Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE
LINKEDIN
Share

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ 8970. TOPLANTISI ÖZET METNİ

Delegeler Moskova’nın Donetsk ve Luhansk’ı Tanımasını Reddediyor

Putin’in Ukrayna’nın ayrılıkçı bölgeleri Luhansk ve Donetsk’i tanıması üzerine, BMGK 8970. toplantısını acil durum oturumu olarak gerçekleştirdi. Toplantıda Amerika Birleşik Devletleri, Arnavutluk, Fransa, Hindistan, Brezilya, Birleşik Krallık, Meksika, İrlanda, Birleşik Arap Emirlikleri, Kenya, Gana, Gabon, Norveç, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Almanya temsilcileri söz aldı.

Siyasi ve Barış İnşa İşleri Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DİCARLO, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Rusya Federasyonu’nun Donetsk ve Luhansk bölgelerinin belirli bölgelerinin bağımsızlığını tanıma kararını, o ülkenin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin ihlali olarak ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ilkeleriyle tutarsız olarak gördüğünü açıkça belirtti. ‘‘Bölgesel ve küresel yankı uyandırma riski taşıyan bu karardan dolayı çok üzgünüz’’ dedi ve Rus birliklerinin ‘‘barışı temin etme görevi’’ bildirimiyle doğu Ukrayna’ya konuşlandırılması emrinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. DiCarlo, bu gelişmelerin Donetsk ve Luhansk’taki sivil sakinlerin Rusya Federasyonu’na toplu olarak tahliye edilmesi emrini verme kararının ardından geldiğini ekledi. ‘‘Siviller ve sivil altyapı korunmalı, durumu daha da kötüleştirebilecek eylem ve açıklamalardan kaçınılmalıdır…Büyük çatışma riski gerçektir ve ne pahasına olursa olsun önlenmesi gerekir’’ diyen DiCarlo, Birleşmiş Milletler’in Ukrayna’nın uluslararası kabul görmüş sınırları içinde egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne tam bağlılığını ifade ederek, önümüzdeki saat ve günlerin kritik olacağını kaydetti.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Linda THOMAS-GREENFİELD, Rusya Federasyonu’nun düşmanlığı karşısında başka yöne bakmanın mümkün olmadığını, çünkü eyleminin Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi. ‘‘Başkan Vladimir Putin, savaş için bahane yaratmayı amaçlayan Ukrayna hakkında bir dizi çirkin ve yanlış iddiada bulundu’’ dedi. Ukrayna’nın nükleer silah elde etmeye çalıştığı iddiasını reddeden Thomas-Greenfield, ABD’nin bu tür silahları tedarik etme niyetinin olmadığını ve Kiev’in onları istemediğini söyledi. ‘‘Başkan Putin dünyanın imparatorluklar zamanına dönmesini istiyor ama bu 1919 değil; yıl 2022 […] Uluslararası sistemimizi test ediyor ve hepimizi ne kadar zorlayabileceğini görmeye çalışıyor. Bu krize yanıt olarak birlikte hareket etmeliyiz […] Ukrayna’ya yönelik bir saldırı, Birleşmiş Milletler Tüzüğü’ne yapılmış bir saldırıdır’’ diye konuşmasını sürdüren Thomas-Greenfield, diplomatik masanın barışı korumanın tek yeri olduğunu da sözlerine ekledi.

Fransa Birleşik Devletleri’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nicolas de RİVİÈRE, Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’nın ayrılıkçı doğu bölgelerini tanımasını kınadı. Tüm tarafları ‘‘Minsk Anlaşmalarının Uygulanmasına Yönelik Önlemler Paketi’’ni tam olarak uygulamaya çağırdı. Rusya Federasyonu temsilcisinin 17 Şubat’ta Konsey’e hitaben yaptığı konuşmada Minsk anlaşmalarına alternatif olmadığını kabul ettiğini, ancak bugün gerçeklerin oldukça farklı olduğunu kaydetti. Ukrayna sınırında atılan ek adımlardan duyduğu endişeyi dile getirdi. Kiev’in gösterdiği kısıtlamayı memnuniyetle karşılayarak, Rusya Federasyonu’nu durumun daha fazla istikrarsızlaştırılmasından kaçınmaya çağırdı ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barışı koruma öncülüğünde bir ordu konuşlandırmasından duyduğu endişeyi yineledi.

Rusya Federasyonu’nun kararından duyduğu endişeyi dile getiren Hindistan Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi T.S. TİRUMURTİ, Üçlü Temas Grubu aracılığıyla ve Normandiya formatı da dahil olmak üzere yürütülen yoğun çabaları memnuniyetle karşılayarak, ‘‘askeri bir tırmanışı göze alamayız’’ dedi ve Minsk anlaşmalarının uygulanmasını kolaylaştırmak için ortak zemin bulmak için daha fazla çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.

Brezilya Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Ronaldo Costa FİLHO, gerilimi derhal azaltma ve doğu Ukrayna’daki krize barışçıl bir çözüme yol açacak siyasi ve diplomatik çabalara kararlı bir bağlılık çağrısında bulundu. İlk kaçınılmaz hedefin, birliklerin ve askeri teçhizatın sahada kapsamlı bir şekilde geri çekilmesiyle acil bir ateşkes olduğunu ve bunun güven inşa etmek, diplomasiyi güçlendirmek ve krize sürdürülebilir bir çözüm aramak için önemli bir adım olacağını söyledi.

Birleşik Krallık Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Barbara WOODWARD, Rusya Federasyonu tarafından alınan aksiyonların başta insan hayatı olmak üzere ciddi ve geniş kapsamlı sonuçları olacağını söyledi. ‘‘Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü Birleşmiş Milletler Sözleşmesi tarafından korunmakta ve garanti edilmektedir. Moskova’nın kararları Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ediyor ve Rusya Federasyonu’nun 2202 (2015) sayılı kararla onaylanan Budapeşte Memorandumu ve Minsk anlaşmalarında verdiği taahhütlerle alay ediyor. Eylemleri uluslararası hukuka saygısızlık olduğunu gösteriyor. Bu nedenle Birleşik Krallık, uluslararası hukuku ihlal etmesine ve Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saldırmasına yanıt olarak Rusya Federasyonu’na karşı yeni yaptırımlar ilan edecek’’ dedi.

Meksika Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Alicia Guadalupe Buenrostro MASSİEU, Rusya Federasyonu’nun yakın zamanda Konsey odasında yapılan Ukrayna’yı işgal etmeyeceğine dair kategorik açıklamasını hatırlattı ve Rusya Federasyonu’nun bu açıklamaya tam olarak uymasını umduğunu dile getirdi.

İrlanda Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Geraldine Byrne NASON, İrlanda’nın Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz taahhüdünü yeniden teyit ederek, Ukrayna’nın kendi dış politikasını seçme ve topraklarını her Devlet gibi savunma hakkına sahip olduğunu ve bu taahhütlerin tüm Üye Devletler için bağlayıcı olduğunu söyledi.

Birleşik Arap Emirlikleri Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Lana Zaki NUSSEİBEH gerginliği azaltmanın önemini vurgulayarak, riskleri azaltmak ve uluslararası hukuka uygun bir diplomatik yol çizmek için iyi niyetle çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.

Kenya Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Martin KİMANİ, Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerini bağımsız devletler olarak tanıma kararından duyduğu derin endişeyi dile getirerek, bu bölgelerde ciddi güvenlik endişeleri olasılığının böyle bir tanımayı haklı göstermediğini vurguladı. Kenya’nın ve hemen hemen her Afrika ülkesinin “imparatorluğun sona ermesiyle doğduğunu” hatırlatarak, Kenya’nın Afrika Birliği Örgütü’nün kurallarına ve Birleşmiş Milletler Şartı’na uymayı seçtiğine dikkat çekti. Güçlü Devletlerin uluslararası hukuku çok az dikkate alarak ihlal etme eğilimini kınayarak, tüm Üye Devletleri çok taraflılığı savunmak için Genel Sekreter’in arkasında toplanmaya çağırdı.

Gana Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Harold Adlai AGYEMAN, Rusya Federasyonu’nun doğu Ukrayna bölgelerini tanıma, asker gönderme ve Minsk anlaşmalarından vazgeçme kararlarından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. “Savaşın sesi yüksek olabilirken, barışın sesi daha derinlerdedir” diyen Agyeman, ‘‘Büyüklüğün gerçek testi, gücün kullanımındaki kısıtlamadır ve bu vesileyle, uluslararası toplum, tüzüğün ortak amacını yeniden teyit etmelidir[…]Uçurumun eşiğinde olabiliriz ama devrilmedik; diplomasi yolu devam ediyor’’ diye ekledi. Ardından söz alan Gabon Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Lilly Stella Ngyema NDONG ise ‘‘Rusya Federasyonu’nun kendi ilan ettiği bu cumhuriyetlerin egemenliğini tanıma kararı, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü için “sonucu ağır” ve uluslararası ilişkilere bir saldırı oluşturan Minsk anlaşmalarının uygulanmasını baltalıyor’’ dedi.

Norveç Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mona JUUL, Rusya Federasyonu’nu diplomasi yoluna geri dönmeye ve askeri güçlerini Ukrayna içinden ve sınırlarının çevresinden çekerek gerilimi azaltmaya çağırdı. ‘‘Yalnızca Avrupa’nın güvenlik mimarisini tehdit etmekle kalmayacak, aynı zamanda sivil nüfus için benzersiz acılara yol açabilecek bir savaş ihtimaliyle karşı karşıyayız” dedi. Rusya Federasyonu’nu uluslararası insancıl hukuka tam olarak uymaya ve tüm tarafları hem sivilleri korumaya hem de güvenli, hızlı ve engelsiz insani erişimi kolaylaştırmaya çağırdı.

Çin Halk Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ZHANG Jun, ilgili tüm tarafları temkinli davranmaya ve gerilimi artırabilecek her türlü eylemden kaçınmaya çağırdı. ‘‘Çin her zaman meselenin esasına göre kendi pozisyonunu ortaya koyuyor’’ diyen Zhang, tüm ülkelerin uluslararası anlaşmazlıkları Birleşmiş Milletler Antlaşması doğrultusunda barışçıl yollarla çözmesi gerektiğini söyledi.

Almanya Daimi Temsilcisi Antje LEENDERTSE, Rusya Federasyonu’nun kararını kınayarak Rusya Federasyonu’nun defalarca çatışmaya taraf olmadığı konusunda ısrar ettiğini hatırlatarak, “bugün, maskesini düşürüyor ve her zaman öyle olduğunu gösteriyor” dedi. Almanya, Moskova’nın ciddi ekonomik, siyasi ve jeostratejik sonuçları olacak uluslararası hukuku ihlal etmesine yanıt olarak sağlam ve yeterli önlemler alacaktır’’ diyen Leendertse, ‘‘Son sekiz yılda doğu Ukrayna’da 3400’ü sivil olmak üzere 14000 ölü sayıyoruz’’ dedi ve Moskova’yı diplomasi yoluna dönmeye çağırdı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 8970. toplantısının kritik konuşmacıları olan Rusya Federasyonu ve Ukrayna temsilcileri, art arda söz aldılar. Rusya Federasyonu Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vassily A. NEBENZİA, konseyde Başkan Putin’in kararnamesine ilişkin bir dizi duygusal açıklama ve kategorik değerlendirme duyulduğunu, ancak konseyin şimdi savaşın nasıl önleneceğine odaklanması ve Ukrayna’yı Donetsk ve Luhansk’a yönelik bombardıman ve provokasyonları durdurmaya zorlaması gerektiğini dile getirdi. ‘‘Bu kararname, 2014 yılında bölgelerin bağımsızlık ilanlarını takip etti ve bölgelerde ve Rusya Federasyonu’nda buna yönelik yüksek desteğe rağmen şimdi gerçekleşti. ‘‘Moskova barış ummuştu ve Donbas’ta barışı tesis etme sözü veren, ancak bunun yerine kavgacı söylem ve bombardımana başvuran, Donetsk ve Luhansk temsilcileriyle konuşmayı reddeden yeni Ukrayna Devlet Başkanı’nın seçilmesini memnuniyetle karşılamıştı’’ dedi. ‘‘Rusya Federasyonu, Ukrayna tarafından “Batılı meslektaşlarımızın desteğiyle” sabote edilen Minsk anlaşmalarına taraf olmadığını doğruladı’’ diyen Nebenzia, ABD liderliğindeki meslektaşlarının oynadığı negatif rolü kınadıklarını söyledi. Bölgelerden gelen mültecilerin Ukrayna’ya değil Rusya Federasyonu’na kaçtığını ve 68 bin kişinin burada barınmak istediğini vurguladı. Batılı meslektaşlarını iki kez düşünmeye ve Kiev’in militarist planlarını durdurmaya çağıran Nebenzia, Konsey’daki açıklamaların çoğunda Donbas’ın yaklaşık 4 milyon sakininden bahsedilmediği vurguladı.

Nebenzia’nın ardından söz alan Ukrayna Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Sergiy KYSLYTSYA, ‘‘Bugün Birleşmiş Milletler üyeliğinin tamamı, sırasıyla 2008 ve 2014’te Gürcistan ve Ukrayna’nın bazı bölgelerini işgal eden ülkenin saldırısı altında. Rusya Federasyonu şimdi 2014’ten bu yana Donbas bölgesindeki bölgeleri işgal eden birliklerinin varlığını yasallaştırmaya çalışıyor’’ dedi ve sekiz yıldır savaşı körükleyen bir ülkenin barışı koruyamadığını vurguladı. Kyslytsya, barışçıl ve diplomatik bir yola bağlıyız ve bu yolda kararlı bir şekilde kalacağız. Biz kendi toprağımızdayız […] kimseye hiçbir şey vermeyeceğiz’’ dedi ve bir kez daha Ukrayna’nın Rusya Federasyonu’ndan tanıma kararını iptal etmesini, müzakere masasına dönmesini ve işgal güçlerinin derhal ve tamamen geri çekilmesini talep ettiğini vurguladı.