PKK terör örgütünün Musul’un kurtarılmasına yönelik operasyonlara katıldığı iddia ediliyor. PKK’nın Şengal kolu olan YBŞ (Şengal Direniş Birlikleri) merkezi Irak hükümeti yönetiminde Musul Operasyonu kapsamında Şengal bölgesinden Türkmen kenti Telafer’e ilerlediğini açıkladı.   Kuzey Irak kaynaklı Zernews internet sitesi, YBŞ komutanlığının konuya ilişkin açıklamasına yer verdi. Açıklamada, Musul harekatı kapsamında Mediban ve İmecris köylerinin IŞİD’ten alındığı onlarca Ezidi Kürdün  kurtarıldığı belirtildi. Açıklamada, bu operasyonlar Musul operasyonunun ilk adımıdır. Şengal’den Telafer’e ve Musul’a gidiş yolu açılmış durumda” denildi. Operasyonun PKK bünyesindeki HPG ve YJA desteğiyle devam ettiği ve operasyona 1.600 YBŞ savaşçısının katıldığı ifade edildi. Açıklamada operasyonun merkezi Irak hükümetinin bilgisi dahilinde yapıldığı ifade ediliyor. (Referans: http://www.milliyet.com.tr/pkk-da-musul-operasyonuna-gundem-2217369/)

Bu haberin medyaya düşmesinden sonra ABD ile Bağdat hükümetinden ve Barzani yönetiminden henüz herhangi bir yalanlama gelmedi. Bilakis Rudaw haber sitesinde yer alan bir haberde Barzani’nin partisi KDP’den bir yetkili PKK’nın yukarıdaki açıklamada yer alan köylerdeki operasyonları doğruluyor ancak PKK’nın Telafer’e yöneldiği konusunda bilgisi olmadığını belirtiyor. Haziran 2014’te IŞİD’in Irak’ta işgal ettiği yerlerden çıkarılmasına yönelik başlatılan çatışmalarda PKK’nın Peşmergelerin yanında Sincar/Şengal, Mahmur, Kerkük bölgelerinde IŞİD’e karşı çatışmalara girdiği biliniyor. Bu süreçte Barzani’nin Peşmergeleri kutlarken PKK’lıları da kutladığı, Amerikalı askerlerin de Peşmerge birliklerine danışmanlık yaptıkları yerlerde PKK’lı teröristlerle aynı ortamda bulunduklarını gösteren fotoğraflar medyada yer almıştı. Bu bağlamda bu son haberler hiç de şaşırtıcı değil.

Türkiye’nin Musul’un kuzey doğusundaki Başika bölgesinde kurulan kampta Musul’u kurtarma operasyonuna katılmak üzere Sünni grupları eğitmesine Bağdat yönetiminin, ABD’nin gösterdiği tepkiyi hatırladığımızda ABD ve Bağdat yönetimi nezdinde Türkiye’nin PKK kadar güvenilir görülmediği, Türkiye’nin yaptıklarının bir koalisyon faaliyeti olarak kabul edilmediği, dolayısıyla Musul’u kurtarma operasyonuna katılmasının düşünülmediğini anlıyoruz. ABD’nin yeni IŞİD stratejisi kapsamında Musul-Rakka irtibatının kesilmesi, sonrasında Musul’un çevrelenerek IŞİD’in imha edilmesi öngörülmektedir.

ABD ve Bağdat yönetimi Musul-Rakka irtibatının kesilmesi görevini PKK ve kontrolündeki silahlı gruplara vermiş olacak ki PKK’nın Musul’u kurtarma operasyonuna katıldığı ve Türkmen kenti Telafer’e yöneldiği açıklamalarını yalanlama gereği duymadılar. Geçtiğimiz haftalarda Musul-Rakka irtibatının kesilmesi bağlamında PKK’nın Suriye kolu PYD de Rakka’nın kuzeyindeki Şeddadi bölgesine operasyon yapmıştı.

Görülen o ki IŞİD’e karşı operasyonlara katılan PKK’nın, buna karşılık, sadece Suriye’deki kolu PYD vasıtasıyla Suriye kuzeyinde PKKistan’ı oluşturmasına değil Irak kuzeyinde de PKK kontrolünde yeni kantonlar oluşturulmasının önünü açacak toprak kazanımlarına yol açılmaktadır. PYD’nin kontrol ettiği bölgelerde Kürt nüfusun yüzde 30’larda olduğu bilinmesine ve Telafer’in tamamen Türkmen olduğunun bilinmesine rağmen ABD’nin bu gelişmelere göz yumması kabul edilebilir değildir. PKK’nın 1.600 kişilik bir kuvvetle Telafer’i kontrol altına alması pek mümkün olmasa da operasyon o safhaya geldiğinde Peşmerge’nin devreye girmesi ve Telafer’in Barzanistan’a katılması söz konusu olabilecektir. Bu da bölgede vahim sonuçlara yol açabilecek etnik temizlik tehlikesine işaret etmektedir.

Bütün bunlar şuanda Musul vilayetinde yaşanan IŞİD işgali sona erdirildiğinde sorunun çözülemeyeceğini, hatta IŞİD’ten sonra Musul vilayetinin nasıl ve kimler tarafından yönetileceği (Bağdat’a mı bağlı olacak, Barzani Musul’un hangi şehirlerini isteyecek, PKK nerelerde kanton ilan edecek vs) sorunun belki de daha büyük bir sorun olarak ortaya çıkacağını da göstermektedir. (29 Mart 2016)