Bir asır öncesinde durum:

Binlerce yıllık şerefli bir tarihin evlatlarını hor gören, başta İstanbul olmak üzere vatanın kutsal topraklarını kirli hesaplarla İtilaf Devletlerine peşkeş çeken devşirilmiş bir zihniyet.

Bu zihniyet tarafından horlanan, aşağılanan, fakir bırakılan, lakin vatan dara düştüğünde damarlarında taşıdığı kudreti Çanakkale’de, Galiçya’da, Arap çöllerinde tüm dünyaya gösteren Anadolu’nun yiğitleri.

Samsun’da çakan Gök Mavisi bir kıvılcımın ardında Amasya’dan Erzurum’a çığ gibi büyüyen, Sivas’ta çelikleşen, Ankara’da iradesini ortaya koyan bir ulus; Türk Ulusu.

Hasan Tahsin’in yüreğinde, Şerife Bacı’nın kağnısında, Erzurumlu Kara Fatma’nın fişekliğinde, Sütçü İmam’ın iman dolu göğsünde taşıdığı o iradenin dâhili ve harici tüm bedhahlara karşı istiklal mücadelesi vererek 95 yıl önce kurduğu Cumhuriyet.

İşte bu durum ve şartlar içinde 29 Ekim 1923’te ilan edilen, geçmişten ders alarak geleceğe yürümek için devrimlerle taçlandırılan Cumhuriyet ile Türk’ün adı bir kere daha ve son kez ebediyete kadar tarihe yazılmıştır.

Yıllar öncesinden beslenen o devşirilmiş zihniyetin, harici bedhahlarıyla birlikte Cumhuriyet ve ATATÜRK’e saldırılarını bertaraf edecek, her türlü ahval ve şerâit içinde dahi Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini koruyacağız!

MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET, DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR!