Türkiye destekli muhaliflerin El Bâb’ı ele geçirmesinden sonra ilçenin güneyinde hızlı bir şekilde ilerleyen rejime bağlı güçler, Menbic’in çevresinde PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG’nin denetimindeki bölgelerin sınırlarına ulaştı. Böylece, Şam yönetimiyle ilişki içinde olan PYD/YPG, rejimin yeni ele geçirdiği bölge üzerinden Menbiç’le Afrin arasında irtibat imkanına kavuştu.

Suriye rejim güçleri, El Bâb’ın güneyindeki ilerleyişini sürdürüyor. Rejimin ordusu, Menbic’in çevresinde PKK/PYD/YPG’nin denetimindeki bölgelerin sınırında olan Cub El Hafi köyünü IŞİD’in elinden aldı. Böylece, son hafta 22 meskun mahalli IŞİD’den alan rejimle, PKK/YPG’nin denetiminde bulunan bölgelerin arasındaki IŞİD varlığı delinmiş oldu.

YPG’nin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Sözcüsü Talal Silo, rejimin bu ilerleyişine olumlu baktıklarını ve her hangi bir çatışma tehlikesi görmediklerini ifade etti. Reuters’e konuşan Silo, bunun sıradan vatandaşlar için faydalarının olabileceğini söyledi:

“Ticaret ve vatandaşlar açısından bu gelişme mükemmel. Çünkü şimdi Suriye’nin kuzeyindeki tüm kırsal alanların arasında bir bağlantı var.”

Silo, PKK/PYD/YPG’nin elindeki Menbic ile rejimin denetimindeki Halep kenti arasında doğrudan bir bağlantının olduğunu söyledi.

Suriye ordusundan bu gelişme ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.

Köprü kurulması Rusya’nın adımı

Rejim, Menbic yönüne doğru Rusya’nın desteğiyle ilerledi. Rusya’nın Kürt kartını elinden bırakmak istemediği bir dönemde bu hamle stratejik bir öneme sahip.

Rusya ve rejim böylece, Suriye’nin kuzey doğusunda rejimin mevzilerinin de içinde yer aldığı PYD bölgesiyle Şam arasında bir bağlantı kurmuş oldu. IŞİD’in elindeki bölgeyi TSK ve ÖSO’nun ele geçirmesi halinde bağlantı kurulması ihtimali tamamen ortadan kalkacaktı.

Reuters’e göre, bu ay adının yazılmaması kaydıyla açıklama yapan bir üst düzey Rus yetkilisi, El Bâb’ın güneyindeki Tadef bölgesinin rejim ile Türkiye destekli ÖSO arasında sınır olması konusunda anlaşma yapıldığını söylemişti.

El Bâb’ın güney batısında rejim ve ÖSO arasında cephe hattı oluşmasının ardından, 9 Şubat’ta bir Rus uçağının bombardımanı sonucu bölgede görev yapan dört Türk askeri şehit olmuş, ardından taraflar birbirini ‘koordinasyonsuzluk’la eleştirmişti.

Rusya, Afrin kantonuna rejim bölgesi üzerinden desteğini de sürdürüyor.

Rusya bir yandan da diplomasi alanında PYD’yi destekliyor. Cenevre’de başlayan görüşmelerde PYD’nin de yer almasını talep ediyor. 15 Şubat’ta da PYD’nin öncülüğünde Kürt grupların Moskova’da toplantı düzenlemesine izin verilmişti. Rusya, daha önce de Suriyeli muhalifleri Moskova’da bir araya getirmiş, bu toplantılara PYD’yi de davet etmişti.

Rusya, Rakka’da ABD ile işbirliği yapılmasından rahatsız

Al Jazeera’ye konuşan diplomatik kaynaklar, Rakka’da koalisyon ile Türkiye’nın işbirliği yapması olasılığının Rusya’yı rahatsız ettiğini söylüyor.

Olası bir Rakka operasyonu için TSK’nın rotalarından biri de El Bâb’ın güneyinden Rakka yoluna çıkmaktı. Ancak rejim, bu yolu kapatmış oldu.

Bu durumda TSK ve ÖSO’nun bu yoldan Rakka’ya ilerlemesi için Rusya destekli Esed rejimiyle koordinasyon sağlaması gerekecek.

İşbirliğinin geçmişi

Rejim ile PYD/YPG daha önce askeri işbirliği yürütmüştü. Halep’in kuzey kırsalındaki Kobani bölgesinde IŞİD ile YPG arasında çatışmaların yaşandığı dönemde rejim YPG’ye silah yardımı yaptığını söylemişti. YPG bunu reddetmişti. Rejim yanlısı televizyon kanalları, muhalifler için ‘terörist gruplar’ ifadesini kullanırken, YPG güçleri için ‘rejimin destekçi güçleri’ tanımını kullanıyor.

Şubat 2016’da rejimin Halep’in kuzey kırsalındaki ÖSO bölgelerine yönelik operasyonları sırasında YPG de eş zamanlı olarak ÖSO’ya saldırmıştı.

Rejm ordusu, muhaliflerin üç yönden kuşattığı rejim yanlısı Nubbul ve Zehra bölgelerinin kısmi kuşatmasına son verirken, YPG biraz daha kuzeydeki Tel Rıfat’a kadar ilerlemiş ve Mare’deki muhalifleri IŞİD ile beraber kuşatmıştı. Bu operasyonlardan sonra Halep’in kuzey kırsalındaki ÖSO bölgelerinin Halep kent merkezi ve İdlib’deki ÖSO bölgeleriyle bağlantısı kesilmişti.

2016’nin sonlarında da benzer bir işbirliği yaşanmıştı. Halep kent merkezindeki muhalif bölgeleri ele geçirmek için İran milisleriyle büyük saldırı başlatan rejimle eş zamanlı olarak Şeyh Maksud’daki PYD/YPG unsurları da saldırıya geçmiş ve Bustan El Başa ve Hüllök bölgelerini muhaliflerin elinden almıştı.

PYD lideri Salih Müslim, YPG Fırat’ın batısına ilk kez geçerek Tışrin Barajı’nı ele geçirdiği sırada, 25 Temmuz 2015’te Londra merkezli El Hayat gazetesine verdiği röportajda, rejimle işbirliği yapılabileceğini söylemişti. “Suriye Ordusu’nun Rojava’ya dönüşüne izin vereceğiz. Bu durumda, YPG de ordunun bir parçası olabilir. Ancak, ordunun dönüşü için yeni bir anlayış ve yeni şartların belirlenmesine ihtiyaç var” demişti.

PYD’nin kantonları ve Türkiye

PKK’nın Suriye uzantısı PYD, Suriye’nin kuzeyinde 2014’te tek taraflı olarak 3 ayrı kanton ilan etmişti. Cezire ve Kobani kantonlarını daha sonra birleştiren PYD, bu bölgeler ile Afrin kantonu arasında çoğrafi bütünlük sağlamak istiyordu.

YPG’nin liderliğindeki SDG, Menbic’i 2016’da ABD’nin desteğiyle ele geçirmişti.

Türkiye bunu engellemek ve IŞİD’i de sınırından uzaklaştırmak için Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile 24 Ağustos 2016’da Fırat Kalkanı Harekâtı adı altında askeri operasyon başlatmıştı.

PYD’nin askeri kolu YPG’nin Menbic’den çekilmesini isteyen Türkiye, El Bâb’ı ele geçirmesi için ÖSO’ya destek sağladı. Bu güçler, 23 Şubat’ta El Bâb’ın tamamını denetimi altına almış oldu.

Kaynak: http://www.aljazeera.com.tr/haber/kantonlar-arasinda-rejim-koprusu