ABD Başkanı Trump’ın kabinesinde yer alan 15 bakandan 13’ü Senatoda onaylanırken Tarım ve Çalışma bakan adayları henüz onay alamadı

ABD’de 20 Ocak’ta Başkanlık görevini devralan Donald Trump‘ın kabinesinde yer alan 15 bakandan 13’ü Senatoda onaylanırken, Demokratların özellikle Adalet Bakanı Jeff Sessions, Eğitim Bakanı Betsy DeVos ve Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’a gösterdiği yoğun muhalefet kabinenin nihai oluşumunu geciktirdi.

Başkanlık koltuğuna 20 Ocak’ta oturan Trump’ın kabinesi, Senatoda bazı bakan adaylarıyla ilgili görüşme ve oylama süreçlerinin uzaması sebebiyle henüz tamamen netleşmedi.

ABD’de yeni bir başkanın kabinesini kurması, büyük ölçüde Senatodaki senatörlerin onayıyla gerçekleşiyor ve oylama süreçlerinin uzun sürmesi, kabinenin şekillenme süresini de uzatabiliyor.

Senato tarihinde bir ilk

Trump’ın kabinesinin oluşumundaki en ilginç anlardan biri, 7 Şubat’ta Eğitim Bakanı adayı DeVos’un Senato oylaması sırasında yaşandı.

DeVos, Senato tarihinde ilk kez bir Başkan Yardımcısının oyu ile yeter sayıya ulaştı ve bakan olmaya hak kazandı. DeVos, bu göreve kabulü için senatoda yapılan oylamada 50 ‘hayır’, 50 de ‘evet’ oyu aldı. Yasa gereği Senatodaki eşitlik durumunda oy hakkı bulunan Başkan Yardımcısı Pence, Senatoya gelerek evet oyu kullandı ve 51 oya ulaşan DeVos’a bakanlık yolunu açtı. Böylece ABD tarihinde ilk kez bir kabine görevlisi bir Başkan Yardımcısının oyu ile yeter sayıya ulaşmış oldu.

Devlet okullarına aktarılan fonların velilere verilmesi, bu yolla öğrencilerin özel ve dini okullara yönlendirilmesi gibi görüşleri savunan DeVos’un mal varlığı 5,1 milyar dolara ulaşıyor.

Sessions ve Tillerson da zorlandı

Adalet Bakanı Sessions da Demokrat senatörlerin uzun itiraz ve soruları karşısında zor anlar yaşadı. Senatoda adaylığıyla ilgili bazı oturumları ertelenen Sessions, göçmen karşıtı ve sivil haklar konusundaki “kötü” sicili sebebiyle kamuoyunda eleştiriliyordu. Sessions, 8 Şubat’ta 47’ye karşı 52 evet oyu ile bakan oldu.

Ancak Sessions ile ilgili asıl tartışmalar, Senatodaki ifadesinde “Rus yetkililerle görüşmediğini” söyleyen Adalet Bakanının, Rusya’nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak ile 2016’da 2 kez görüştüğünün ortaya çıkmasıyla yaşandı. Demokratların istifasını istediği, ancak Trump’ın bu konuda desteğini alan Sessions, Rusya ile ilgili soruşturmalardan el çekeceğini açıklayarak krizi şimdilik atlatmış görünüyor.

Mobil Exxon’un eski CEO’su Tillerson’ın Dışişleri Bakanlığına aday gösterilmesi, başkent Washington’da küçük çaplı bir depreme neden olurken, Beyaz Saray kulislerinde Tillerson’ın “Rusya ile yakınlığına” dikkat çekiliyordu.

Kabinenin en önemli bakanlığı olan Dışişleri Bakanlığı için siyaset ve diplomasi dünyası dışından bir ismi tercih eden Trump’ın, Tillerson’ın küresel ticaret ve iş birliği tecrübesine güvendiği yorumları yapıldı.

1 Şubat’taki oylamadan 56 evet oyu ile çıkan Tillerson, Senatodaki oturumlarda senatörlerin Rusya ile ilgili zorlu sorularına verdiği soğukkanlı cevaplarla dikkati çekti.

Ekonomi kurmayları zengin iş adamları

Goldman Sachs’ta 17 yıl çalışıp ortaklığa kadar yükseldikten sonra şirketten ayrılan Steven Mnuchin’in Hazine Bakanı olması, başkentte “bankaların en iyi arkadaşı Hazineyi yönetecek” yorumlarına neden oldu.

Mnuchin, ABD Senatosunda günler süren tartışmaların ardından 13 Şubat’taki oylamada 47 “hayır” oyuna karşı 53 “evet” oyuyla ülkenin yeni Hazine Bakanı olmaya hak kazandı.

Senato, Trump’ın Ticaret Bakanlığına seçtiği 79 yaşındaki milyarder iş adamı Wilbur Ross’u ise 27 Şubat’ta onayladı. Senato Genel Kurulunda 72 “evet” oyu alan Ross, Trump’ın 25 yıllık arkadaşı olarak biliniyor ve 2,9 milyar dolarlık bir serveti yönetiyor.

Kaynak: http://www.turkishny.com/local-news/6-local-news/236425-trumpin-kabinesinde-sona-dogru