LINKEDIN
Share
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

Sınırımızı ihlal etmiş.. Bir uyar,iki uyar, e üçüncüde de  uyarıya cevap vermiyorsa,angajman kuralın ne diyorsa onu yaparsın..

Tamam yaptık..

Rus uçağını düşürdük..

Gerçi sonra bizimkiler “Yine olsa yine yaparız” noktasından “Rus uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik” noktasına gelince biz de o A ile B noktası arasında “Hay düşürmez olaydınız yahu” cümlesine tutunduk..

 

Sınır bu.. Şakası mı olur? Namusun senin.. İhlal edenin kimliğine göre mi karar vereceksin müdahale edip etmeyeceğine?

 

Velhasıl bir doğru yaptılar.. Onu da yaptıklarına pişman oldular..

 

Bir doğru, tğm yanlışları götürmeye yeter mi? Yetmiyor tabii..

 

Suriye sınırımız sınır da.. Ege ne?

Suriye sınırındaki  -sonrasında çark etmeye meyletseler de  – doğru duruş Ege’de neden “değerli(!) sessizliğe” dönüşüyor acaba?

BengüTürk Haber 10Da  programında Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım ile de konuştuk geçen gün..

Kanına dokunuyor insanın..

16 adamız ve 1 kayalığımız Yunan işgali altında..

Yıllardır hem de.. Bu sene 12 yıl olacak..

Zaman zaman gündeme gelir..

Geldiği gibi de gider..

Yetkililer susar, soruların muhatapları cevap vermek yerine “Kuşa bak!” der millete ve gündemi değiştirecek bir şey mutlaka çıkar..

 

İyi de Yunan çıkmış, kendi bayrağını dikmiş benim adalarıma..

Askerini yerleştirmiş.. Kilisesini yapmış..

 

Koyun Adası.

Eşek Adası..

Bulamaç Adası..

Keçi Adası..

Kalolimnoz Adası..

 

Yunan Savunma Bakanı, komutanları, defalarca gitmiş..

Son olarak Hollandalı bakanları orada ağırlamış..

Onları taşıyan helikopter rahat rahat adalarımıza inmiş.. Hava sahamızı ihlal ede ede..

Adamların bizim adalarımızda belediye başkanları var..

Kendi toprağıymış, kendi adasıymış gibi yaptıkları ziyaretlerin fotoğraflarını resmi internet sitesinden paylaşmış..

Hele bir tanesi var ki, bakınca içi acıyor insanın..

Yunan Savunma Bakanı Muğla- Kalolimnoz Adası’ndaki Yunan askerlerini denetlerken çekilmiş.. 21 Ağustos 2015’te.. Fotoğraf karesine Kardak Kayalıkları da giriyor..

“Neredeeen nereye?” diye acı acı soruyor insan..

“O bayrak inecek, o asker oraya gidecek” cümlesinin ardından komandolarımız Kardak Kayalıkları’na çıkmış bayrağımızı oraya dikmişti..

Biz unuttuk galiba; ama bak Yunan unutmamış..

İşgal ettiği ada üstünde çekilen fotoğraf üzerinden mesaj verecek kadar mıh gibi yazmış aklına Kardak Kayalıklarına nasıl Türk Bayrağı’nın dikildiğini..

 

Bir zamanlar kayalığımız için mücadele etmekten çekinmezken..

Şimdi 16 ada elimizden çıkıp gitmiş.. Ayakta uyuyoruz..

 

Aslında uyutuluyoruz..

 

Biri “Başkanlık” diyor..

Ekranlarda “Sayın her şeyi bilenler” başkanlık tartışıyor..

Biri “Yeni Anayasa” diyor..

Bileni bilmeyeni, çarşısı pazarı, kahvesi kuaförü “Aa canım Yeni Anayasaya çok ihtiyacımız var” demeye başlıyor..

 

İyi de sen birilerinin istediğini konuşurken namusun elden gidiyor.. Onu n’apacağız?

Kimse duymuyor..

 

2004’ten bu yana işgal altındaki adalara ilişkin 2002’den beri iktidarda bulunan partiden tek bir açıklama yok.. Neden?

 

Bir tek NOTA vermemiş bizimkiler Yunanistan’a..  Neden?

(Ah tabii müzik notası mı canım bu? )

 

Biz toprağımızın, türbemizin taşınmasına kızmış, köpürmüştük değil mi?

Adaların işgalini unutmuşuz..

Savaşmadan  kaybettiğimiz, tek bir kurşun atmadan verdiğimiz topraklar her biri..

 

Çözüme zarar gelmesin diye terörist silah stoklarken gözünüzü kapattınız şimdi “Vatanın bölünmez bütünlüğünden” bahsediyorsunuz her fırsatta..

 

Hadi geçmişi unuttuk diyelim.. Şimdi dediğinize inandık diyelim..

 

İyi de..

Ege “Vatan” değil mi? Orası bölünebilir mi? Adalarımızı işgal eden Yunan, vatanımın bölünmez bütünlüğüne halel getirmiyor mu?

 

Niye sessiz kalıyorsunuz?

Verdiniz mi adaları Yunan’a?

Verdiyseniz neyin karşılığında?

Vermediyseniz de o zaman deyiverin, bu Yunan bu adalara nasıl çıktı?

 

Suriye sınırındaki “angajman” kurallarınız, Ege’de “aranjman” oluvermiş.. Çiçek gibi adalarımız Yunan’ın elinde..

 

Akşam başkanlıkla yatıp sabah yeni anayasa ile kalkıyorsunuz..

Az kaldı “Başkanlık gelirse Zeki Müren de bizi görecek” bile diyeceksiniz..

 

Başkanlığı herkes konuşur, siz yukarıdaki sorulara bir cevap verin hele..

 

Bu yazıya denk gelip “Aman canım küçük küçük adaların da lafını etmeye gerek yok.. Kayalık mayalık işte.. Ne büyütüyorsunuz? Zaten adı da ne öyle Eşekmiş, Bulamaçmış, Keçiymiş..” diyen olur mu bilmem..

 

Olursa da.. Derim ki..

 

Bak kardeşim!

 

Küçücük ada, kayalık falan deyip geçme.. Çakıl taşı da namusundur.. Memleketin küçücük çakıl taşında da kanla yazılan destanın izi vardır..

 

Bugün çakıl taşını veren, yarın kayalığını verir.. Kayalığını veren, adasını verir.. Adasını veren, artık önüne gelene ne isterse verir..

 

“Kandırıldım”der, inanırsan..

Sonra bir gün sen nasıl kandığına yanarsın..

Ne var ki çok geçtir artık..

Toprağın ayaklarının altından çekilip alınmıştır..

Öyle dımdızlak kalırsın..

 

 

İçinizde “Ne yani Yunanistan ile savaşalım mı şimdi? Zaten güneydoğuda birkaç ilçede bile aylardır operasyonlar var.. Bu halde bir savaşımız eksik zaten..” diyenler de olabilir..  Durum değerlendirmesinde haklı da olabilirler..

 

E o da benim ayıbım değil..

Onu da bu ayıbın müsebbibi “Stratejik Derinler ” düşünsün bir zahmet..