Zordur çiftçilik. Tohumunu ekebildiyse, artık çiftçinin bütün emeği “bulut alıntındadır”. Hasat vaktine kadar rahat edemez; dolu vurabilir, “kırağı çalabilir”, “rastık basabilir”, kuraklık olabilir, sel götürebilir ve bütün emeği ziyan olabilir. Alın teri ve emeğe dayalı bu zor işi gerçekleştiren tüm çiftçilerimizin emeklerinin karşılığını alabilmelerini dileriz. Çiftçiler Günü’nüz kutlu olsun!     

Milli ekonominin temelidir tarım. Bu nedenle tarımda kalkınmaya büyük önem verilmeli, ülkemizde topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi;  “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve lâyık olan köylüdür. Diyebilirim ki, bugünkü felâket ve yoksulluğun tek sebebi bu gerçeği görememiş olmamızdır. Gerçekten, yedi yüzyıldan beri dünyanın çeşitli taraflarına göndererek kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi yüzyıldan beri emeklerini ellerinden alıp savurganlık ettiğimiz ve bunun karşılığında daima küçük ve hor görerek karşılık verdiğimiz ve bunca özveri ve iyiliklerine karşı nankörlük, küstahlık, zorbalıkla uşak derecesine indirmek istediğimiz bu gerçek sahibin huzurunda tam bir utanç ve saygı ile gerçek yerimizi alalım. Efendiler! Milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki çalışmasını yeni ekonomik önlemlerle son dereceye eriştirmeliyiz. Köylünün çalışmasının sonuçları ve verimlerini, kendi yararı lehine son dereceye çıkarmak, ekonomik siyasetimizin temel ruhudur.”

1922 (Atatürk’ün S.D.l, s. 219)