Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

AB-Ukrayna-Rusya arasında 11 Haziran 2014’ten beri devam eden üçlü görüşmeler, 2015 Aralık ayındaki görüşme ile sona ermişti. Bu görüşmede AB ve Ukrayna, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe gireceği sinyallerini vermişti. Rusya’nın ekonomik kaygılarını tezkin edemeyen AB, bundan sonraki süreçte üçlü görüşme konseptinin olmayacağını, bu sürecin bu şekilde son bulduğunu belirtmişti.

Aralık ayında sinyalleri verilen Serbest Ticaret Anlaşması 1 Ocak 2016 itibariyle yürürlüğe girdi. Peki  21 Kasım 2013’te AB ile ortaklık sürecini askıya alan karar ile anlaşmanın yürürlüğe girmesine kadarki zamanda neler yaşandı?

AB-Ukrayna İlişkileri Nasıl Başladı?

Sovyet Rusya’nın dağılması ve Doğu Avrupa ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarının ardından AB bazı Doğu bloğu ülkelerine üyelik perspektifi verip bölgenin ekonomik ve siyasi dönüşümünü Batı yanlısı olarak hızlandırma düşüncesine girmiştir. Bundan sonra AB’nin Ukrayna ile olan ilişkileri hızla gelişmiş, Ukrayna AB kurumlarına entegrasyonu hedef olarak belirlemiştir. Bu hedefe bağlı bir şekilde 1998 yılında AB ve Ukrayna arasında Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması yürürlüğe girmiştir. Polonya-İsveç önerisi olan Doğu Ortaklığı, Ağustos 2008’de yaşanan Rusya-Gürcistan Savaşı’nın da etkisiyle AB’nin oluşturduğu Transkafkasya bölgesine yönelik Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Gürcistan, Moldova ve Ukrayna gibi ülkelerle tam üyelik amacı olmaksızın ilişkilerin geliştirilmesini amaçlayan bir ortaklık projesidir. Bu yönüyle Doğu Ortaklığı AB’nin Komşuluk Politikası’nın spesifik bir bölgeye yeniden uygulaması olarak tanımlanabilmektedir.

Ukrayna Ortaklıktan Vazgeçti

 28 Kasım 2013’te Ukrayna ile AB arasında Vilnius’ta imzalanması planlanan ortaklık anlaşması, 21 Kasım’da dönemin Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç tarafından askıya alınmıştır. Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in Avrupa Birliği ile yapılacak Ortaklık Anlaşması’nı imzalamaktan vazgeçerek Rusya ile işbirliğine yönelmeyi tercih etmesi ve Avrupa yanlısı halkın ve muhalefetin Kiev’deki Euromeydan’da bu kararı protesto etmesi ile Ukrayna Krizi başlamıştır. Halkın ve muhalefetin tepkisinin polis müdahalesiyle ve şiddetle bastırılmaya başlaması olayları daha gergin bir hale getirmiştir. Yanukoviç direnişi bastıramamış, muhalefetle uzlaşmaya çalışsa da başarılı olamamış ve meşruiyetini kaybetmesi nedeniyle 22 Şubat 2014’te ülkeyi terk etmiştir. Bunun akabinde kriz aşılmaya çalışılırken Rusya, 27 Şubat’ta beklenmedik bir şekilde Kırım’a askerini çıkararak burayı işgal etmiş ve sonrasında referandumla Kırım’ı Rusya’nın bir parçası haline getirmiştir.

Rusya Faktörü

Rusya ise 1990’ların başından beri dış politikasında sıklıkla başvurduğu “Ukraynasız bir Rusya’nın etkinliğinin coğrafi bakımdan Asya ile sınırlı kalacağı” söylemine paralel olarak, Ukrayna’nın yer almadığı bir Avrasya Birliği projesinin de eksik kalacağı söylemektedir. Rusya’nın bakış açısında Ukrayna’nın AB ile sıkı ilişkiler içinde olması Rusya’nın ulusal güvenliğine tehdit oluşturmaktadır. Bu yüzden Ukrayna’nın AB ile ortaklık sürecinde en önemli etkenlerden biri Rusya olmuştur. Ancak Rusya’nın tüm itirazlarına rağmen AB yanlısı Petro Poroşenko’nun devlet başkanlığına gelmesi ile AB süreci yeniden başlamıştır. Bundan sonra 2014 Haziranında beri devam eden üçlü görüşmelerde Rusya’nın sürekli itirazları etkili olmamış ve AB tarafından görüşmelere son verildiği, Serbest Ticaret Anlaşması’nın 1 Ocak’ta yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

Ukrayna 10 Yıl İçerisinde AB’ye Tam Uyum Sağlayacak

1 Ocak itibariyle yürürlüğe giren AB-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması’nın Ukrayna’nın AB’ye entegrasyonunda ve üyelik sürecine giden yolda çok önemli bir gelişme olduğu söylenmektedir. Ukrayna’nın 10 yıl içerisinde ekonomik olarak AB’ye tam uyum sağlayacağı öngörülmektedir. Bundan sonra AB’ye entegrasyon ve Rusya ile başlatılan karşılıklı ambargolar sebebiyle raflarda Rus mallarının değil, AB mallarının olacağı belirtilmektedir. Anlaşmada Avrupa’da ithal edilecek ürünler ile ilgili yeni düzenlemeler yer almaktadır. Bu süre içerisinde AB’den ithal edilen ürünlerin neredeyse yarısından gümrük vergisi kaldırılacak veya ciddi oranda indirilecektir. Ayrıca sanayi ürünlerinde ise gümrük tarifesi sıfırlanacaktır.

Sancılı geçen bir süreçten sonra AB ve Ukrayna tarafları anlaşmayı imzalamıştır. Ancak bu anlaşmanın Ukrayna’nın doğusunda devam eden ve ne zaman biteceği belli olmayan bir kriz, Avrupalılaşma yolunda yüzlerce can kaybı, Kırım’ın Rusya tarafından ilhakı gibi önemli bedelleri olmuştur. Yine de Ukrayna’daki bütün bu yaşananlara rağmen krizin galibi Avrupa yanlıları olmuştur.