28 Haziran’da Beyaz Saray ve Kremlin tarafından, Putin ve Trump’ın, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de 16 Temmuz’da bir araya geleceği açıklandı. Bu ilk görüşmeleri olmayacak tabii. Daha önce Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen G 20 Zirvesi’nde görüşmüşlerdi, daha sonra Vietnam’da düzenlenen Asya-Pasifik İşbirliği Zirvesi’nde de bir araya geldiler. Yani Helsinki Zirvesi, üçüncü görüşmeleri olacak.

Aşağıdaki çalışmamızın ereği, iki lider arasındaki söz konusu zirvenin amacı, beklentiler ve olası sonuçların değerlendirilmesi; bu vesile ile iki ülke arasındaki ilişkilerde yaşanan sorunların gözden geçirilmesi olacaktır.

Görüşmenin Zamanlaması

Daha doğrusu, iki lider niçin şimdi zirve yapıyorlar?

Son dönemde Trump’ın, ülkesinde yükselme eğilimi gösteren bir popülaritesi izlenmektedir. Popülerliğinde, özellikle elitler için şaşırtıcı bir artış görülmektedir.[1] Bir yıl öncesi yüzde 38,5 olan “kabul edilirliği (approval rate)”, şimdilerde 41,8’e çıkmıştır. Anılan artış daha çok, ABD ekonomisinin son yıllarda daha güçlü olduğu algısına dayanmakta olduğu gözlenmektedir.[2]

Trump bu popülerliği, “iyi geçinmek gerek” dediği Rusya ile ilişkilerinde atacağı adımlar için dayanacağı bir meşruiyet zemini olarak düşündüğü anlaşılmaktadır. Diğer yandan Trump için, Kuzey Kore lideri Kim Jong ile yaptığı Zirve de, kendisine güven duyulmasına yol açan bir “iş” olarak değerlendirilmektedir.

Batı ile tüm kavgasının sonucu olarak uygulanan izolasyonun Putin’i durduramadığını gören kamuoyu, Trump’ın “Rusya’yla kavgalı kalmayı ancak aptallar ister” deyişinden de etkilenmiş görülüyor.[3] Rusya’nın Başkanlık seçimlerinde kendisine yardım ettiği iddialarının kanıtlanamaması, Trump’ı, komploların hedefi olan ancak aklanan adam durumuna getirmiş görünüyor. Böyle bir ortamda Putin ile zirve yapmasını, Trump açısından en uygun zaman olarak değerlendirebiliriz.

Zamanlama konusunda eklenecek son bir konu da, iki lider arasındaki görüşmenin, 11-12 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesinin hemen sonrası gerçekleşecek olmasıdır. Böylece, NATO Zirvesi’nde, Rusya’ya mesaj niteliğinde sağlanacak olan olumlu ve birleşik bir ses, 16 Temmuz Zirvesi’ne de yansıyacak ve Trump’ın elini güçlendirebilecektir.[4]

Zirvede Görüşülebilecek Konular

Büyük çaplı, çok katılımlı organizasyonlardan farklı olarak, bu buluşmadan çıkacak sonuçlar her iki lider için son derece bağlayıcı olacaktır. Uluslararası gözlemcilerce Helsinki Zirvesi’nden somut bir gelişme beklenmemektedir. Bu bağlamda, Trump’ın Helsinki’de Putin’le yapacağı görüşme, ABD’de Demokratlar tarafından eleştirilirken, Rus Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova da “görüşme konusunda fazla heyecanlanılmamasını ve bir dönüm noktası beklentisine girilmemesini” tavsiye etmişti.[5]

Görüşme konusunda Moskova’dan yapılan açıklamada, iki liderin görüşmesinde, Moskova-Washington arasındaki ilişkilerin yanı sıra, uluslararası konuların da ele alınacağı ifade edildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yapılacak görüşmelerin Suriye, Ukrayna ve uluslararası terörizm konularına odaklanacağını söyledi.[6] Aslında konular yönünden, Washington ve Moskova liderleri arasındaki zirveye ilişkin ciddi beklentiler bulunmaktadır. Ancak hangi konuların masaya konabileceği bilinmezliğini koruyor. Söz konusu görüşme, dünya sorunlarına ilişkin her konuda tarafların anlaşabilmesi oldukça zordur. Ancak, iki ülkenin ikili ilişkilerinin gelişmesi açısından bir zemin olabileceği düşünülebilir.

G 20 toplantısı için bulundukları Hamburg’da geçen yıl 7 Temmuz’da iki liderin yaptığı görüşmede Donald Trump ve Vladimir Putin, Suriye’de ateşkes sağlanmasının, Ukrayna’nın doğusunda süren çatışmaların sona erdirilmesinin yanı sıra, siber güvenlik tehditleriyle mücadele etmek konularında birlikte çalışma kararı almışlardı.[7] Önemli bir ilerleme kaydedilemeyen bu konularda, Helsinki Zirvesi’nde daha da ileri adımlar atmaları olası durmaktadır.

Trump, Moskova ile iyi geçinme taraftarı; Moskova ise, ABD’nin dünyanın tek hâkimi olmaması gerektiğini sık sık dile getirmektedir. “Amerika’yı yeniden büyük Amerika yapmak” sloganıyla iktidara gelen Trump, her ne kadar ABD’nin kendi içine kapanması gerektiğini savunuyor olsa da, ABD’nin “tek hâkim” olmaması fikrine herhalde yakın olmaması doğaldır.

Rusya ABD’den kendisine yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılmasını talep edebilir. Aslında Trump’ın yaptırımların kaldırılmasından yana bir tutumu olduğu, ama bunu Kongre’ye kabul ettiremediği bilinmeyen bir gerçek değildir.[8]

Keza Trump, Rusya’nın G7’ye dönmesini savunan bir lider. Trump’ın Kim Jong ile yaptığı görüşme, NATO’nun Kuzey Kore bahanesiyle genişlemesini de engelleyici bir özellik taşımaktadır. Bunun üstüne Trump’ın da NATO’dan hiç hazzetmemesi, Zirve’de ortak noktaları çok olan iki lider görmemize yol açacağına dönük beklentimizi güçlendirmektedir.

Tüm bu argümanların yanında Trump’ın, “Rusya ile iyi ilişkiler içinde olma” arzusunun gerçekleşmesinin de çok beklenen bir sonuç olarak görülmediğini söylememiz gerekir. Soğuk Savaş’ın sonlanmasından sonra görev yapan tüm Birleşik Devletler ve Rusya Başkanları, ikili işbirliğini ve kişisel ilişkilerini geliştirme yönünde istekliydiler. Ancak bu konudaki her girişim, Amerika-Rusya ilişkilerini daha kötü bir şekle sokarak, düş kırıklığı ile sonlanmıştır.[9]

Bu arada Amerikalı yetkilileri düşündüren önemli bir konu da, Trump’ın “ne yapacağı bilinmeyen” biri olması. Danışmanlarının asla gündeme gelmesini istemedikleri bir konuyu Zirve’de Putin’in önüne sermesi, az da olsa bir olasılık olarak durmaktadır. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’ın gönderdiği yazıda da belirtildiği gibi, böylesi bir olasılık en çok Avrupalı müttefiklerini endişelendirmektedir.[10]

Rusya’nın Suriye’den Çekilmesi

İki gün önce Amerikan CNN televizyonu, 16 Temmuz’da Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yapılması beklenen Putin-Trump Zirvesi’nde, ABD Başkanı’nın, Rusya Devlet Başkanı’na Rusya’nın Suriye’den tamamen çekilmesine olanak tanıyacak bir öneri sunacağı iddiasını ortaya attı.

Daha önce Rusya, Suriye’deki askeri varlığını “hemen” azaltma gibi bir plânı olmadığını söylemişti.[11] Bu defa 27 Haziran’da da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye’den binden fazla asker ile 13 savaş uçağı çektiklerini açıkladı.[12]

Kremlin iddiayı yalanlasa da, şimdiden, somut sonuç çıkmayacağı tahminleri yapılan Zirve’den, bu yönde bir beklenti oluştu doğal olarak. Rusya, ABD’nin, içeriğini henüz bilmediğimiz teklifine evet deyip, askeri varlığını Suriye’de sonlandırır mı? Bunun tahminini bugünden yapmak oldukça zor.

Şurası bir gerçek ki, Putin’in çekilme şartı, “Suriye’nin kendi başına sorunu çözecek” duruma gelmesi olacaktır. Bilindiği gibi, Rusya krize askeri anlamda dâhil olana kadar, Suriye ordusunun yıllarca büyük bir direniş göstermiştir. Ancak çok zorlandığı bir anda Rusya’nın yardımı ile, Suriye’nin durumu lehine çevirmişti.  Fakat Suriye “savaşta hâkimiyeti ele geçirse” bile, bu kez önünde aşılmaz bir “siyasi” duvar olacaktır. Bu da, ABD ile müttefiklerinin Suriye ve ona yakın bölgedeki varlığıdır. Bu askeri varlığın bugünkü karşılığı 20 üs ve 2 bini bulan askerdir.[13] Ayrıca Rusya’nın, askeri anlamda çekildikten sonra ABD karşısında kazandığı bölgesel egemenlik avantajından vazgeçmesi, çok önemli “karşı kazanımlar” gerektireceği de bir diğer gerçektir.

Bilindiği gibi Rusya, uluslararası alanda, Ukrayna sorunu nedeniyle bir hayli sıkıntılı bir durumdadır. Ukrayna kaynaklı ABD-AB yaptırımlarının kaldırılması, Trump’ın, Moskova’nın Suriye’den askerini çekmesi konusunda isteyebileceği bir taviz olabilir gibi durmaktadır.

Konuyla ilgili bir diğer argüman, Rusya’nın, Ukrayna Krizi’nin yarattığı aleyhteki ortamın kaybettireceklerinden daha fazlasını, Suriye’deki emperyal güçlerin istekleri doğrultusunda bir adım atması halinde yitirebileceği şeklindedir. Şimdi ki gibi, ABD etkisinin azaldığı, manevra alanının daraldığı bir durumda, Rusya’nın Suriye’den, ABD isteği doğrultusunda asker çekmesi, bunca kazanımın heba olması anlamına geleceği de açık bir gerçektir. Tartus’da askeri güç bulunduran, Hmeymim askeri üssünde kalıcı olduğunu duyuran Rusya’nın bunları yapmaktaki amacını ortadan kaldıran bir gelişme de yaşanmamıştır. Rusya’nın, sadece Ukrayna sorunu nedeniyle uğradığı yaptırımlar, gerçekten Suriye’de taviz vermesine yol açabilir mi, bu konu da çok net değil.[14]

Sonuç Yerine

16 Temmuz’da Helsinki’de gerçekleştirilecek iki lider arasındaki zirvenin, K.Kore lideri Kim ile yapılan ve Trump’ın, G.Kore ile birlikte yaptıkları askeri tatbikatlara ara vermesi tavizini içeren görüşmeye göre, daha fazla risk içeren niteliği bulunmaktadır. Bu bağlamda Trump cephesinde, güvenlik uzmanları ve Kongre düzleminde oldukça ciddi dirençler mevcuttur.

Diğer yandan Trump’ın, K.Kore görüşmesindeki kazanımlarının getirdiği “moral”, Suriye’deki, Rusya’ya göre “daha az etkin mevcudiyeti” konumu mevcuttur. Putin cephesinde ise, İran, Suriye rejimi desteğini ve sayıları artan üsleri ile Suriye’deki durumu, Ukrayna ve Kırım konularındaki kırılganlığını içeren pozisyonu söz konusudur.

Trump’ın görüşmedeki hedeflerinden en önemlisi, Rusya’nın Suriye’deki giderek artan mevcudiyetini azaltma ve böylece bu ülkedeki iki tarafın varlığında bir denge sağlamak konusunda Putin’i ikna etmek olacaktır. Bu isteğinde elindeki en önemli koz da, Ukrayna ve bu konuyla ilgili olarak Rusya’ya uygulanan yaptırımlardır.

Bu tür görüşmelerde bir günde sonuç almak tabii ki mümkün değildir. Ancak bu zirvenin temel önemi, iki tarafın da tansiyonu düşürme ve uzlaşma konusunda iradelerini ortaya koymalarına fırsat vermesidir. Zirvenin en azından, iki ülke liderlerinin uzun zamandır sergiledikleri “yapıcı” yaklaşımın da bir sonucu olarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin “ikinci soğuk savaş” sürecine evrilmesini önleyecek işleve sahip olduğunu söyleyebiliriz.

 

[1] Cheryl K. Chumley,” Trump’s rising popularity only confounding to elites”, The Washington Times, 29.03.2018, https://www.washingtontimes.com/news/2018/mar/29/donald-trumps-rising-popularity-only-confounding-l/ (4.07.2018)

[2] David A. Graham, “What’s Behind Trump’s Rising Popularity?”,The Atlantic, 14.02.2018, https://www.theatlantic.com/politics/archive/2018/02/trump-bounceback/553337/ (4.07.2018); Patrick Scott ve Ashley Kirk, “How popular is Donald Trump? Latest polls, approval ratings and impeachment odds”,The Telegraph, 25.06.2018, https://www.telegraph.co.uk/news/0/donald-trump-latest-approval-rating-impeachment-odds/ (25.06.2018)

[3] Neil MacFarquhar, “The Fight With the West Is Isolating Russia. But That Isn’t Stopping Putin”,NYT,17.04.2018, https://www.nytimes.com/2018/04/17/world/europe/russia-putin-sanctions-economy.html (3.07.2018)

[4] Steven Pifer, “The Trump-Putin summit could do some good if…”, Brookings, 2.07.2018, https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2018/07/02/the-trump-putin-summit-could-do-some-good-if/ (6.07.2018)

[5] “Putin: Nearly 30 Aircraft, 1,140 Troops Withdrawn from Syria Over Past Day”, Sputnic, 28.06.2018,

https://sputniknews.com/military/201806281065853193-putin-syria-troops-aircraft/(6.07.2018)

[6] David Wemer, “The Trump-Putin Summit”, Atlantic Council, 27.06.2018, http://www.atlanticcouncil.org/blogs/new-atlanticist/the-trump-putin-summit (2.07.2018)

[7]Paul Roderick Gregory ,”What Really Happened At The Trump-Putin Meeting In Hamburg, Germany”, Forbes, 7.07.2017, https://www.forbes.com/sites/paulroderickgregory/2017/07/07/what-really-happened-at-the-trump-putin-meeting-in-hamburg-germany/#51138c64428f (4.07.2018)

[8] Wemer, agm.

[9] Eugene Rumer, Dmitri Trenin ve Andrew S. Weiss, “Can the Trump-Putin Summit Restore Guardrails to the U.S.-Russian Relationship?”, Carnegie, 2.07.2018, https://carnegieendowment.org/2018/07/02/can-trump-putin-summit-restore-guardrails-to-u.s.-russian-relationship-pub-76726 (6.07.2018)

[10] Jennifer Rubin, “The Trump-Putin summit should set off alarm bells”, The Washington Post, 28.06.2017, https://www.washingtonpost.com/blogs/right-turn/wp/2018/06/28/the-trump-putin-summit-should-set-off-alarm-bells/?utm_term=.329f4e790e4c (3.07.2018)

[11] “Russia has no immediate plans to withdraw troops from Syria: Putin”, China Daily, 7.06.2018, http://www.chinadaily.com.cn/a/201806/07/WS5b194d3ba31001b82571ec1d.html (6.07.2018)

[12] “Putin says Russia has withdrawn 1,140 military personnel and 13 warplanes from Syria”,Reuters, 28.06.2018, https://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-syria-russia/putin-says-russia-has-withdrawn-1140-military-personnel-and-13-warplanes-from-syria-idUSKBN1JO1ED (6.07.2018)

[13] Barış Doster, “Suriye’de görünmeyen dünya savaşı”, Odatv.com.,29.03.2018, https://odatv.com/suriyede-gorunmeyen-dunya-savasi-29031811.html (5.07.2018)

[14] Mustafa K.Erdemol, “Rusya Suriye’den çekilir mi?”, Birgün, 30.06.2017, https://www.birgun.net/haber-detay/rusya-suriye-den-cekilir-mi-221388.html (3.07.2018)