Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

VE SINIRIMIZI IŞİD’E KARŞI KORUMAK İÇİN AMERİKAN ASKERİ TÜRKİYE’YE GELİYOR!

G-20 zirvesi sürecinde iyice belirginleşmişti. Çünkü bizzat ABD Bşk Obama Türkiye-Suriye sınırında IŞİD’in halen kullandığı hattın güçlendirilerek kapatılması gerektiğini söyledi. Obama ile hemen eş zamanlı olarak ABD Dışişleri Bakanı Kerry Türkiye-Suriye sınırındaki 98 km.lik sınır hattının IŞİD’in ekonomik gelir elde etmesi ve eleman geçişlerine karşı Türkiye ile orta operasyon yapacaklarını açıklamıştı. Benzer şekilde ABD Dışişleri, Savunma Bakanlıkları sözcüleri de hemen hemen aynı ifadelerle konuyu gündeme getirdiler.

12299262_1531239547197491_2986027484826307775_nAslında bu açıklamalardan önce de Türkiye’nin o zamanki Dışişleri Bakanı Sinirlioğlu Türk-Amerikan ortak askeri operasyonundan bahsetmişti. 24 Kasım’da Türkiye’ye gelen ABD Genelkurmay İkinci Başkanının çantasında da sınır hattında yapılacak ortak operasyon konusu vardı. Kamuoyuna yansıyan bilgiler Amerikalı generalin sınırın Türk tarafına NATO şapkası altında Amerikan askeri konuşlandırmak olduğunu gösteriyordu. Ancak detayları açıklanmadığı için ortak operasyonun nasıl olacağını kimse bilemiyordu. Türkiye’de hükümete yakın medya ise ortak operasyonu TSK’nın da dahil olacağı bir kuvvetin Cerablus-Azez hattında güneye doğru IŞİD’i püskürtüp güvenli bölge oluşturulmak üzere yapılacağını iddia ediyordu. Tartışmalar bu şekilde sürerken 24 Kasım günü Türkiye’nin Hatay Yayladağı mevkiinde bir Rus savaş uçağını düşürmesiyle gündem değişti ve sınırdaki Türk-Amerikan ortak operasyonu kamuoyu gündeminden düştü.

Amerikan WallStreet Journal (WSJ) gazetesinin 27 Kasım tarihli haberi ertesi gün Türk basınında yer alınca konu yeniden gündeme girer gibi oldu. Ama Türkiye’nin son dakika olaylara endeksli iç gündemi (gazetecilerin tutuklanması, Diyarbakır Baro Başkanının öldürülmesi gibi) konunun gündemde üst sıralara çıkmasını engelledi.

WSJ’nin haberi Türk medyasında ABD’nin IŞİD’in kullandığı sınır hattına Türkiye’den 30.000 Türk askeri konuşlandırması için baskı yaptığı şeklinde yer aldı. Habere göre, Obama yönetimi Kilis ile Suriye kenti Cerablus arasındaki 98 kilometrelik alanı Kordona almak için Türk askerinin bölgeye sevk edilmesini talep ediyor. Gazeteye konuşan ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, bölgeyi kordona alması gereken Türk askeri sayısının 30 bini bulabileceğini öne sürdü. Türkiye’nin ABD’nin bu talebi üzerine vereceği cevabın belirsizliğini koruduğu belirtildi. ABD’nin Türkiye’den sınıra sevk edilmesini istediği Türk askerleri arasında topçu ve piyade birlikleri de bulunuyor. Gazeteye konuşan ABD’li üst düzey bir yetkili, “Oyun değişti. Bu kadar yeter. Sınırın kapanması lazım. Bu uluslararası bir tehdit. Bunun hepsi Suriye’den ve Türk alanı üzerinden geliyor” dedi. (Milliyet, 28 Kasım 2015, Suriye sınırına Türk askeri talebi).
WSJ haberini Pentagon yetkilisine dayandırmış. Haberin içeriği muhtemelen Amerikan Genelkurmay İkinci Başkanının geçen hafta Türkiye’deki görüşmelerde gündeme gelen hususları kapsıyor ve Amerikan yönetimi bir şekilde bilgileri kamuoyuna sızdırıyor.

Haberde belirtilen diğer bir konu ise Türk tarafının 30.000 kişilik asker sayısını biraz fazla bulduğu ve ayrıca Türkiye’nin iki şartının (IŞİD’ten boşalacak bölgeye PYD’nin girmemesi, kara harekatını ÖSO ve Türkmen gruplarının yapması) olduğu yönünde. Anlaşılan Türk tarafı kararını oluşturmak için ABD’nin planının detaylarını inceliyor. Gerçekten de yaklaşık 100 km.lik sınıra 30.000 asker yığdığınızda kilometre başına 300 asker ya da her üç metreye bir asker düşüyor ve IŞİD’e karşı tam bir set çekilmek istendiği gösterilmek isteniyor.

Bununla birlikte konuyla ilgili daha önceki bir yazımda belirtilen sınır hattında konuşlandırılacak askerin NATO (ABD) askeri olacağını ve (görünürdeki) hedefin IŞİD’e karşı set çekmek olarak sunulurken ABD’nin gerçekteki amacının TSK’nın karadan sınır ötesine müdahalesine set çekmek olduğunu ifade etmiştim. İşte sorun da burada düğümleniyor, daha doğrusu kamuoyundan kaçırılmaya çalışılan husus da bu noktada. Yani “Türkiye-Suriye sınırında Türk-Amerikan ortak operasyonuyla güçlendirilip IŞİD’e kapatılacak sınır hattına hangi askerler yerleştirilecek; Türk mü Amerikan (NATO) mu?”.

Bu bağlamda yine WSJ’nin haberine (orijinal metin) dönersek aslında haberde ABD’nin 30.000 Türk askeri konuşlandırmasını istediğine ilişkin bir ifade yok. Haberde sınırın IŞİD’e karşı tam olarak kapatılabilmesi için ABD’nin Türkiye’den sınır hattına 30.000 kişilik bir askeri kuvvetin görev alması gerektiğini hesapladığı ve bunu Türkiye’ye ilettiğini anlıyoruz. Bu 30.000 kişilik kuvvetin hepsinin neden Türk askeri olmayacağını ise şu şekilde izah edebiliriz: Türk hükümeti TBMM’den geçen tezkereye dayanarak Türk askeri üslerini yabancı askeri kuvvetlere açmış, bunun uygulaması da İncirlik Mutabakatıyla başlamıştı.

Anlaşılan o ki tezkere ve İncirlik Mutabakatı olarak biline imzasız ucu açık sözlü mutabakat sadece hava kuvvetlerinin değil yabancı kara kuvvetlerinin de Türkiye’de konuşlanmasını kapsıyor. Dolayısıyla Türk hükümeti İncirlik ve diğer hava üslerine gelen Amerikan hava unsurlarının yanında Amerikan kara kuvvetlerinin de gelmesinde bir sakınca görmüyor. Diğer taraftan, konunun tarafların bütün açıklamalarındaki ortak nokta “sınırın Türkiye tarafında yapılacak operasyonun Türk-Amerikan ortak operasyonu” olacağıdır. Ortak bir operasyon ise her iki tarafın askerlerinin yer almasıyla mümkün olabilecektir. Eylül ayı başlarında ABD’nin Ankara Büyükelçisi Bass “IŞİD’e karşı operasyonlar ne gerektiriyorsa o birlikleri Türkiye’ye getireceğiz ve bu hatırı sayılır bir kuvvet olacaktır” demiş ve IŞİD tamamen yok edilinceye kadar Türkiye’de kalacaklarını belirtmişti. Yani kendilerini sadece hava unsurlarıyla sınırlandırmamıştı.

Her ne kadar ABD’nin resmi karar mekanizmasında yer almasa da (ABD’yi yakından tanıyanlar bilir ki emekli de olsa eski Amerikalı komutan ve diplomatlar görüşleriyle Amerikan yönetimlerini etkiler ya da Amerikan yönetiminin görüşlerini ortamın hazırlanması kapsamında kamuoyuna sızdırılmasında kullanırlar) eski NATO komutanı emekli oramiral James Stavridis 29 Temmuz, 19 Kasım, 25 Kasım’da önemli dergilerde yayımladığı yazılarda aralarında Türkiye’de NATO Özel Kuvvetler birliği ve diğer kara kuvvetlerinden oluşan kuvvetlerin konuşlanmasını da kapsayacak şekilde NATO’nun büyük bir ağırlıkla Türkiye’de konuşlanmasını öngören önerilerde bulunmuştu.

Geçen hafta Türkiye’de görüşmelerde bulunan ve muhtemelen WSJ’deki yazının dayanağını oluşturan Amerikan Genelkurmay İkici Başkanının çantasındaki tek konunun “Türkiye-Suriye sınırının 98 km.lik hattın Türkiye tarafına NATO askeri konuşlandırması” olduğunu Vaşington kulislerinden birinci elden aldığı haberlerle tanınan Hürriyet gazetesinden Tolga Tanış yazmıştı.

Benzer öneriler Amerikalı senatörlerden de geliyor. ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı John McCain ve Cumhuriyetçi Parti Başkan adaylarından Lindsey Graham geçen hafta sonu ABD’nin Irak ve Suriye’ye askeri danışman ve eğitmen olarak 10.000’er kişiden oluşacak Amerikan kara kuvveti gönderilmesi gerektiğini açıkladılar. Amerikalı senatörler bu Amerikalı askerlerin aralarında Türkiye, Mısır ve S.Arabistan’dan olan askerlerinde olduğu IŞİD’e karşı savaşacak 100.000 kişilik kuvvete de destek sağlayacaklarını söylediler.

Yine bu konuyla bağlantılı olarak; İncirlik Mutabakatının uygulanmasıyla Türkiye’de ne kadar ABD (NATO) askeri gelebilir diye yaptığım bir incelemede hem ABD’nin Türkiye’deki üslerde yaptığı faaliyetler hem de NATO’dan gelen muhtemel yardım açıklamaları dikkate alındığında Türkiye’ye 13.000 ile 18.000 arasında değişen sayıda yabancı askerin gelmesi olasılığını çok yüksek olduğu sonucuna varmış ve bunu bir yazıyla duyurmuştum.

İşte yukarıda açıklanan bütün bilgiler ışığında şu sonuca ulaşmak mümkündür: ABD yönetimi Türkiye’nin IŞİD’in çevrelenmesi ve dışarıdan eleman ve lojistik malzemeler teminini önlemek için Türkiye-Suriye sınırının IŞİD’in kullanımına kapatılmasında Türkiye’nin gerekenleri tam olarak yapmadığını hatta Türkiye’nin IŞİD’e destek olduğunu düşünmektedir. Türkiye’nin tek başına bunu yapmayacağın ya da yapamayacağını düşünen ABD bizzat kendi askerlerini de operasyona dahil ederek Türkiye’yi sınırı güvence altına almaya zorlamaktadır.

WSJ’de çıkan haberdeki 30.000 rakamı sadece Türkiye için yüksek gibi gözükse de ABD’nin muhtemel bir ortak operasyonda bu öngörülen kuvvetin yarısını kendi askerleriyle desteklemesi Türkiye’yi rahatlatabileceği gibi ABD açısından makul bir pazarlık olacaktır. İşte Türk hükümetinin karar vermesi gereken hem Türkiye’de karada yabancı asker konuşlanıp konuşlandırılmaması hem de konuşlanacaksa sayısının (kamuoyunu ürkütmeyecek bir sayı) ne olacağıdır.

Fakat gelişmeler (Türk hava sahasının korunması için Amerikan F-15C uçaklarının İncirlik’te konuşlanması, Rus uçağının düşürülmesi sonrasında NATO (ABD)’nin muhtemel yeni Rus saldırganlığına karşı Türkiye’nin artan destek ihtiyacı, yine Rus uçağının düşürülmesi sonrasında Putin’in gündeme getirdiği Türk hükümetinin IŞİD ve diğer terörist gruplara yardım ettiği algısını kuvvetlendirecek haberlerin yoğunlaşması vs) Türk hükümetini zor bir duruma ve açmaza getirmiş, ABD’nin teklifini kabul etmek dışında başka bir seçenek bırakmamıştır.

Dolayısıyla Türk medyasında yer aldığı gibi sadece Türk askerlerinde oluşan 30.000 kişilik bir kuvvetin 98 km.lik sınırda operasyon yapması söz konusu olmayacaktır. Muhtemelen NATO şapkasıyla binlerce Amerikan askerinin Türkiye-Suriye sınırını IŞİD’e karşı korumak üzere Türk topraklarında konuşlanması gerçekleşecektir. Topraklarımızda yabancı asker konuşlanması hiç de arzu edilen bir durum olmadığı gibi ülkenin egemenliği ve bağımsızlığına da gölge düşürmektedir.

Bu önemli bir kaygıdır. Ama belki de daha önemlisi acaba bu yabancı askerler gerçekten sadece sınır güvenliğini desteklemek üzere mi gelecekler yoksa sonrasında planlanan başka şeylerin alt yapısını mı oluşturacaklar?