Atatürk’ün önerisiyle kurulan Türkiye Ekonomi Kurumu 89 yaşını kutlamaktadır. Kuruluş’un yıldönümü etkinliği 15 Aralık’da Ankara Ramada Otel’de gerçekleştirilmiştir. Bu yılki panelin konusu, “TEK’in 89. Yılında Tasarruf ve Yerli Malı” idi. Bilindiği gibi Yerli Malı Haftası, 12-18 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de tüm okullarda kutlanan haftalardandır. Hafta ile Birinci Dünya Savaşı sonrası oluşan ekonomik darboğazın ardından yabancı ülkelere para akışının önünün kesilmesi ve toplumsal tutum bilincinin oluşması amaçlanmıştır. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü 12 Aralık 1929 tarihinde TBMM’de bir konuşma yaparak ulusal ekonomi, yerli malı ve tutumlu olma konuları üzerinde durmuştur. 1946 yılından sonra hafta Yerli Malı Haftası olarak kutlanmaya başlanmış, 1983 yılında adı Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak değiştirilmiştir.

Bu hafta süresince tutumlu olmanın, yatırım yapmanın ve yerli malı kullanmanın önemi vurgulanmaktadır. İhtiyaçlara harcandıktan sonra artakalan para ile yatırım yapmanın önemi üzerinde durulur, tüketilecek ürünlerin ülkede üretilen ürünlerden seçilmesinin gerekliliği anlatılır. Bu şekilde ülkenin zenginliklerinin artması amaçlanarak bilinçli tüketici olma hedeflenir. Çok iyi hatırlıyorum, ilkokulda iken bu haftayı okulda kutlardık. Tüm öğrenciler okula meyve getirirler ve sonra hep birlikte tüketirdik.

Türkiye Ekonomi Kurumu (TEK) büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önerisiyle 12 Aralık 1929 tarihinde Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti adıyla kurulmuştur. Kurucuları arasında Kazım Özalp, Hasan Saka, Celal Bayar, Saffet Arıkan, Fuat Omay, Rahmi Köken, Hakkı S. Tarı, Mahmut Soydan, Yusuf K. Tengirşek gibi dönemin önde gelen devlet ve siyaset adamları vardı. Kurucu başkanlığını Kazım Özalp’in yaptığı TEK, aradan geçen 89 yılda ulusal ve uluslararası pek çok seminer, sempozyum, ve konferanslar düzenlemiş, dünyaca ünlü iktisatçılarla birlikte dünya ve Türkiye ekonomisinin sorun ve çözümlerini masaya yatırmıştır.

TEK, iktisat öğrenimi gören başarılı öğrencilere karşılıksız burslar vermekte, Türkiye ekonomisi üzerine Doktora ve Yüksek Lisans tez çalışması yapan genç iktisatçıları ödüllendirmektedir. 1977’de UNESCO desteği ile kurulan Uluslararası Ekonomi Kurumu’nun üyesi olan TEK’in Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ercan Uygur, Kurum’un 3 kişilik danışma kurulu ve 15 kişilik icra kurulunun da üyesidir.

Bu gibi kurumlara Türkiye’nin çok ihtiyacı vardır. Özellikle IMF’nin 10 Aralık 2018’de yayınlanan “Türkiye’de Ekonomik Politika Belirsizliği” (Economic Policy Uncertainty in Turkey) araştırmasını okuduktan sonra bu boşluğu hissetmemek mümkün değildir. (https://www.imf.org/en/Publications/WP/Issues/2018/12/10/Economic-Policy-Uncertainty-in-Turkey-46422 )

Bu kapsamda Knight’ın 1921 yılındaki tespiti şudur:“İş adamı, bireysel girişimlerin sonuçlarını önceden bilmese de, her olası sonucun kantitatif bilgisine sahip olsaydı, geleceğe dair doğru bilgi edinme üzerine rekabetçi tekliflerini çalıştırabilir ve temel alabilirdi.” (Risk, Uncertainty and Profit, Frank H. Knight, 1921) Bu tespitin ne kadar doğru olduğunu IMF’in yayınını okuduktan sonra anladım.

(https://mises.org/sites/default/files/Risk,%20Uncertainty,%20and%20Profit_4.pdf )

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 10 Aralık’ta yayınladığı yayınının özeti şöyledir: “Ekonomik politika konusundaki belirsizlik, ekonomik sonuçlarda kilit rol oynar. Ancak, ortaya çıkan pazarlar için kanıt ve nicelik, ölçüm ve ters nedensellik sorunları nedeniyle zorlaşmaktadır. Türkiye için haber tabanlı bir ekonomik politika belirsizliği (Economic Policy Uncertainty: EPU) endeksi oluşturup, Türk firmalarını nasıl etkilediğini değerlendiriyoruz. Endojenite ve ters nedensellik konularını çözmek için, geri dönüşü olmayan bir yatırımın yüksek olduğu firmaların politika belirsizliğine daha fazla maruz kaldığı gerçeğinden yararlanan bir farklılık yaklaşımı kullanıyoruz. Geri dönüşü olmayan yatırımları olan sektörlerde EPU, büyüme, yatırım ve kaldıraç üzerinde daha büyük bir etkiye sahiptir. Sonuçlar, yatırım geri dönüşümsüzlüğünün, gecikme yapısının ve sektörlerin seçiminin farklı tanımları için yararlıdır.” (IMF Working Paper WP/18/272 EUR and WHD  Economic Policy Uncertainty in Turkey, Prepared by La-Bhus Fah

Jirasavetakul and Antonio Spilimbergo Authorized for distribution by Donal McGettigan and Krishna Srinivasan December 2018)

Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ercan Uygur’un açış konuşması

ile etkinlik başlamadan önce Başkent Üniversitesi’nin önceki rektörü, seçkin bilim insanı Prof. Dr. Mehmet Haberal bir kutlama mesajı göndermiş, mesaj alkışlarla karşılanmıştır. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmuştur. İstiklal Marşımızın bir ağızdan okunmasından sonra TEK Başkanı Prof. Uygur konuşmasında özetle şunları söyleşmiştir:

“…Daha sonraki yıllarda, hafta, kısaca “Yerli Mallar Haftası” olarak anılmaya başlandı ve gündemden düştü. Halbuki tasarruf, büyüme kalkınmada her zaman önemlidir, önemsenmiştir. Örneğin, 31 Ekim 1924’te ilan edilen Dünya Tasarruf günü her ülkede kutlanıyor. İlan edilen Dünya Tasarruf günü her 31 Ekim’de hemen her ülkede kutlanıyor. Ayrıca, gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere, her ülke kendi sanayisini ve istihdamını ve dolayısıyla yerli malını teşvik etmek üzere önlemler alıyor. Örneğin, ABD’de yine Büyük Buhran ile başlayan ‘Amerikan malı al’ (Buy American) kampanyası, federal yasalarla güvence altına alınan ve hep canlı tutulan bir kampanyadır. Tasarrufun ve yerli malı kullanmanın önemli bir boyutu da istihdamı arttırabilme çabasıdır.

Gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere, her ülke kendi sanayisini ve istihdamını teşvik eden önlemler almıştır, alagelmiştir. Bu konuda önemli bir örnek, ABD’de yine Büyük Buhran döneminde, Ekim 1933’de başlatılan ‘Amerikan malı al’ (Buy American) yasası ve kampanyasıdır. Bu yasa ve kampanya, Büyük Buhran’dan çıkış için sanayii canlandırmak amacıyla ABD’de üretilen yerli mallara talebi arttırmak üzere getirilmiştir. Benzer önlemler, Keynesyen politika önermeleri çerçevesinde İngiltere ve Avrupa’da da alınmıştır.

TEK’in ‘tasarruf ve yerli malı’ önerilerini, bazen yapıldığı gibi, Keynesyen öneriler olarak tanımlamak doğru değildir, çünkü o dönemin Türkiye’sinde sanayileşme aşaması çok farklıdır. ABD ve Avrupa’da var olan üretim kapasitesini talep yetersizliği nedeniyle kullanamayan bir sanayi var iken, Türkiye’de sanayi yeni ve baştan kurulmaktadır. Türkiye Ekonomi Kurumu’nun ‘tasarruf et, yerli malı kullan’ söylemi, sanayileşme çabası yanında ‘dış açığı ve dış borçlanmayı azalt’ düşüncesinin de ürünüdür. 1920’ler sonunda hem Büyük Buhran, hem de borçtan batmış Osmanlı örneği var iken, dış açıkların ve dış borçların ülkeyi çıkmazlara sürükleyeceği korkusu yoğundu.

Birkaç noktayı daha belirtmek isterim. Bugün ülkemizde yerli üretimi teşvik etmek için öneriler ve çabalar görmek önemlidir. Ancak, tasarrufu yükseltmeden ve borçlanarak yatırımı ve üretimi arttırma çabasının uzun soluklu ve kalıcı olması zordur. Üretken yatırımın iç tasarrufla artırılabilmesi sürdürülebilirlik bakımından gereklidir. Örneğin, yerli otomobil üretimi gibi bir girişimi iç tasarruf ile beslemeden uzun soluklu kılmak zordur. Sürekli açıklar veren yüksek borçlu ülkelerin düştüğü zor durum, yetersiz tasarrufun ortaya çıkardığı sorunlardan korkmak gerektiğini gösteriyor.

Tasarruf artarsa tüketim azalır, tüketim ve büyüme düşer’ söylemi, yatırım ve ihracatı talep unsurları olarak dikkate almıyor ve doğru değildir. Daha fazla tasarruf, genel olarak daha çok yatırım ve ihracat anlamına gelir. Asya’da Çin, Kore, Malezya, Singapur; Avrupa’da Almanya, Hollanda’da tasarruf oranları ve haliyle yatırım ve ihracat oranları oldukça yüksektir. Bu ülkelerde görece daha yüksek büyüme ve daha da önemlisi, daha fazla istikrar vardır. Tasarruf ve Yerli Malı Haftamız kutlu olsun.”

Daha sonra yapılan Panel’de Bilsay Kuruç, Serdar Şahinkaya, Erdinç Tokgöz ve Ercan Uygur hocalar görüşlerini açıklamış, değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Öğleden sonraki oturumda Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Vestel Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Ultav, Akıllandırma, Sürtüşmesizlik, Sürdürülebilirlik ve Teknolojik Bütünsellik” konusunda çok yararlı ve ufuk açıcı bir sunum yapmıştır. Ultav, ODTÜ Elektrik Mühendisliği, Bilgisayar ve Kontrol Opsiyonu Lisans ve Lisanüstü derecelerine ve Hollanda Philips International Institue Diploma derecesine sahiptir. Türkiye’de Bimsa ve İnfo firmalarında ve yurt dışında Dornier System GmbH’da teknik ve yönetim görevleri aldıktan sonra, NCR firmasında Genel Müdür Yardımcılığı ve Sun Microsistemler A.Ş.’de Genel Müdür olarak çalışmıştır.

Aynı dönemlerde Koç, Sabancı, Eczacıbaşı Gruplarına danışmanlık hizmetleri vermiş, 1995 yılından bu yana Vestel Elektronik A.Ş. yönetim takım çalışmalarının içinde yer almakta ve halen Stratejik Planlama ve Yatırımcı İlişkilerinden sorumlu İcra Kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. Birleşmiş Milletler UNDP kuruluşu için Vietnam’da danışmanlık yapmıştır. Türkiye Bilişim Vakfı ve Unix Kullanıcıları Derneği kurucu üyesi ve Microsoft’un Çözüm Geliştirme Disiplini konusunda sertifikalı danışmanıdır. Günümüzde TGV Yönetim Kurulu Başkanı ve VESTEL Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Ultav’ın fark yaratan sunumundan sonra ben dahil 5 öğretim üyesine Akademik Hizmet Plaketleri takdim edilmiştir. TEK’dan geçmişte Akademik Hizmet Plaketi alan öğretim üyeleri şunlardır: Tuncer Bulutay, (hocam)  Ercan Uygur, Şiir Erkök, Yılmaz M.Tuba Ongun, Asaf Savaş Akat, Aysıt Tansel, Nur Keyder, Hasan Ersel, Yılmaz Akyüz, Zeynel Dinler, Erol Manisalı, Ali Nejat Ölçen, Haluk Erlat, İlker Parasız, Vural Savaş, Yavuz Tekelioğlu, Cafer Tayyar Sadıklar, İzzettin Önder, Orhan Morgil, Atilla Karaosmanoğlu, Özdemir Akmut, İlhan Eronat, Selim İlkin, Yakup Kepenek, Erdoğan Alkin, Gürgan Çelebican, Bilsay Kuruç, Atilla Sönmez, Oktar Türel, Erdinç Tokgöz, Güngör Uras, Korkut Boratav, Fikret Görün, Erdoğan Soral, Necdet Serin, (hocam) Onur Kumbaracıbaşı, Cahit Talas, (hocam) Özhan Uluatam, Cem Alpar, Merih Celasun, Mehmet Şahin, Kenan Bulutoğlu, Uğur Korum, (hocam) Oktay Yenal, Süleyman Barda, Ahmet Kılıçbay, Vamık Toprak, Baran Tuncer, (hocam)  Sadun Aren, Sencer Divitçioğlu, Mükerrem Hiç, Hasan Olalı, Yüksel Ülken, Memduh Yaşa, Haluk Cillov, Orhan Dikmen, Osman Okyar, Orhan Türkay, (hocam)  Sevim Görgün, Gülten Kazgan, İsmail Türk, (hocam)  Feridun Ergin, Akif Erginay  ve Avni Zarakoğlu.

Bu yıl plaket alan hocalar; Celal Göle (Ankara SBF), Seyfettin Gürsel (Bahçeşehir), Sadık Rıdvan Karluk (Anadolu), Haluk Kasnakoğlu (ODTÜ) ve Muhteşem Kaynak’tır. (Gazi)

Adsız2

Plaket alan hocaların üniversiteleri arasında Ankara Üniversitesi 18 hoca ile ilk sırada gelmektedir. Bunların 14’ü Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesidir. İkinci sırada İstanbul (15), Üçüncü sarada ODTÜ (11), Dördüncü sırada Gazi (9), Beşinci sırada Hacettepe Üniversitesi (7) gelmektedir. İTÜ 3, Doğuş, Uludağ ve Dokuz Eylül’den 2 öğretim üyesi plaket almıştır. Geriye kalan 13 üniversiteden sadece birer öğretim üyesine plaket verilmiştir. UNCTAD, WB ve TCMB’dan da birer öğretim üyesi bulunmaktadır.

Türkiye Ekonomi Kurumu 1996 yılından bu yana kuruluş yıldönümü olan 12 Aralık tarihinde Türkiye ekonomisi ile ilgili yazılmış başarılı yüksek lisans ve doktora tezlerine de araştırma ödülleri vermektedir. Bu yıl Yüksek Lisans’ta Sinan Çınar, Ege Üniversitesi, “Turizm Sektörünün Ekonomik Büyümeye Etkisi: Türkiye Örneği” Medet Kanmaz, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, “The Effect of Financial News on Bist Stock Prices: A Machine Learning Approach” Duygu Kural, Hacettepe Üniversitesi, “An Analysis of the Optimal Design of Feed-in Tariff Policy for Photovoltaic Investments in Turkey” başlıklı tezleriyle ödül almışlardır.

Adsız3

Doktora’da  Anadolu Üniversitesi’nden  Yasin Arslantaş, London School of Economics and Political Science, “Confiscation by the Ruler: A Study of the Ottoman Practice of Müsadere, 1700s-1839″, Ümit Gaberli, Ege Üniversitesi, “Yapısal Değişim, Hizmetler Sektörü ve Ekonomik Büyüme”, Mustafa Anıl Taş, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi, “Essays on Macroeconomics”  konulu tezleri ile  sebebiyle ödüllendirilmişlerdir.

Türkiye Ekonomi Kurumu, Yüksek Lisans ve Doktora tezlerini ödüllendirerek Türk iktisat yazınına çok önemli destek vermiş ve katkıda bulunmuştur. TEK Başkanı Prof. Dr. Ercan Uygur’u ve TEK çalışanlarını kutlar, başarılı çalışmalarının devamını dilerim.