İngiltere’de hükümetin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma (Brexit) stratejisi ile ilgili tartışmaların yol açtığı kriz büyüyor. Brexit Bakanı David Davis’ten sonra Dışişleri Bakanı Boris Johnson da istifa etti. Brexit Bakanı David Davis istifasını Pazar akşamı açıklamıştı.

Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın istifası ise Başbakan Theresa May’in yeni Brexit planı ile ilgili olarak Avam Kamarası’nda yapacağı konuşmadan yarım saat önce geldi.

Johnson’un istifasının ardından konuşan May, istifa eden bakanlara bugüne kadarki hizmetleri için teşekkürler ettikten sonra, “Hükümet her türlü Brexit ihtimaline hazırlanmalı, buna anlaşma olmadan AB’den ayrılmak da dâhil.” dedi. May, İngiltere’nin AB’den ayrılması için az zaman kaldığını, bu yüzden çalışmaların hızlanması gerektiğini belirtti:

Referandum sonrası geçen iki yılda her fikri ve her türlü Brexit olasılığını dinledim. Doğru Brexit bu ve 29 Mart 2019’da Avrupa Birliği’nden ayrılacağız.”

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk ise Twitter’dan yaptığı paylaşımda “Siyasetçiler gelir geçer ama halk için yarattıkları sorunlar kalır. Brexit fikrinin de Davis ve Jonhson ile birlikte gitmemesinden üzgünüm. Ama… kim bilir?” dedi.

BBC Politika Editörü Kuenssberg: Tam bir krize dönüşebilir

İktidardaki Muhafazakâr Parti’den bazı milletvekilleri May’in planına tepki göstermişlerdi. May, AB’ye Brexit sonrası yalnızca malların serbest dolaşımını içeren bir öneriyle gitmeyi kararlaştırmıştı.

BBC Politika Editörü Laura Kuenssberg’e göre Johnson’ın istifası, Başbakan için can sıkıcı ve zor bir durumu tam bir krize dönüştürme potansiyeli taşıyor.

Boris Johnson’ın 2016’daki referandumunda “Brexit kampanyasının yüzü” olduğunu hatırlatan Kuenssberg, onun istifasının Muhafazakâr Parti’de liderlik yarışını da tetikleyebileceği kanısında. İngiltere, 29 Mart 2019’da AB’den ayrılacak. Ancak Londra ve Brüksel, gelecekte nasıl bir ticari ilişkileri olacağı konusunda henüz anlaşmaya varabilmiş değil.

Brexit planında neler var?

Hükümet geçen hafta Brexit’in nasıl gerçekleşeceği üzerine bir toplantı yapmıştı. Toplantıdan çıkan kararlar şöyleydi:

-İngiltere tarım ürünleri de dâhil olmak üzere AB ile kararlaştırılan ortak kurallara uyacak.

-AB ile İngiltere’nin kara sınırı olan Kuzey İrlanda-İrlanda sınırında ticaretin kesintisiz gerçekleşmesi sağlanacak.

-Parlamento İngiltere’nin ticaret politikasına kendisi karar verecek, gerektiğinde AB kurallarının dışına çıkabilecek fakat bunun da sonuçları olabileceğini kabul edecek.

-İngiltere-AB anlaşmalarına dair ortak bir yargı çerçevesi oluşturulacak ve İngiltere’deki kararları İngiliz mahkemeleri, AB’deki kararları AB mahkemeleri verecek. Ortak kuralların uygulandığı konularda İngiliz mahkemeleri AB kanunlarına göre karar verecek.

-İngiltere ülke sınırlarında kullanılacak ürünlerin ithalatında kendi gümrük vergilerini uygularken AB’ye gitmesi planlanan ürünleri AB’nin gümrük kurallarıyla ithal edecek.

-Böylece malların serbest dolaşımı sürerken, emeğin serbest dolaşımı sona erecek.

-AB vatandaşları İngiltere’de istedikleri gibi yaşayamayacak. Fakat AB ile İngiltere, iki taraftan insanların diğer tarafa turizm, eğitim veya çalışma amacıyla gitmesini kolaylaştırmak için bir çerçeve oluşturacak.

AB’nin İngiltere’nin önerisini kabul edip etmeyeceği ise bilinmiyor.

 

 

Fotoğraf: PA

Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-44763985