California’da bir öğretmenin başına geldi. Öğretmen öğrencilerine Hitler ve Trump’ın benzerliklerini anlatıyordu ama okuldan uzaklaştırıldı ve görevine son verildi. (Bkz: Lou Colagiovanni, “California Teacher Suspended For Teaching Students About The Similarities of Trump & Hitler”, Occupy Democrats, 13 Kasım 2016) 

Dikkat edilmesi lazım, çünkü kıvılcım her yere saçabilir. Eğer kontrol altına alınamazsa, daha çok iç huzursuzluk, protesto ve ırkçı anlayış hakim olur ve bu kontrol altına alınamaz bir hale gelir.

Bartu BİLGİN