Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

Türkiye 30 yıldan fazladır PKK terör örgütüyle mücadele ederken Batı dünyasından, PKK’yı terör örgütleri listesine alarak kağıt üzerinde kalan sözde destek hariç, hiç destek alamadı. Askeri, istihbarat, siyasi, ekonomik, diplomatik destek alamadığı gibi insani anlamda dayanışma bağlamında bile destek alamadı, yalnız başına bırakıldı. Bu durum aşırı dinci terör örgütlerinin Türkiye’deki saldırılarında da söz konusu oldu. Örneğin, Kasım 2003’te İstanbul’da beşer gün arayla meydana gelen 4 saldırı bile uluslararası örgütlerin örneğin AB, örneğin NATO ya da ABD gibi ülkelerin terörle ilgili toplantılarının listelerinde yer almadı. Benzer durumu son IŞİD saldırılarında gördük. IŞİD’in Suruç, Ankara ve İstanbul saldırılarına karşı Batı’dan klasik kınama mesajları haricinde toplumsal ve siyasal bir dayanışma havası verecek destek göremedik. Ama aynı IŞİD’in Paris ve Brüksel saldırısından sonra tüm Batı dünyası hem Paris oldu hem Brüksel oldu, Fransız ve Belçika bayrakları büyük Batı şehirlerini kapladı ve hatta yaslar ilan edildi.

Görünen o ki Türkiye bütün dünyanın başına bela olan terör tehdidinde bile Batı dünyasının yalnız ülkesi olmaya devam edecek. Ama dünya geneline baktığımızda aslında bu durum belki de sadece Türkiye için geçerli değil. Dünyada başka ülkeler de ülkelerinde bir terör saldırısı ya da kitlesel ölümler yaşandığında Türkiye gibi bir muameleye tabi tutuluyor. Ama o ülkelere baktığınızda bunların artık terörle ya da büyük trajedilerle yaşamaya alıştıkları ve bunu hak ettikleri düşünülen Müslüman Ortadoğu ülkeleri ile Batı bloğunun karşısındaki Rusya ve Çin gibi ülkeler olduğunu görüyoruz. İşte bunu çok iyi yansıtan bir harita bugünlerde sanal alemde dolaşıyor. Türkiye, Ortadoğu ülkeleri, Rusya ve Çin ile birlikte büyük trajediler yaşandığında bu trajedilerin “hayatın bir parçası” olarak görülüp normal karşılandığı yani “kader”i böyleymiş denilen ülkeler sınıfında gözüküyor.

Ama Atatürk’ün kurduğu, medeni ve modern dünyanın bir üyesi haline getirdiği Türkiye Cumhuriyeti bu muameleyi hak etmiyor. Eğer böyle bir muamele görüyorsa bunun sorumluları ülkemizin bu hale gelmesini önlemeye yönelik tedbirler almayan, uygun politikalar izlemeyen siyasi iktidarlardır. (25 Mart 2016)