BİR DENİZ ÜSTEĞMENİN GÖZÜNDEN KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI

Yıl: 1974

Tarih: 15 Temmuz

Saat: 01.25

Yer: Ege Denizi;

Denizkurdu Tatbikatı devam ediyor.

Ben Komodor Kur Alb. Necmettin KESKİ’nin harekât subayıyım.

Harekât Yıldırım/Çok Gizli bir mesajın gelmesi ile kendimi meslek yaşamımın en önemli olayının içinde bulacaktım. Mesaj, Kıbrıs’ta bir darbe yapıldığını söylüyordu. Tatbikat saati durduruldu. Gelen bilgilerin artması ile Nikos SAMPSON isimli bir kişinin Makarios devirip yönetimi ele geçirdiği anlaşıldı. Makarios ise iki gün sakatlandıktan adadan kaçmış. Darbenin Yunanistan askerî cuntasının işi olduğu anlaşıldı. Durum ciddiydi. Kısa sürede askerî müdahale kararı verilmezse Kıbrıs’ta tüm kazanımların yok olması ihtimali çok yüksekti.

Sabaha karşı tatbikat iptal edilip gemi/birliklerin sefer görev yerlerine intikali emredildi. Yunan Cuntası darbe yaptığına göre, bu ülke ile savaş kaçınılmazdı. Ege’de, bu savaşı yapmak için plânlı kuvvet kalırken, diğer gemi/birlikler süratle Mersin’e intikal ettiler. Biz, Ege Görev Gurubu olarak İzmir/Uzunada’ya intikal edip harbe hazırlık sürecini başlattık. Gemilere harp stoku yüklendi Tersane timleri arızaları onardı Savaş eğitimleri yoğunlaştı. Harbe hazırlık durumu en üst düzeye çıkarıldı. Adadan gelen bilgilerden darbenin başarılı olduğu, katliamların başlamasının an meselesi olduğu anlaşılıyordu.

Dünya Türkiye’yi oyalıyordu.

Türkiye tarihî kararını vermişti Sonuna kadar savaşacaktı. Bu kararlılık personel tarafından hissedildiği anda, hepimizi çok farklı bir duygu kapladı, bütünleşmiştik. Başbakan Ecevit icra emri öncesi Londra’ya giderek diğer garantör BK ile görüştü. Dönüşünde artık karar vermişti.

Harekât Plânı basitti. Kıbrıs’a müşterek harekât icra edilerek önemli bir bölümü ele geçirilecek Ege’de Yunanistan ile kesin sonuçlu bir savaşa girilecek Yunanistan’ın Kıbrıs’ı takviyesi engellenecekti TSK’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük askerî harekâtına çok az kalmıştı. Müşterek Harekât; plânlama ve icrası en zor askerî harekâttır Amfibi, Havadan indirme, Uçar birlik ile birlikte Deniz ateş desteği ve kapsamlı Hava bombardıman harekâtını içerir. Başarısız olunması durumunda sonuç tam bir felâket olur. Fakat Türkiye her şeye rağmen kararını vermişti.  Hatırlamanızı istediğim bir husus daha var. TSK için harbe hazırlık için en zayıf olunan aylar, temmuz/ağustostur. Atama ve yer değiştirme izinlerin yoğun olduğu aylardır. Darbeyi planlayanlar belli ki TSK’nin bu zafiyetini dikkate almışlar. TSK bu zorluğu aşabilir miydi? 18 Temmuz’da tarihî Kıbrıs Barış Harekâtı kesin emri verildi. 20 Temmuz sabahı harekât başlayacaktı. Kıbrıs’ta zapt ve işgal, Ege’de, şayet Yunanistan saldırırsa, misli ile mukabele…

Artık rahattık.

Saatler kurulmuş, hazırlıklar tamamlanmıştı.

Dünya tarihinde bir ilktir

15 Temmuz, Sampson darbesi

18 Temmuz, Kıbrıs Barış Harekâtı emrinin verilmesi,

19 Temmuz, Mersin’den Kıbrıs’a amfibi gücün intikale geçişi.

20 Temmuz kıyı başına kapak atma…

Tarihte bu kadar kısa sürede böyle karmaşık harekâtı icra edecek bir ülke yoktur.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı 20 Temmuzda başladı ve ateşkes ile kısa süreli durdu, Ağustos ayında ise ikinci harekât ile KKTC’nin coğrafî sınırları çizilmiş oldu.

Yunanistan’ın Ege’de Türkiye ile bir savaşı göze alamadı. Kıbrıs darbesini planlayan Yunan Cuntası devrildi.

Yunanistan’ın Kıbrıs’ta Türkleri katledip Adadaki Rumlarla bütünleşme plânı  (ENOSİS) büyük yara aldı. TC tarihinin en büyük askerî harekâtını, hem de deniz aşırı bir hedefe yapmayı başardı.

Bu askerî başarının siyasî kazanca dönmemesi için emperyal güçler her şeyi yaptı.

Geçen 46 yılda; ambargolar dâhil, Kıbrıs’ın AB’ne, hem de tüm Kıbrıs’ı temsil ediyormuş gibi alınması dâhil, her türlü ahlâk dışı oyun oynandı, oynanmaya da devam ediyor. TC ve KKTC’deki hainler emperyalizm ile işbirliğini sürdürdü. Kıbrıs davası yara alsa da ASLA yok olmadı.

Büyük saldırının aslında, Türkiye’yi Mavi Vatan ile Kıbrıs’taki meşru haklarını yok etme amaçlı olduğu artık daha iyi anlaşılıyor.

Türkiye Mavi Vatan ve Kıbrıs nöbetinde.

Adada Türklere karşı yürütülen sinsi psikolojik harekâta rağmen, onlar değil, biz başarılı olacağız. Şurası ASLA unutulmasın: Bu saldırı görünür gelecekte de sürdürecektir.

Çünkü emperyalizm hedefe ulaşana kadar pes etmez.

Türkiye 1974’de yaptığı muhteşem müşterek harekât ile aslında Kıbrıs’ta değil, Akdeniz’de kıyı başı elde etmiştir.

Buradan geri dönüş olmayacaktır.

Adada kalıcı Barış iki egemen devletin varlığı ile sağlanacaktır.

Yeni devletin adı, “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olacaktır.

Kıbrıs davasına ömrünü veren Dr. Fazıl KÜÇÜK, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf DENKTAŞ, TMT’nin kahraman mücahitleri, TSK’nin şehit ve gazilerine selâm olsun. Bu kutsal davaya hizmet eden kahramanlara minnet borçluyuz.

Hepsini saygı ve şükranla anıyorum.

Mustafa ÖZBEY